Kızarmış yanaklarıyla bana bakıp başını eğdi uzun kirpikleri yanağına değiyordu nerdeyse "Bende Sima "dedi.
Gülümseyerek "çok memnun oldum" derken herkes bizi izliyordu.
Yüzünü bana doğru kaldırıp gülümsedi "Bize mi geldin ne güzel benim hiç arkadaşım yok belki....." deyip etrafa bakıp sustu.
Elimi uzatıp "Biliyor musun benim de hiç arkadaşım yok ve sana çok ihtiyacım var bana yardım eder misin?" dedim.
Kahkaha atıp elimi tuttu. "Hadi gel ben senin yanından hiç ayrılmayacağım" dedi. Merdivenleri beraber çıkarken bize atılan garip bakışların anlamını çözememiştim.
Eve adım atar atmaz büyüklüğü ve ihtişamı beni korkuttu kocaman ihtişamlı avize her an kafama düşecekmiş gibi görünmüştü gözüme Sima elimden tutarak çekmeye devam ediyordu.
Beraber girdiğimiz odanın her yanı antika doluydu. Kocaman vazolar heykeller vardı evden çok müzeyi andırıyordu. Yüksek başlıkları olan devasa koltuklar vardı. Rönesans döneminde kadınların uzanıp poz verdiği koltuklara benziyordu. Çocuksu bir neşeyle koşup koltuğa zıplayan sima "hadi otur" dedi.
Etrafa hala hayretle bakıyordum. Arkadan yanaşan dede bana "hadi kızım otur" dedi.
Koltuğun köşesine oturdum. Sima hala elimi tutuyordu. Sonra bir manevra yaparak kucağıma oturdu. Elleri ile yüzüme dokunuyordu.
"Çok güzelsin çok, gözlerin ve kokun harika Asya. Ah bende büyüyünce senin gibi kokmak istiyorum"
"Sende çok güzelsin tıpkı melek gibisin, saçların da harika bayıldım" çocuk sesi yapıp onu taklit edince ağzını iki eliyle kapatıp kahkaha attı. Bende onunla beraber gülüp kafamı kaldırdım. Girişte esmer uzun boylu bir kadın tekerlekli sandalyede yaşlı bir kadınla beraber durmuş hayretle bizi izliyorlardı. Simayı kollarımla sarıp kucağımdan kaldırıp ayağa kalktım.
Uzun boylu esmer kadın yanımıza gelerek sertçe Simayı kucağımdan alırken ikimizde şaşkındık. Simayı yere indirip bana nefretle baktı.
"Çocuğa şirinlik yapıp burada kalmayı düşünüyorsan aklından çıkart biz böyle şeylere pabuç bırakmıyoruz " diye tısladı. Arkadan gelen dedenin sesiyle başını öne eğip geri çekildiğinde ağlamak üzereydim.
" Esma saçmalayıp beni sinirlendirme, mutfağa gidip sofrayı kurmalarını söyle açlıktan ölüyoruz "dedi.
Ayaklarını sertçe yere vurarak uzaklaşırken Simanın elini de sımsıkı kavramış kendisiyle beraber çekiştiriyordu.
Başım önümde ayakta durmaya devam ettim. Tekerlek sesi iyice yaklaşınca başımı kaldrıdım. Nur yüzlü kadın iyice yaklaşıp bana elini uzattı. Eğilip elini öptüm. Beni iyice incelerken gülümsemesi beni az da olsa rahatlatmıştı.
"Demek torunumla nikâhlanan küçük hanım bu harika o oyuncak bebekten kat kat iyi bu haber ne zaman görsem burnu kucağına düşecek diye korkuyordum o cadının" derken ağzımdan kaçan kahkahayı öksürüğe çevirmeye çalışırken eli ile havaya daire çizdi.
"Gül kızım gül ama başına neler açtığını bilmiyorsun" dedi. Hemen susup tekrar başımı eğdim.
İçeriye yeni birisi girmişti kafamı kaldırıp baktım. "sofra hazır efendim"diyen oldukça genç bir hizmetliydi.
Dede ayağa kalkıp tekerlekli sandalyeyi iterken " hadi hanım açlıktan ölüyorum yemeğimizi yiyip sonra konuşalım" dedi.
Ben onların arkasına takılıp yürürken karnımın guruldadığını yeni fark etmiştim. Sofraya yaklaşınca dedede bana masada yer gösterdi. Masanın iki ucuna kendi ve eşi oturunca beni de hemen yanına oturttu. Eşinin yanına Şahin'in babası denk gelmişti yanıma ise beni azarlayan Esma isimli kadın karşım hala boştu kimin geleceğinin farkındaydım. İçimde heyecan gittikçe büyürken beklediğim kişi gelip sandalyeyi çekiverdi ve tam karşıma oturdu.
Hala nefret ve öfke dolu bakışı ile bana baktı. Sinirle iç çekip peçetesini açıp dizlerine koydu. O sırada yapılan çorba servisinden dolayı kimse konuşmuyordu. Kendimi diken üstünde hissediyordum. Nefes aldıkça boğazımda dikenler varmış gibi batıyordu.
Sima olanca hızıyla içeri girip "Abişim gelmiş "diyerek koşup Şahin'in boynuna çıktı. Şahin kahkaha atarak onu kucaklayıp dizlerine oturtunca onları hayranlıkla izlemeye başladım.
Harika bir gülüşü vardı, inci gibi düzgün ve reklamlarda oynayacak kadar beyaz dişleri dolgun dudaklarının arasından gözükürken, gözleri sevecenlikle kucağında oturan tatlı arkadaşıma bakıyordu.
xQ,
