- Baba ?
- Me-me-melis ? S-sen n-ne z-zamd-dır bu-burdasın ?
- Her şeyi duydum lanet adam ! Sen nasıl annemi öldürtürsün ha ! Senden nefret ediyorum !
- Dur her şeyi yanlış anladın !
- Neyi yanlış anladım şakasına mı öyle diyordun !
- Kızım !
- Bana kızım deme benim senin gibi bir babam yok !
dedim ve ağlayarak odama çıktım. Nasıl yapmıştı bunu ? Hiç mi acımamıştı ? Annemi sevmese bile beni düşünmemiş miydi ? Annemsiz duramayacağımı bilmiyor muydu ? Kapım açıldı. İçeri Can girdi.
- Melis ne oldu sana ?
- Can annemi o lanet adam öldürtmüş !
- Ne ?!
Can'ın göğsüne kafamı koyarak daha çok ağladım.
- Hiç mi acımadı Can ? Hiç mi düşünmedi ?
- O adam duygusuzun teki Melis. Beni bebekken bıraktı.
- Ne yapacağım ben şimdi ?
- Sen bir şey yapma. Polise şikayet et.
- Elimde bir kanıt yok.
- o adamı konuşmak için ikna edebiliriz.
- Bimiyorum.
- Hadi şimdi yat dinlen. Yarın konuşuruz.
dedi ve odamdan çıktı. Yine yalnız kalmıştım. Ne yapacaktım şimdi ?! Bunları düşünmek için mantıklı bir beyine sahip değildim. O yüzdne uyuyup dinlenmeyi tercihe ttim.
Sabah yine kendi kendime uyandım. Elimi yüzümü yıkayıp formamı giydim. Saçlarımı topuz yapıp odamdan çıktım.
- Kahvaltı ?
- Hayır.
dedim ve evden çıktım. Bugün yürüyecektim. Kafamı toplamam gerekiyordu. Yolda yürürken anne ve çocuklarını gördüm. Çocuklarını okula getiren anneler. Lanet olsun buna dayanamayacaktım ! Koşarak okula gittim.
- Ne oldu ?
diye Berkay ve Başak yanıma geldi.
- Boşverin.
diye onları geçiştirerek sınıfa girdim.
- Meriç hemen gel !
Meriç öyle bir sıradan kalktıkiii.. Ama şuan bunu düşünemezdim.
- Ne oldu ?
- Annemin katilini buldum !
- Kimmiş ?
- Babam !
- NE ?
diye bağırınca herkes bize baktı.
-BAKMAYI KESİN.
deidm ve Meriç'e döndüm.
- Nasıl öğrendin ?
- Dün telefonda konuşurken duydum. Meriç onu polise şikayet edeceğim.
- En mantıklısı bu hadi gidelim.
- Ders ?
- Kimin umurunda ?
dedi ve beraber okuldan çıktık.Kapının önünde Can'ın arabası bizi bekliyordu. Şaşkınlıkla ona baktık.
- Ne ? Karakola gideceğinizi tahmin etmiştim.
dedi. Bu bizim işimize gelmişti. Hemen Can'ın arabasına bindik ve o da karakola doğru sürmeye başladı.Karakola girdiğimize hemen bir polisin yanına gittik.
- Biz bir ihbarda bulunmak istiyoruz.
Polis bizi bir odaya götürdü ve oturmamızı işaret etti. Bizde oturduk.
- Evet sizi dinliyorum.
- Bir katil var. Annemi öldürdü. Kendisi babam.
- Bir kanıt var mı ?
- Hayır. Ama duydum.
- Üzgünüm küçük hanım.
dedi ve gitti. Lan bu nasıl polis ?!?!? Biz burada şikayet ediyoruz. Adam !!! Tövbe. Hemen babamı aradım.
- Lanet olası adam hemen karakola gel !
dedim ve kapattım. Kendisi görecekti şimdi. Bir süre sonra babam geldi.
- Melis ne oluyor ?
- Şimdi ben seni şikayet ettim. Ve kanıt olmadığı için ciddiye almadılar. En büyük kanıt sensin !
- Melis kızım benden bunu bekleme !
- BANA KIZIM DEME ! EĞER SENİ AFFETMEMİ BEKLİYORSAN BUNU YAP !
dedim ve oradan çıktım. Bir polisi çağırdım ve kanıtımın olduğunu söyledim. Geldi ve babama baktı.
- Hadi itiraf et !
- Ben. Evet ben öldürdüm.
dedi. Ohanze bu kadar kolay olacağını bilmiyordum. Biz odadan çıktık ve babamın ifadesi alındı. Evet lanet adam senden kurtuluyorum ! Bir süre sonra elinde kelepçeyle odadan çıktı.Ona bir şey demeden oradan çıktım.
- Kurtulduk Can sende bende ! Meriç bu kadar kolay olduu !
- Tamam Melis. Hadi siz Can'la eve gidin. Benim biraz işim var.
dedi. Bizde onu onaylayıp eve geldik. Şuan cidden mutluydum. !
ŞİMDİ OKUDUĞUN
BAY EGOİST
Ficțiune adolescențiSelam. Ben Aytül. Bu hikayemizin yazarı. Öncelikle tabletten uygulamadan yazdigimdan dolayı yazim hatalarim olursa çok özür dilerim. Bölümler belki birazcik geç gelebilir. Ama yeni bir eve tasinacagimiz icin. Fakat tasindigimizda her gün yazarim. Ha...
