Seventh

2.6K 235 63
                                        

Jungkook izole edilmiş odadan çıktı ve sınıfına doğru ilerledi. Her zamanki gibi, herkes ona olan güvensizlikleri yüzünden çocuğa bakıyordu. Artı olarak bakmaları, herkesin bildiği olaydan da kaynaklanıyordu.

Sınıflarındaki orta sırada, sessiz bir şekilde oturuyordu. Zil çaldığından dolayı öğretmenleri gelmiş ve derse başlamıştı.

"Önümüzdeki hafta, size bugünkü dersimizle ilgili uzun bir quiz yapacağım. Yeterince çalıştığınızdan emin olun, çocuklar. Görüşürüz." Öğretmenleri söyledikten sonra, odadan ayrılmıştı.

Bir sonraki öğretmenlerinin gelmesini beklerken, Jungkook sırt çantasındaki pepero kutusunu dışarı çıkarmıştı.

O yemeğe devam ederken, birisi öğretmenlerin acil toplantısı nedeniyle öğle yemeği vaktine kadar derslerinin olmayacağını bildirmişti.

Jungkook'un sınıftan çıkma gibi bir planı yoktu çünkü saat öğle yemeği sebebiyle kafeteryaya gitmek için oldukça erkendi. Bunun yanında, öğle yemeklerini nerede yiyeceklerini belirleyen kişi Jin hyungtu.

Sadece 11. sınıf öğretmenleri, acil toplantı için toplanmış ama diğer sınıf öğretmenleri yoktu. Bu yüzden öğle yemeği için arkadaşlarını bekleyecekti.

Sınıf arkadaşları da, onun gibi sınıftan çıkmamışlardı. Evet, bazıları gitmişti ama çoğu kalmayı tercih etmişti.

Herkes çok gürültülüydü. Kızlar kesinlikle olanlardan bahsediyorlardı. Arkasındaki kızlar, makyaj yapıyordu. Sporcular, arka tarafta birine zorbalık yapıyorlardı. Diğerleriyse, yüksek sesle şarkı söylüyorlardı. Bunlar öğretmenler etrafta olmadığında görülen, tipik öğrenci hareketleriydi.

Ama sonra birisi, kapıyı tekmelemişti. Herkes bir süreliğine sessizleşmiş, fakat gelenin kim olduğunu fark ettiklerinde bazı kızlar cırlamış ve bazı erkeklerin ise soluğu kesilmişti. Taehyung'u ders saati sıralarında etrafta görmek, olması gereken nadir şeylerden biriydi. Genellikle sadece Tanrı'nın bildiği bir yerde kalır ve sadece öğle yemeği molasında arkadaşlarıyla birlikteyken yeri tespit edilirdi.

Kırmızı saçları yüzünden fark edilmesi çok kolaydı. Her ay saçlarını, farklı renklere boyuyordu.

Siyah baskılı bir tişört, siyah dar bir pantolon, beyaz bir ceket ve siyah rugan ayakkabılar giyiyordu. Hatta kafasında onu fazlasıyla çekici ve yakışıklı yapan bir bandana bile vardı. Ve çatık kaşları, onu fazlasıyla seksi gösteriyordu.

Jungkook'a doğru yürüdükten sonra arkasını, genç olanın karşısındaki boş sıraya yaslamıştı. Kollarını göğsünde birleştirip, Jungkook'a baktı.

"O nedir ?" diye sordu.

"Ah, bu mu ?" Jungkook tuttuğu kutuyu kaldırmıştı. "Pepero. Biraz ister misin ?" diye devam etti. Jungkook sınıfa girmeden önce olanları ve etraftaki insanları, unutmuş gibi görünüyordu.

"Etrafta biri varken, bana çok iyi davranıyor bu yüzden fırsatı yakalayabilirsin, Jungkook." dedi içinden kendi kendine.

Kutudan bir tane çıkardı ve onu dudaklarının arasında tuttu. Bir tane daha çıkarmış ve Taehyung'a uzatmıştı. "Burada."

Taehyung ona sadece bakmıştı. "Oh, tamam. O zaman yiyeceğim." dedi Jungkook.

Ağzındaki parçayı ön dişleriyle çiğnemişti. Neredeyse yarısını yemişti ama Taehyung ona yaklaşıp, başının arkasını yakaladı ve yüzünün önüne doğru eğildi. Sonra da ağzındaki pepero çubuğundan bir ısırık aldı. Dudakları buluşana kadar yemeye devam etmişti.

Herkesin soluğu kesilmişti, buna Jungkook da dahildi. Hatta donakalmıştı.

Taehyung sanki üzerinde kalan çikolata kaplamasını tatmak istermiş gibi, genç olanın dudaklarını yalamıştı. Ama Jungkook bir şey yapamadan önce, Taehyung geri çekilmişti. Ama sol eli, hala onun ensesinde duruyordu. Sağ elini, sağ dizinin üzerine koydu ve sonra etrafına bakındı.

"Neye bakıyorsunuz ?!" diye kükremişti. Herkes hemen bakışlarını kaçırmış ve yapabildikleri kadar çabuk bir şekilde sıralarına dönüp, kendi işleriyle ilgilenmeye başlamışlardı.

Taehyung geri Jungkook'un gözlerine baktıktan sonra, sağ kaşını oyuncu bir şekilde kaldırmış ama gülümsememişti.

Jungkook'un yüzü kıpkırmızı olmuştu. Taehyung ayağa kalkmış ve sol elini cebine koymuştu. Diğer eli ise, kırmızı saç tutamlarını taramıştı. "Beni takip et." dedi.

Genç olan, ona söyleneni yaptı. Sırt çantasını aldı ve onu takip etti. Onlar kapıya ulaşmadan önce, Taehyung aniden durmuştu çünkü birisinin çantası yerdeydi.

Arkadan gözlüklü bir çocuk çantayı almak üzereydi ama Taehyung başını kaldırdı. "Ne çöplük ama." diye mırıldandıktan sonra çantayı, sınıflarının dışında bulunan çöp kutusuna ulaşana kadar tekmelemişti.

Jungkook, gözleri sulanmış ineğimsi çocuğu gördüğünde yerinden biraz bile hareket edememişti.

"Sen" Taehyung arkasındaki koridordan geçen kıza seslenmişti.

"Uh, ben mi ?" Kız kendini işaret ederek, sordu.

"Aptal." Gözlerini devirmişti. "Bu çöpü kaldır ve sonra ait olduğu yere koy." diye emrettikten sonra Jungkook'a bir bakış atmıştı. "Hadi gidelim." dedikten sonra yürümeye devam etti.

Jungkook başını sallamış ama sınıftan ayrılmadan önce, eğilip Taehyung yüzünden gözyaşları içinde olan zavallı çocuktan özür dilemişti.

Delinquent | TaeKook [Çeviri]Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin