Vildan'dan;
Aceleci adımlarla mutfaktan çıkarken, elimdeki suları dökmemek için ekstra çaba sarf ediyordum. Mutfaktan çıkıp yan yana sıralanmış daire masaların arasından geçerken, hem insanlara çarpmamaya hem de elimdeki suyu dökmemeye çalışıyordum. Kolay değildi..
Kızlarla her birimiz ayrı bir göreve geçmiştik. Bana düşen görev ise... ortaya karışık! Yani kısacası, her şeye yetişmeye çalışıyordum. Ah Vildan, ah... Ayaklarım su toplayacak, hissedebiliyorum...
Derin bir nefes alıp, yüzümde ki yorgunluğu bir tebessüm ile bastırdım. Ne kadar yorulsam da somurtkan biri olmak bana göre değildi. Özellikle de bir düğünde, asla! Teyzelerden oluşan ekibin sularını tek tek ikram ettiğimde, hafifçe başımı eğip arkamı dönüyordum ki bana seslenen Semra Teyze ile adımlarım o yöne dönmüştü.
"Vildan, kızım... bir dakika bakar mısın?"
Semra Teyze'nin sesi nazikti, ama içinde bir şeyler sanki konuşmak için fırsat kollamış gibiydi. Gülümseyerek ona döndüm, yorgunluğumu saklamaya çalışarak başımı hafifçe eğdim.
"Tabii Semra Teyze, buyur."
Bana dikkatlice baktı, baştan aşağı süzer gibi ama sevgiyle...
Yüzünde yumuşak, ama anlamlı bir ifade vardı.
"Ne güzel olmuşsun yine kızım. İnsan seni böyle görünce içi ferahlıyor vallahi."
Sonra gülümseyerek ekledi:
"Ben hep söylerim, senin içinde başka bir ışık var."
Gerçekten de tanıştığımız günden beri sürekli bunu söylüyordu. Bunu şuan tekrardan dile getirmesi içimi hem ısıttı hem de biraz utandırdı.
Yanaklarım hafifçe kızardı.
"Çok teşekkür ederim Semra Teyze..." dediğim de duraksamıştım. Nereden çıktı bu heyecan...
Bir anlık sessizlik oldu. Ardından, sesi biraz daha alçalarak sordu:
"Şey... Rüveyda'yı gördün mü bu gece? Pek ortalarda yok gibi..."
Rüveyda...
İçimden bir ürperti geçti. O an refleksle kolumdaki saate baktım.
23.47.
Gece yarısına az kalmıştı. Düğün bitmek üzereydi ve Rüveyda çoktan gelmiş olmalıydı.
Ama yoktu.
Kalbim hafifçe sıkıştı. Onu en son sahne de görmüştüm sonrası ise yoktu.
Bir şey belli etmeksizin başımı salladım.
"Kızların yanındadır Semra teyze. Herkes bir yerlere koşuşturuyor, O da birşeylere dalmıştır. " dedim, sesimi olabildiğince sakin tutarak.
Semra Teyze başını yavaşça salladı, gözlerinde minik bir rahatlama belirdi.
"İyi, iyi... Elimde değil olanlardan sonra istemsizce endişeleniyorum..."
Ona anlayışla gülümsediğim de onunda yüzüne yeniden o tanıdık gülümseme yerleşti. Ben de ona eşlik ettim ama içimde ince bir huzursuzluk kıpırdanıyordu. Rüveyda neredeydi?
Kalabalığın arasında kendimi toparlayarak ilerledim. Aceleciydim, evet, ama bu telaşı belli etmek istemiyordum. Rüveyda tüm gün tuhaf davranmıştı, iyi değildi biliyordum. Hâlâ geçen sefer olan olayı atlatamamışkrn tekrardan ortadan kaybolması istemsizce endişemi arttırıyordu. Yüzümde hâlâ yarım bir tebessüm, ellerim boş, gözlerim kalabalığı tarıyordu. Düğün telaşı arasında kızları bulmak zor olmadı. Nikâh masasının hemen yanındaki süslemelerin arkasında toplanmışlardı; kimisi telefonla oynuyor, kimisi Erva ile uğraşıyordu. Sessizce yanlarına yaklaştım, omuzlarının gerisinden seslendim:
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Nasip/Texting
Random@dargınprenses:Çarpraz sorguya mı çekiliyorum? @sevimliteyze2343: Çarpraz değil ama isteme sorgusu sayabilirsin canım @dargınprenses: nE? @sevimliteyze2343: Oy kıyamam heyecanlandın mı sen? @dargınprenses: Noluyooo @sevimliteyze2343: Şu oluyor: ALLA...
