Bölüm|19 "Yarım Kalmış Hikaye.."

73 9 27
                                    

"Cumhuriyetin ilk günleri gibiydi yüzün."

-İlhan Berk

Multimedia; Meriç Ege Barlas (Normalde Meriç için kullandığım kişi yabancıydı ama ben bunu daha çok beğeniyorum. Artık bu olacak. Hem de türk <3)

Bölüm şarkısı; Tahribad-ı İsyan - Leyla

Kurduğum alarm çalarken yavaşça yatakta kıpırdandım. Saate baktığımda 11 buçuk olduğunu gördüm. Ceylin'i uyanmamışsa uyandırmak adına bir kaç kez çaldırıp banyoya koştum. Rutin işlerimi halledip odama yöneldim. Valizlerden bedenimi saran mini ekose detaylı bir etek ve düz beyaz bir tişört aldım. Hızlıca giyinip uzun saçlarımın beyaz kısımlarını maşaladım. Uzadığı için perçeme dönüşen kahküllerimi düzelttim. Çok makyaj yapmamak adına orta derecede bir eyeliner çekip toprak tonlarında dolgun dudaklarıma bir ruj sürdüm. Louis Vuitton çanta bir çanta ve Turuncu siyah beyaz tonlarında Air Jordan'ımı aldım. Çantama seri bir şekilde her şeyi doldururken parfümümü sıkıp arabamın anahtarını aldım. Siyah Bvlgari güneş gözlüklerimi gözüme taktım. Silahımı çantama yerleştirdim. 

"Ben çıkıyorum!" diye seslendim Annem ile babama

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

"Ben çıkıyorum!" diye seslendim Annem ile babama. Büyük ihtimalle ufak tefek şeylerini topluyorlardı. "Nereye güzelim?" dedi annem mutfaktan kafasını uzatarak. "Bizimkilerle kahvaltıya çıkıyoruz." dedim öpücük yollayarak. "Tamam selam söyle çiçeğim!" dedi tekrar mutfağa dönerek.

Hızla kapıdan çıkıp Ceylin'lerin ziline bastım. Kapıyı açıp dışarı çıktı. "Günaydın yavrum." dedi yanağıma sulu bir öpücük kondurarak.

 Kot bir etek ve siyah tişört giymişti. Sarı saçlarına hafif bir dalga vermiş ve hafif bir makyaj yapmıştı. 

Bende onu öptükten sonra hızlı bir şekilde aşağıya inip son model arabama ilerledik.

Kısa bir yolun sonunda gelmiştik. Arabadan inip anahtarlarımı valeye uzattım. Boğaz'ın kenarında lüks bir restaurant'tı geldiğimiz yer. Tam yanıma park edilen Bugatti Veyrona döndüm. Bizimkiler gelmişti. Tuna ve Edizle selamlaştıktan sonra Meriç'e dönüp dik dik baktım. Dün benden izin almadan öpmemeliydi. Ama olsundu, şikayetçi değildim bu konuda.

Fakat öyle davranıp birazcık naz yapmak istiyordum.

Meriç'e sinirli sinirli bakmaya devam ederken aldırmayıp göz kırptı ve hafifçe gülümsedi. Can elini saçlarından geçirip Tuna ile Ediz'in arasından sıyrılıp yanımıza geldi. Tam Can'a özel selamlaşma stili olan omuz vurmayı yapacağı sırada elimi havaya kaldırdım.

"Amel defterinin açık kalmasını istiyorsan benden uzak dur yavrum." Saçlarımı Can'ın yüzüne doğru savurduktan sonra Miray Güney'e has ciddi ifademi takınıp yürümeye devam ettim. Adımlarım kararlı, sırtım dik olurdu genelde. 

MirasçılarHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin