Adsız Bölüm 16

128 10 0
                                        

Şahin ile öfke içinde bakıştık.Aysun ise Şahin'nin tişörtünde gördüğü mikroskobik tozları temizlerken ben hala öfkeyle soluk alıp veriyordum. Hiç konuşmadan arabaya bindik ben dimdik durmuş dışarıyı izliyordum arkadan;

"Diğer evi gezecek miyiz?" diye soru gelince

Şahin bana yine öfkeyle bakıp "Hayır gerek yok" dedi. Birkaç saniye sonra arabayı emlak ofisinin önünde durdurup Aysun hanımla beraber indiler. Emlak ofisine kadar yürürken Aysun arabayı göstererek konuşuyor Şahin'de kafa sallıyordu. Düşünceleri umurumda bile değildi.

Beni umursamadan karar vermeleri yüzünden deliye dönmüştüm. Yanak yanağa öpüşerek ayrılıp arabaya doğru yürüyen Şahin arabaya binip emniyet kemerini takıp gaza bastı. Uçuşa geçen arabayla sahilde durduğunda ön cama yapışacaktım. Emniyet kemerini çıkartıp bana döndü.

"Derdin ne senin ha! "

" Senin havan kime peki bana bak Şahin Efendi ben konuşabiliyor ve karar verebiliyorum. Beni paranla ezemezsin aptal kadınların önünde aşağılayamazsın, ben yokmuşum gibi davranamazsın. Bana sorma gereği bile duymadan ev tutuyorsun ben böyle bir şey istemiyorum kendime ev bulabilirim" soluk soluğa kalmıştım.

Ben konuşurken gözlerini sürekli kırpıştırıyordu yüzü öfkeden morarmıştı ama birden kahkaha attı.

"Demek bizim suskun gelin kıskanmış beni"

" Ah sen bu konuşmadan bunu mu anladın senin neyini kıskanayım sana ancak acırım parana koşan kadınlar var diye kendini bir şey sanıyorsun ama sineklerde şekere koşuyor"

" Unutma ki sende parama koştun güzelim, daha dün para için nikâh kıydın sen "

" Bana sakın öyle sosyetik cümleler kurma parayı ben kadar sende seviyorsun Mete yoksa dede mirasın için benimle evlenmeye çalışmazdın"

" Ben hakkım olan şey için çabalıyorum o miras benim hakkım, yani sen gibi ruhumu satmıyorum"

Elimin nasıl kalkıp yüzüne tokat attığını hatırlamıyorum, yüz kasları gözümün önünde sallanınca ve elimde keskin bir acı hissedince fark etmiştim. Aynı anda iki kolumu da mengene gibi sıkarak göğsüne yasladı artık burun burunaydık.

" Sen buna nasıl cesaret edersin ha sen kimsin? " nefesi yüzümü yalıyordu korkmaya başlamıştım. Sağ tarafında parmak izlerim oldukça belirgindi korkuyla yutkunup alt dudağımı dişledim. Pişman olmuştum normalde kolay öfkelenen biri değildim. Bakışları uzun bir süre gözerime kilitli kaldı sonra kollarımı geriye doğru savurdu koltuğun ucuna kadar gitmiştim.

  Direksiyona birkaç defa yumruk atıp öfkeyle bağırırken ben korkuyla hıçkırdım ağlamamak için direnirken kaçan hıçkırıkla beraber gözlerimden yaşlar boşalmaya başladı. Yumruklamayı bırakıp bana baktı.

 "Bu da ne şimdi,tokatı ben yedim ama sen ağlıyorsun"

Gözyaşlarından dolayı bulanık görünüşüne baktım yanağı hala kırmızıydı iç çektim tekrar yanaklarımdan aşlar yuvarlanmaya başlamıştı beni kollarımdan çekince korkuyla koltuğa büzüldüm. Bu kez şefkat doluydu, göğsüne çekip bana sarıldı. Başıma koyduğu koca eliyle göğsüne bastırdı beni " Bak lütfen ağlama evet haklısın, kusura bakma lütfen sende bende çok gerildik of lütfen ağlama bak ben ağlanmasına dayanamıyorum tamam mı? Yüzüme bak" kafamı yine ellerinde tutup göğsünden çekip bana baktı parmaklarıyla şefkatle yaşlarımı sildi. Birden parmakları durdu bende ise zaman bakışlarımız kenetlendi ben gözlerimi kırpıştırarak dudaklarına bakarken bana doğru eğildi. Tam öpüşecekken arabanın önünde patlayan flash hoplayıp birbirimizden ayrıldık.





AŞK ACITIRBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin