Allah der ki "Kimi benden çok seversen onu senden alırım"....Ve ekler: "Onsuz yaşayamam" deme,seni onsuz da yaşatırım.
Ve mevsim geçer,gölge veren ağaçların dalları kurur,sabır taşar,canından saydığın yar bile bir gün el olur,aklın şaşar.
Dostun düşmana dönüşür,düşman kalkar dost olur,öyle garip bir dünya.
Olmaz dediğin ne varsa hepsi olur......
"Düşmem" dersin düşersin,"Şaşmam" dersin şaşarsın.
En garibi de budur ya "Öldüm" der,yine de "yaşarsın.
Hz.Mevlana..
Bölüm şarkısı: Sub Urban - Cradles
⏭⏮Multimedia : Miray
17.03.18
Buraya tarih ve saat bırakmanızı Rica ediyorum.
☆
Elimde ki topu beton yerde bir kaç kez sektirip, havaya attım. Top havadayken smaç basıp karşıya yolladım. Top karşı takımın sahasına düşerken, aptal kuzenim karşılayamamıştı. Ellerimi kaldırıp, Ceylin'e doğru döndüm. Ellerini kaldırdığın da
'high five' yaptık. Kahkahlara karşı takımda ki kuzenime baktım.Daha sonra elimi havaya kaldırıp, bir kez birbirine vurdum. "Bu oyun burada biter, Mir Tuna'ya koyup gider." Tuna ellerini beline koyup, kaşlarını çattı. Bir erkek için yenilgi zor olsa gerekti.
Tuna benim şişirilmiş bir balon olduğumu ve bire bir maç yapmak istediğini söylemişti. Sonuç; Hüsran.
Şuan Tuna'ların sitesinde Tuna'larla Voleybol oynuyorduk. Tuna benim mükemmel ama şerefsiz kuzenimdi. Ceylin mi? Benim kardeşimdi. Kan bağı gibi kaza eseri bir şeyle değil. Çok daha güçlü bir şeyle.
"Sen şanslı bir aptalsın Miray Güney!" Dedi Tuna. Gözlerimi devirdim. "Yazık kafana! Eh o zaman bu da şans eseri oldu!" dedim.
Kahküllerimi düzelttikten sonra aşağı doğru eğildim. Topu yere koyup, dengede durması için bir kaç saniye yanlardan destek uyguladım. Düz durduğuna emin olduktan sonra, geri geri gittim. Ve hızla bir kaç adım atıp, hedefimi Tuna'ya odaklayacak şekilde vurdum.Top tam hedefine Tuna'nın karnına doğru değdiğinde Tuna'nın inleyişini duydum. Ardından Alkışlanma sesleri gelen, sahanın girişine baktım 3 tane çocuk vardı. "Efsane bir atıştı be!" dudağımın sağ tarafı kıvrılırken, elimi kalbime koydum. "Ah biliyorum."
Saçlarımı savurup şaşkınlıkla tekrar bakışlarımı kapıya çevirdim. Bunlar onlardı! Hızla gidip Can ve Ediz'e sarıldım. Hep birlikte yere düşerken başımda ki Ceylin ve İsmini çok iyi bildiğim sarı çocuk bize şaşkınca bakıyordu. Onu yıllar sonra görünce sertçe yutkundum. Ve yıllar sonra ilk kez buluşan mavi gözlerimizin bağlantısını kestim.
Can ve Ediz benim çocukluk arkadaşlarımdı.
Ediz ve Can'la 5 yaşında tanışmıştık. Can'ın annesi Zümrüt teyzelerde çalışıyordu o zamanlar, daha sonra annesi ve babası Can 10 yaşında vefat ettiği için Zümrüt teyzeler(ortakları olan) Can'ı da çocukları gibi büyütmüşlerdi. Ediz'de Tunaların oturduğu sitede oturuyordu. Aynı cemiyettendik.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Mirasçılar
ChickLitHayatta her zaman istediği yerine getirilen, parasıyla her şeyi alabileceğini düşünen, zenginliği ve güzelliği ile dile getirilen bir kızdı Miray Güney. Asla kolay biri olmamakla beraber şımarıktı da. Çoğu zaman dışarıdaki insalara karşı şımarık ve...