Special Chapter 1

2.5K 141 33
                                        

           

""Hyung... Biraz dinleneyim." Kulak mememden başlayıp, çeneme doğru ilerleyerek öpücükler bıraktığında sızlandım. Elleri iki yanımda dolaşırken, çıplak üst vücudu benim üzerimdeydi.

"Ben artık senin kocanım. Çoktan evliyiz ama neden hala bana 'hyung' diyorsun ? Hmm ?" Dudaklarını tenimden çekmeden, fısıldadı.

Kaç tur olduğunu bilmiyordum fakat, bunu yapmayı az önce bitirmiştik. Saymayı çoktan bırakmıştım ama bana verdiği öpücükler, daha fazlasını istediğini işaret ediyordu. Tanrım, bu adam. Beni boşaltmak istiyordu, huh ?

Dudaklarımdan küçük bir kıkırtı kaçmıştı. İki elimle onun yüzünü tuttum ve bana bakması için, onun yapmaya devam ettiği şeyi durdurdum. "O zaman, sana ne demeliyim ?" diye sordum.

Kirpikleri birbirine çarpıyorken, baştan çıkarıcı bir şekilde mırıldandı. "Beni matkap çavuşu diye çağır." Kurnaz gülümsemesi, kaşlarımı çatmama neden olmuştu.

" 'Matkap çavuşu'yla ne demeye çalışıyorsun ? Silahlı kuvvetlerin, tatbikat eğitmeni gibi bir şey mi ?" Kafam karışık bir şekilde sorduğumda o, kıkırdayıp iki parmağıyla dudaklarıma vurmuştu.

"Aptal. Her zaman deliğini deliyorum, değil mi ? Cidden ne ima ettiğimi, nasıl anlamazsın ?" Sesinden eğlendiği, çok açıktı. Ne demek istediğini anladığımda, yüzüm sıcaklamıştı.

Ben tek bir kelime edemezken, onun gülüşü havayı doldurdu. Dirseklerini iki tarafıma yerleştirip, dudağıma bir öpücük bıraktı ve söyledi. "Kızarıyorsun, bebeğim." Dudaklarıma doğru fısıldamıştı.

Hiçbir şey söylememiştim. Somurttum ve üzerimden çekildikten sonra, üst vücudunu yatağın başlığına yaslayabilmesi için yastıklarını düzelttim. Onun mükemmel şekilli olan göğsü ve kasları,çıplak alt vücudu yorgan ile kapatılmış olmasına rağmen gözlerime inanılmaz bir manzara sunuyordu.

Sol kolunu benim yastığım olması için, başımın altına koymuştu. Ona daha da yaklaştım ve kolumu onun beline sararken yanına sokuldum.

"Hyu—"

"Matkap çavuşu." Diye lafımı kesti. Hafifçe başımı iki yana sallamıştım.

"Tamam, matkap çavuşu—"

"Çok daha iyi." Dedi. İkinci kez lafımı bölmüştü. Sadece gözlerimi devirdim.

"Bana gözlerini devirme, bebeğim. Tabii seni tekrar altıma almamı istemiyorsan." Bana bakarken, alay etmişti.

Hafif bir şekilde göğüs kafesinin olduğu kısma vurdum. Benimle dalga geçiyormuş gibi, içten bir şekilde gülümsedim.

"Benimle dalga geçmeyi bırak." Dedim gülerek.

Yatağımızın karşısındaki cam duvara baktım. Şimdiden şafak sökmeye başlamıştı ve ben hala uyanıktım. Hala uyanıktık ve sanki uyumak gibi bir planımız yok gibiydi.

Odamız aydınlıktı, tüm ışıklar açıktı ve perdeler geniş bir şekilde açılmış halde duruyordu. Ama bunu umursamıyorduk. Taehyung bu evin tüm duvar ve camlarını renkli yaptırmıştı, böylece kimse içeride ne olduğunu göremeyecekti.

Geceleri şehir ışıklarının görüntüsüne ne kadar hayran olduğumu biliyordu, bu yüzden Seoul'ün yüksek bir kısmında olan bu evi satın almıştı. Bu ev, uzun ağaçlar ve beton çit ile çevrelenmişti. Hala yatağımızda uzanıyor haldeyken bile, şehir ışıklarını görebiliyordum. Ve en ilgi çekici kısmı ise, yatak odamızın güneşin doğduğu tarafa bakmasıydı.

Delinquent | TaeKook [Çeviri]Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin