Doğum Günü

615 21 0
                                        

Bu bölümü 'Aysee1928' için yazmak istiyorum. Çok teşekkürler tatlım. :)

Sabah birinin yüzüme su dökmesiyle uyandım. Gözlerimi zar zor açtığımda Meriç olduğunu fark ettim.

- Ne yapıyorsun Meriç ?

- Haydi uyan uykucu doğum günü için hazırlık yapmamız gerek.

- Of. Tamam.

Oflayarak yataktan kalktım. Hava çok sıcak olduğundan üzerime pembe, beyaz yazılı 'Gossip' yazan tişörtümü ve altına gri şortumu alarak banyoya ilerledim. Yüzüme buz gibi suyu çarparak kuruladım. Üzerime getirdiğim kıyafetlerimi giydim ve saçımı topuz yapıp odadan çıktım. Meriç odada yoktu. Büyük ihtimalle aşağı inmiştir. Bende odamdan çıkarak koşarak merdivenlerden indim.

- Daha kahvaltı bile hazır değil !

- Evet uykucu. Sandwiç yaptım yolda yeriz.

dedi ve cidden bu çocugun aklıyla zoru vardı. Sabahın köründe sahile gidiyorduk ! Yolda hiç konuşmadık. Sadece sandwinçimi ver diyerek ona bağırmıştım. Yaklaşık on beş dakika sonra sahile ulaştık. En sessiz ve sakin köşesine gittik. Eee eşyalar yoktu ve boşuna mi geldik biz !

- Bakma öyle şuradaki otobüsü görmüyor musun ?

Cidden kör filan mıyım diye düşündüm. Otobüsten iki tane iri yarı adam çıktı. Bunlar varken bana ne gerek vardı kı !

- Şu masayı şuraya, tülleri de şöyle. Hayır ! Minderler sağ tarafa !

Beyefendi emir verip duruyordu adamlara. Yanıma yaklaşıp elime bir poşet dolusu renkli taş bıraktı. Bu sırada Meriç'in telefonu çaldı.

- Efendim

- Hayır, siz dediğimi yapın.

- Evet. Ben daha sonra haber vereceğim.

- Tamam. Ben kapatıyorum. Unutmayın.

dedi. Konuştuğu kişiyi çok merak etmiştim ama sormayacaktım.Elimdeki taşlarla 2 yıl 4 ay 24 gün yazmaya başladım. Yazma işim bitince renkli mumlarla etrafı süsledim.

- Eveet, her şey hazır.

dedi Meriç. Ama değildi.

- Hayır, pasta filan yok.

- Biliyorum. Ayarladım. Biz gelmeden önce gelecek hepsi. Şimdi gelirse mahvolur hepsi.

- İyi. Haydi eve gidelim. Çok açım ben.Kaç saattir buradayız.

Bu sitemlerimden sonra eve doğru yürümeye başladık. Sevdiği kızı çok merak etmiştim. Meriç ona bu kadar bağlandıysa güzel bir kız olmalı diye düşünürken eve geldiğimizi fark ettim. Saate baktığımda 19.30 olduğunu gördüm. Orada çok oyalanmışız. Ve ben sadece sandwiçle duruyordum.

- Hoşgeldiniz canlarım.

diyen anneme hiçte hoşgelmedim diyesim vardı. Ama sadece

- Çok açım anneeee !

diyebildim.

- Masa hazır haydi geçin.

diyince sevinç dansı yapmak geldi içimden. Ama halim kalmamıştı. Hemen masaya oturdum ve yıllarca yemek yememiş gibi yemeye başladım. Arada bir annemin 'Yavaş boğulacaksın' feryatları ve Meriç'in gülmeleri de vardı. Ama aldırmadan aynı hızda yedim. Daha sonra odama çıktım. Dinlenmek istiyordum. Yatağına uzandıktan yirmi dakika sonra Meriç bey geldi. Çok şık duruyordu. Takım elbise giymiş. Kravat yerine papyon takmış. Çok şirindi.

BAY EGOİSTBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin