Jungkook'un Bakış Açısı
Eğer 8 ay önce gelip bana, burada yaşamak isteyip istemediğimi sorsalardı, hayır derdim.
Burada olmak istemediğimden değildi ama Seoul'de birçok önemli insanı bırakmıştım.Burada huzurlu bir hayatım olmasına rağmen, hala zihnimin içinde huzur yoktu.
Hyunglarımı özlemiştim. Onlara şahsen veda etmeden ayrıldığım için, pişmandım. Eommam telefonumu almıştı ve bana yeni bir tane vermişti çünkü onunla Taehyung'un beni bulabileceğini düşünüyordu.
O zaman karşı çıkmak istemiştim çünkü tüm hyunglarımın numarası ve Taehyung'a çekmiş olduğum çalıntı fotoğraf koleksiyonu içindeydi. Ama annem, bunun daha iyi olduğunu söylemişti, bu yüzden ağzımı kapalı tutmuştum. Önceki okulumun kağıtlarını bile hazırlamış ve evde eğitim görmeye başlamıştım.
Kendimi hapsedilmiş hissediyordum. Bizi saklamak için her şeyi yapması, boğulduğumu hissetmeme neden oluyordu. Bütün bunları, oğlunun bana yaptıklarının verdiği vicdanıyla yaptığını biliyordum. Ama ben bunu istemiyordum. Aslında bunların hiçbirini istemiyordum. Seoul'deki hayatımı geri istiyordum. Onlar bana Taehyung hyungun beni görebileceğini söylemeden, tekrar sokaklarda yürüyüp özgür olmak istiyordum. Sanki bir çeşit katilmiş gibi davranıyorlardı.
Evet, bana tecavüz etmişti. Ama hala ona kızamıyordum. Ona olan aşkım, öfkemden daha ağır basıyordu.
Beni burada saklıyorlardı ama, ben onunla konuşmak için bir şans arıyordum. Ona nasıl olduğunu sorabilmek için. İyi olup olmadığını ya da hatırladığım başka bir şeyi, karısı vardı. O evliydi. Ve merak ediyordum... O, şimdi mutlu muydu ? Bana kötü bir şey yapmış olabilirdi ama ben, onu uzun süre önce affetmiştim.
Beni arıyor muydu ? Benim onu özlediğim kadar, ya da biraz bile olsa, beni özlüyor muydu ? Sonuçta, hala bir ilişkimiz vardı. O benim arkadaşımdı, benim hyungumdu.
8 ay. Onun hakkında hiçbir haber alamamıştım. Annem ona kızmış gibi görünmüyordu ama ne zaman onu hakkında konuşmaya başlasam, bana sürekli boş yüz ifadesini veriyordu. Onu anlayamıyordum.
Hyung, beni hala tanıyor musun ? Bunu neden yaptın ? Seni çoktan affettim ama nedenini bilmek istiyorum. Seni özledim, hyung. Ve seni hala seviyorum. Ama bu sefer, öncekinden daha da fazla.
************
"Üzgünüm, oğlum." Taehyung'un annesi diz çöküp, ona sarıldıktan sonra fısıldadı.
"Anne, lütfen." Onun kollarına tutunurken, boğuk sesiyle yalvarmıştı.
Annesi geri çekildikten sonra, yaşlı gözleriyle gülümsedi. "O Busan'da. Bay Jang sana tam adreslerini söyleyebilir." Onun yanaklarını okşadıktan sonra, gözyaşlarını sildi.
Taehyung'un gözleri genişlerken aniden ayağa kalkmış ve masanın üzerinde duran evlilik sözleşmesini almıştı. Ailesine bakmadan büyük merdivenlere doğru koştu ve odasına gitti.
Doğruca dolabına doğru gitti. Orta boyda bir çanta çıkardı ve içerisine 3 çift tişört ve pantolon, birkaç çift iç çamaşırı doldurduktan sonra evrak çekmecesinden pasaportunu aldı. Biraz para almak için, açılmamış ayakkabı kutularının arkasındaki gizli kasasını bile açmıştı.
Odada ileri geri gitmeye devam ederken, acil durum telefonunu arıyordu. Onu yatağının yanındaki komidinin son çekmecesinde bulmuştu. Telefonu açtı ve şansına hala %30 şarjı vardı. Minjae'nin numarasını bulmak için rehberine girdi. Ama aramadan önce, Bay Jang kapı çerçevesinin önüne dikilmişti. "Genç efendi..."
![Delinquent | TaeKook [Çeviri]](https://img.wattpad.com/cover/136087415-64-k339137.jpg)