-7-

51 16 0
                                        

"Hey, hazır mısın?" Luasya'nın sesiyle elimdeki çimlere oynamayı bıraktım.

"Ne için?" Ne zaman bir şey yapmaya gitsek hevesli olurdu. Ancak bu sefer öyle gülümsemiyordu.

"Uçmayı öğretecektim." Demek bu yüzden böyle isteksizdi. Konu Cana'ydı...

"Gereke kalmadı." Bu sözümle rahatlayacağını düşündüm. Ne de olsa artık uğraşmasına gerek yoktu.

"Anlamadım?"

"Biz aramızda hallettik. Artık nasıl uçacağımı biliyorum." Kaşlarını kaldırıp alayla güldü. Biraz sinirlenmiş gibiydi. Tekrar önüme dönüp birkaç parça çim daha kopardım. Bu sırada yanıma oturduğunu farkettim.

"Seni önemsiyorum. Tamam Cana hakkında sana sinirliyim ama yine seni düşünüyorum. Sana zarar verebilir. Belkide onu bırakmalısın." Ne zaman vazgeçecekti? Ben onu seçmiştim ve bundan hiçte pişman değildim.

"Onu bırakmak gibi bir niyetim yok. Ayrıca bir ejderha nasıl bırakılır ki?" Bunu daha önce duymamıştım.

"Ona söylediğin sır var ya..." Başımı sallayıp devam etmesini bekledim. "Onu başkasına da söylersen seni terkeder. Çünkü bu sır aranızdaki güveni oluşturuyor." Ona söylediğim sır aklıma geldi.

Luasya'yı seviyorum...

O am başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Eğer bu sırrı başka kimseye söyleyemeyeceksem Luasya da bilmeyecekti. Hiçbir zaman onu sevdiğimden haberi olmayacaktı.

"Hey, iyi misin?" Elini gözümün önünde sallamaya başlayınca daldığımı farkettim. Ne hareket edebiliyor nede konuşabiliyordum. Zorla kafamı sallamakla yetindim.

"Ama yinede onu bırakmayacağım... asla."

***

Efendinin emriyle terkara sarayda toplanmıştık. Büyük ihtimalle Faaro'nun gelişi hakkında konuşmak istiyordu.

"Geçen gün olanları hepiniz biliyorsunuz... ne kadar zarar verdiğini, ne kadar rehine aldığını." Rehine mi? Bundan haberim yoktu. "Neden buraya geldiğini hiçbirimiz bilmiyoruz. Tek bildiğimiz hangi amaçla olursa olsun bize tekrar zarar vermek istediği." Konuşurken bana bakıyordu. Sadece bakıyordu. Ne bir ifade veriyor nede gözlerini başka yere çeviriyordu.

"Sizden istediğim dikkatli olmanız. Tekrar o anıları yaşamak bizim için daha büyük bir kayıp demek." Asıl sözü banaydı. Daha çok çalışıp güçlerimi geliştirmemi istiyordu.

Bu şehrin kurtarıcısı ancak ben olabilirdim. Ölüm olayları yüzünden tek başıma kalmıştım. Savaşabilecek gücü olan sadece bendim burada. Elimj kalbime koyup hafifçe fısıldadım.

İntikamımı alacağım...

Bir yandan kalbim geçmişi hatırlamamla hızlanmıştı. Faaro'yu ilk gördüğüm zaman...

Karanlık SonsuzHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin