40- Çiğ Köfte

71 3 8
                                        

Selamün aleykümmmm biz geldikkk

Aslında daha erken gelecektik ama nasip...

Şimdi normalde bölüm sonunda konuşurum sjsjs ama bu defa bölüm başından bir uyarı da bulunmak istedim.

⚠️Ciddi derecede şok olacağınız bir bölüm okuyacaksınız (!)

KSKSJSJSJS

Yani ben öyle umuyorum. Eğer şaşırırsanıx belirtin mutlaka sjsjsj yorum yorum yorummmke

Neyse hadi bölüme geçin bakalım. İlk Şok kelime;

°

°

°




5 yıl sonra;

"Şühedaaaaaa geçmiyor çok acıyor" diye karnımı tutarak bağırdığım da içimden biricik (!) yengeme saydırıyordum.

"Sakin ol Rüveyda. Allah aşkına hangi akla mantığa dayanıp gecenin üçünde çiğ köfte yedin ki sen?"

Elinde hazırladığı değişik karışımı bana uzattığın da midemi bulandırdım. Zaten doluydu midem.

"Hepsi o dayım olacak ayı yüzünden. Mübarek senin karının canı çiğ köfte çektiyse gece gece bana niye yediriyorsun ya? O yengeme de aşk olsun. Hiç acımadı ya. Zorla yedirdi bana."

"Kocama laf atma Rüveyda! Benim burada olduğumu unutuyorsun galiba?" Karşı koltukta oturmuş meyve suyunu içen yengeme ters ters bakıp konuştum: "Unutmuyorum!" Diye bağırdığım da midem hâlâ inanılmaz derece de yanıyordu. "Sus sen. Hamilesin diye bişey diyemiyorum bari bırak dayım olacak Ömer'e saydırayım."

"Ama benim bebeğim, babası hakkında böyle şeyler duymak istemiyor ki" diye bilerek sesini masumlaştırarak konuştuğunda Şüheda'ya dönüp"Şüheda al beni buradan yoksa ağzımı tutanayacağım." Dedim.

"Ama Rüveyda köftenin tadı çok güzel değil miydi? Yine olsa yine yerim galiba" dediğinde gülmeye başlamıştı. Şüheda da kendini tutamamış olacak ki o da gülmeye başlamıştı. Sinirle gözlerimi devirdiğim de kaçıncısı olduğunu sayamadığım suyumu içtim.

"Kusura bakma tutamadım kendimi" diyen Şüheda'ya da göz devirmeden edemedim.

"Madem köfteyi bu kadar sevdiniz yenge hanımcım. Birazdan öğrenciler gelecek, derslerine bu hâlde giremem. Midemin (!) acısından duramıyorum da. Yerime dersi devralırsınız dige düşünüyorum?"

"Rüveyda ben yapamam ki" diyen yengeme hafifçe gülümsedim. "Yaparsın gülüm. Sen koskoca Ömer Han'ın karısı Vildan sultansın. Senin yapamayacağın birşey var mı? Gecenin üçünde görümcesini uyandırtıp, kendi evine çağırtıp, köfte yaptırtan sonra da israf olur diye ağlayıp kalan köftenin hepsini köfte sevmeyen görümcesine yedirten bir sultan (!) öğrencilere de ders verebilir herhalde demi?"

"Aman yüzüme vur sürekli tamam mı? Allah'tan bir köfte yedin. Sabahtan beri susmadın be. Hamile olan benim, naz yapan sen aaaa. Ayrıca bana yenge deme ya. Bir buçuk yıl geçti hâlâ alışamıyorum"

Tam o sırada kapı hafifçe aralandı. İçeri, minicik adımlarıyla bir öğrenci kafasını uzattı:

“Öğretmenimmm, ders başlayacak mı?”

Ben hâlâ karnımı tutuyordum. “Başlayacak gülüm… ama önce şu midemle bir anlaşma yapmam lazım.”

Şüheda hemen araya girdi: “Hadi sen sınıfa geç, birazdan geliyoruz.” Çocuğu nazikçe geri gönderdi.

Nasip/TextingHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin