"Nereye gidiyoruz ?" Jungkook, koridorda Taehyung'u takip ederken sordu.
Diğeri sadece omuz silktikten sonra, cebinden telefonunu çıkarmıştı.
Kime; Kim Seokjin, Hyung
Hyung, Kook ve ben, dışarı çıkıyoruz. Dışarıda yemek yiyeceğiz. Bizi beklemeyin.
10:24 Gönderildi.
En büyüklerine mesaj atmış, bir dakika sonra cevap gelmişti.
Kimden; Kim Seokjin, Hyung
Nereye ?
10:25 Alındı.
Mesajı okumuş ama artık cevap vermemişti.
"Hyung ?" Jungkook o arabasının kapısını tutmadan önce, ceketinin kollarını tutup Taehyung'a seslendi.
Taehyung sol kaşını kaldırıp genç olanı korkutmayı başarmıştı. Jungkook yutkunduktan sonra bakışlarını kaçırdı.
"O tarafa git ve içeri gir." Taehyung arabasının sürücü tarafındaki kapısını açarken, söyledi.
Jungkook yolcu tarafına koşmuştu. Kapıyı açtı ve içeri girdi. Taehyung hemen bir manevrayla, arabasını otoparktan çıkarmıştı.
"Hyung, nereye gidiyoruz ?" Jungkook tekrar sordu.
Taehyung dirseğini pencerenin kenarına koyup, işaret parmağıyla alt dudağı ovuşturdu ve sadece sağ eliyle arabayı sürmeye devam etti. Jungkook'un tarafına bir bakış atmış ve kaşını kaldırmıştı. "Tekrar sor, ve o zaman geri döneceğiz." dedi.
Jungkook somurttu. "Ö-Özür dilerim" Diye mırıldanıp pencereden dışarı baktı. Büyük olan onun alt dudağının öne çıktığını görüp, birkaç saniyeliğine sırıtmış ve sonra tekrardan bakışlarını yola çevirmişti.
Jungkook, Taehyung arabasını bir kafenin otoparkında durdurduğunda, kaşlarını çatmıştı.
Büyük olan arabadan çıktığı için, Jungkook da çıkmıştı. "Neden buradayız ?" Kafeye giren hyungunu takip ederken, sordu.
"Bebek bakıcılığı için." Taehyung soğuk bir şekilde cevap verdi. Jungkook kafası karışmış gibi görünüyordu ama Taehyung kapıyı açtığında üç köpek yavrusu onları karşılamıştı. Genç olanın kafası karışmış olan görüntüsü, Sibirya kurdu yavrusunun sanki onu sevmesini söylermişcesine yanına gelmesiyle, yok olmuştu. Geniş bir şekilde gülümsedikten sonra yere çömelmişti. "Merhaba, bebeğim..." Yavruyu okşarken söyledi.
Taehyung kapıyı kapattı ve etrafına bakındı. Genç olanı kahve dükkanının arkasındaki bir köpek kafeye getirmişti. Tek giriş, köpek kafenin önündeki kapıydı. Birine bakıyordu ve o kişiyi bulduğunda, basit bir şekilde ayağıyla Jungkook'un kalçasına vurup, ona bakmasını sağlamıştı. "Yavruyu taşı, sonra da beni takip et." Genç olanı görevlendirdiğinde, o da bunu hemen yapmıştı.
Cam duvarın yakınlarındaki masanın önünde bulunan, yerdeki minderlerin üzerine oturmuşlardı. Jungkook Sibirya kurdunun başının iki yanını da öperken, onu kucağında tutuyordu. Kıkırdıyordu ve Taehyung sadece ona bakıyordu, hatta önlerindeki adam bile.
Adam ikisinin dikkatini çekebilmek için sahte bir şekilde öksürdü. Jungkook önce ona bakmış, sonra da yanındaki Taehyung'a dönmüştü. "Hyung ?" diye sordu. Ama Taehyung cevap vermemişti.
Bilinmeyen adam el sıkışmak için elini, Jungkook'a doğru uzatmıştı. "Ben Doktor Lee, buranın sahibiyim. Sanıyorum ki sen Jeon Jungkook'sun ?"
"Öyleyim, efendim. Tanıştığımıza memnun oldum Doktor Lee." Nazik bir şekilde cevaplayıp, başını eğdi ve doktorun elini bıraktı.
"Pekala, kağıtlar nerede ?" dedi Taehyung.
Doktor Lee sırıtıp, yanındaki kısa çantayı yakalarken sabırsız olan Taehyung'a baktı. Sonra çantasını açıp, Taehyung'un bahsettiği kağıtları çıkardı ve onların önüne yerleştirdi.
Taehyung onları, Jungkook'a doğru itti. "Hepsini imzala." dedi.
"Ne için ?" diye sordu Jungkook.
"Okumak için gözlerini kullanmaya çalış, aptal." Taehyung kaşlarını çatarken, söyledi.
Doktor Lee biraz gülmüştü. "Bu yavruyu evlat edinebilmek için, evlat." Doktor açıkladı. Jungkook'un gözleri aydınlanmıştı ve hemen Taehyung'un olduğu tarafa doğru baktı. "Ger--"
"Siktiğimin aşkına, sadece şu siktiğimin kağıtlarını imzala." Taehyung Jungkook'un sözünü kesip, rahatsız olmuş bir şekilde söylenmiş ve bu diğerinin somurtmasına neden olmuştu. "Bazen senden gerçekten nefret ediyorum." diye fısıldamış ama Taehyung ve doktor onu duymuştu.
"Önce bu lanet kağıtları imzala, sonra benim ilgimi bul." Taehyung Doktor Lee'nin gülmesine neden olarak, söyledi.
"Sabır bir erdemdir, genç adam. Rahatla." Doktor kahkahalarının arasından söylemişti.
Jungkook iç çekti. Köpeği kucağına koydu ve imzalamak için kağıtların yanındaki kalemi eline aldı. Küçük köpek kucağından zıplamış ve diğer köpeklere doğru koşmuştu.
İlk kağıdın başlığını okumuştu. Üst kısımda Köpek Sahiplenme yazıyordu. "Önce tam adını yaz, sonra da üstüne imzanı at." Doktor ona talimat vermişti. Jungkook gülümsedikten sonra başını sallamıştı.
Ona söyleneni yaptı ve her kağıt imzalayışında, sadece kağıdın alt kısmını kaldırıyordu. "Tamamdır !" Mutlu bir şekilde haykırmıştı.
"Sonunda !" Taehyung boş bir şekilde söylenmiş, fakat içten içe seviniyordu.
Doktor Lee boğazını temizledikten sonra hemen 12 sayfa kağıdı kapmış ve çantasının içine onları geri koymuştu. Hatta Taehyung'a göz bile kırpmıştı ve Jungkook bunu fark etmişti. "Bu ne içindi ?" diye sordu kendi kendine.
"Tebrikler !" Doktor sevinçle bağırdıktan sonra, tekrar boğazını temizlemişti. "Uhm, yani, tebrikler. Şu andan itibaren resmi olarak bu yavrunun sahibi sensin." Tuhaf bir şekilde gülümsemişti.
"Tuhaf. Zaman geçtikçe beni korkutuyor." Jungkook zihninin arka taraflarında söylenirken, o da garipçe gülümsüyordu. Köpeğin nerede olduğunu görebilmek için etrafa bakınmış ama kafe görevlilerinin gülümseyerek, onlara baktığını görmüştü. "Vay canına. Beni korkutan tek kişi, sadece o değil."
Sadece diğerlerini görmezden gelmiş ve başını doktora doğru hafifçe eğmişti. "Afedersiniz efendim, gidip oğlumu alacağım." Ayağa kalkarken sırıtıp, söyledi. Ama adam onu durdurmuştu. "Bu arada ben, bir avukatım da. Bir hayvan doktoru ve spesifik bir avukat." dedi.
"Vay canına. Harikasınız, efendim !" dedi Jungkook. "Ama sakıncası yoksa, ben gidiyorum. Oğlumu özledim." Sibirya yavrusuna değinerek, söyledi.
"Devam et, aldırmam." dedi adam. Jungkook başını salladı ve köpeğine doğru gitti.
"Neyse, şimdi gidiyorum. Başka bir zaman görüşürüz, genç adam." Adam, Taehyung'a söyledi ve el sıkıştılar. Adam bir gülümsemeyle, ayrılmıştı.
Taehyung, köpeklerle oynarken yerde oturan Jungkook'un yanına gitti.
"Hey" Taehyung söylediğinde, Jungkook ona bakmıştı. Ellerini ceplerine soktu. "Neredeyse öğle yemeği vakti oldu, önce yiyelim." dedi.
"Ama--" Jungkook reddetmek üzereydi ama Taehyung onun lafını böldü. "Öğle yemeği yememiz gerek, özellikle de senin. Öğle yemeğinden sonra, hala derslerin var."
Jungkook somurtmuş ama sonunda ayağa kalkmıştı. Ayrılmadan önce, yavrusunun başını öptü. "Geri döneceğim, sadece yemek yiyeceğiz. Tamam mı ?" Kafasını pat patladıktan sonra, iki kafenin eklentisi olan kapıya doğru ilerleyen Taehyung'u takip etti.
![Delinquent | TaeKook [Çeviri]](https://img.wattpad.com/cover/136087415-64-k339137.jpg)