Düşünceli odun

7.7K 286 2
                                        

Ne yani bütün gün uyudum mu ben? Bu olamaz...

"Sonunda uyanabildin" diye mırıldandı Rüzgar.

"Noldu ya ne uyuması noldu hem herkes nerde?"

Bana 'salakmısın sen' bakışlarını atıp "Uyuyodun hemde horlıyarak" dedi ve güldü.Şaka dimi bu?Lan kaç yaşıma geldim kimse horlamakla alakalı bişey demedi.Şimdi mi horlıcam.

"Nasıl uyudum ya hocalar nasıl karışmadı?" dedim.Ama yine de kızarmıştım. "Onlara hasta olduğunu söyledim." dedi.Mutlu olmuştum beni korumasını seviyordum.Ben ona kıpkırmızı mahçup bi yüzle bakarken anlamış olucak ki...

"Şaka yaptım ya horlamadın melek gibi uyuyordun."dedi.Melek mi? Melek gibi mi? Bunu Rüzgar mı söylüyordu. "Melek gibi mi? "dedim yinede ama yüzümde oluşan o arsız sırıtış vardı.O da farketti sanırım aynı şekilde gülerek "Şeytanda bir melektir unutma" diyip göz kırptı.Al işte iki dakika mutlu etse üçüncü dakika sıçıyodu  içine." hı öyle öyle" diyip kafamı çevirdim.Tamam saçma olabilir ama yapmıştım. Sinirli bi şekilde nefesini verdikten sonra "Her zaman beni sinir etmeyi başarıyosun.Tamam horlamadın ve uyurken çok masum görünüyodun oldumu ?" Naptımda sinirlenip itiraf etti la. "Naptım ki ben sana " dedim gözlerimi büyüterek.

"Hatırlıyosan benle konuşurken asla kafanı çevirme dedim.Yani yüzüme bak her ne bok olursa olsun !" dedi.Sorunlu lan bu.Kaçıncıya diyorum sayamadım ama öyle. Hem ben sinirliyken asla yüzüne bakmam ki elimde değil.Hele bu kişi Rüzgar'sa sinir etmek benim için daha cazipti.O sinirlenince korkuyodum falan ama yinede sinir etmeden duramıyodum.Napayım değişemiyorum.Ama farkettim ki her ne kadar sinir olursa olsun sürekli itiraflar yapıyodu ve kesinlikle işime yarıcak bir durumdu.Ben dalmış bunları düşünürken "Eğer burada  kalıcaksan söylede beklemeyim" demesiyle kendime geldim.

"Yo-yok hazırlanıyorum tama-Sen niye beni bekliyosun ki" dedim.Gözlerini devirerek (kendisi bu konuda level atlamış durumda) "Hani daireler karşılıklı falan beraber gidicez ya  uykudan uyanınca daha bi salak oluyosun sen galiba" dedi.Lan çocuk centilmen boy falan tavırlarında ben hala artislik yapma peşindeyim.

"Kıyamam düşenceli  odun" dedim.Tamam bunu demem iyi olmadı ama yakışıyodu bu ona.Bana bakıp omuz silkti "Herneyse acele et" diyip yüremeye başladı.Hemen arkasından onu takip ediyodum.Arabanın yanına geldiğimizde salakça sırıtmaya başladım.Bu arabayla aşk yaşayabilirdim.O derece düşkünüm.Beğendim bi kaç araba daha vardı ama lamborghini  başkaydı benim için.Rüzgar bana bakıp güldükten sonra anahtarları salladı ve "İstersen kullanabilirsin" dedi.Ahh kulaklarım benle dalga geçiyo olmalıydı.

"Ciddimisin sen Rüzgar" dedim yanına giderek."Evet kullanmayı biliyosun dimi?" dedi.Tabikide biliyodum sadece ehliyet alabilmek için 18'imi bekliyodum."Saçmalama biliyorum elbette" dedim.Elime anahtarları bıraktığında hemen arabaya atladım ve heycanla çalıştırdım.Sanırım mutluluktan ölücektim.Uzun bi süre sonra gerçekten Rüzgar beni çok mutlu etmişti ve bi o kadarda sinir etmişti ama kendini affettirmeyi iyi biliyodu.Giderken şarkı arıyodu dikkatimi çekmişti hepsi yabancıydı.

"Neden şarkıların hepsi yabancı" dedim.Önce düşünürmüş gibi yaptı ve sonrada "Benim için şarkıları anlamamak anlam kazandırıyor.Sonuçta o zaman onlara istediğim her anlamı yükleyebiliyorum." dedi.Bak bak ben boşuna düşünceli odun demiyorum.Ama düşününce mantıklıydı.Bende hep yabancı şarkı dinlerdim ama biri nedenini sorsa aklıma aşk acısı çekenleri dinlemek yerine güçlü olmayı anlatan şarkıları dinlemeyi sevdiğim gelirdi.Demek ki Rüzgar benim gizli düşüncelerimi dile getirmiş.(o ne demekse)

"Aslında haklısın hiç böyle düşünmemiştim" ama tabiki o öküz...

TAKINTILIHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin