"Her neyse sen git.Pasta olunca sana haber veririm.Duş almam lazım." Tabi klasik bu salak sırıtıyo.Elimi tutup havaya kaldırarak beni döndürdü.Ne yaptığını anlamaya çalışıyordum."Şaheserimle gurur duymam lazım şuraya baksana" dedi gözleriyle popomu göstererek.Utancımdan yine kızarmıştım. "Pis sapık ya defol git duş alıcam" dedim sinirli bi şekilde. "Sen duşunu al ben burada televizyon izlicem" dedi.
"Sabrımı mı sınıyosun sen ya? Daha fazla uğraşamıcam olduğun yerden kalkma " dedim.Tamam anlamında kafasını salladı.Banyo alt kattaydı diğerindede sorun vardı.(Tam zamanında) Banyoya girdikten sonra küveti doldurdum.Kapıyı kilitlemeyi unutmamıştım bu dengesizin neyapacağı belli olmazdı.Küveti doldurduktan sonra yayıldım içine.Rahatladığımı hissediyordum.Taaki Rüzgar içerden "Hadisene içerde bayıldın mı" diyene kadar. "Patlama be çıkıcam" diye söylendikten sonra iğrenç yumurta kokan saçlarıma baktım.En az 7 8 kere yıkadım.Azda olsa kalmıştı ama koku ya da bana öyle geliyordu.Bornozuma sarılıp çıktım."Bian küvette yaşamaya karar verdin sandım" diye homurdandı. "O iğrenç yumurtaları atmasan bu kadar uzun sürmezdi" dedim.Aklına o an gelmiş olacak ki güldü yine.Kızmıyordum yani eski Rüzgar'a bu hali çok iyidi. "Temiz havlu var mı? " diye sordu."Napıcaksın ki" dedim bian. "Duş alıcam böyle mi gezeyim" dedi.Bi dakika onun bu halini tamamen unutmuşum. "Evde bu şekilde koltuklara oturdun dimi camış" dedim.Bilmiş bilmiş gülerek "Oturduğun yerden kalkma diyen sendin şimdi daha fazla batsın istemiyosan duş alayım" ulan ya bugün resmen saflığım tuttu."Ne giyiceksin peki ? "dedim. "Ahh.Onu unutmuşum koş yukarı çık camdan odama geç.Dolabın sağ alt tarafında eşofman sol tarafta da tişörtlerim var.Onlardan alda gel " diyip göz kırptı.Ardında da ekledi " Yatağımın yanındaki çekmecede iç çamaşırlarım var" dedi.Son dediği benim utanmama onun kahkaha atmasına sebep oldu.Çıplak kalmasını istemediğim için kafamı aşağı yukarı salladım.Hemde odasını gerçekten merak ediyordum.Camdan
geçme fikri oldukça tırsıtıcıydı tabi ama bu salak anahtar falan vermedi. Yukarı çıktım cesaretimi toplayıp zar zor karşıya geçtikten sonra odasını incelemeye başladım.Siyah odanın tamamına aitti ama bu güzel duruyordu.İnsanın gözünü yormuyordu.Siyahın tonları vardı.Önce dolabına gidip eşofman baktım.Siyah olanlardan bitane aldım.Tişort beyaz üzerinde siyah yazılar olanı aldım.En zor olandaydı sıra 'iç çamaşırı'.Yatağına oturduktan sonra çekmeceyi açtım.Bakmadan tam aldım birini.Dikkatimi çeken kısım kıyafet geneli siyah ve ya beyazdı.Farklı renklerde iki elin parmak sayısından azdı.Ama tarzı vardı ve ona yakışıyordu.Tekrar camdan zar zor geçip aşağıya indim. "Rüzgar getirdim istediklerini al şunları" diye böğürdüm. "Şimdi alırsam ıslanırlar koy oraya havlular nerde " dedi. "2. çekmecede fazla kurcalama" dedim.Çekmecelerde herşeyim olabilirdi sonuçta.Rüzgar banyodan çıkmıştı.Çıkmıştı ama sadece belinde duran bir havlu.Kendi kendime salya akıtmayı bırakıp kapattım gözlerimi derken zil çaldı.Havlu kafamda gittim kapıyı açtım.Yok yok olamaz bu.Şaka olmalı.Rüya görüyorum ben hatta kabus...Sıçtım resmen yaa.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
TAKINTILI
Novela JuvenilGeçmişi, takıntıları ve yaşadıkları Rüzgarın Güneş ile savaşması için yeterli bi sebepti belkide. Herşeye rağmen vazgeçmeyip Güneşe ulaşmak için çabalamaktaydı...
