Ve yazarınıza gece gece enerji geliyor. Asdfgh. Hem bölüm yazıp dans eden birine dönüştüm asdfhdjdhjs.
Donup kalmıştım. Etrafımdakiler bir sağa bir sola koşuşturuyor çığlık atıyorlardı. Bense olduğum yerde döndüm kaldım. Ambulans gelmişti. Meriç beni kolumdan çekerek ambulansla bindirdi. Bir tepki vermiyordum. Eğer onu da kaybedersem tek tutunacağım dal olarak Meriç kalıyordu. Ama hayır. Can kolay kolay pes edemezdi. Değil mi ? Daha bana abilik yapacaktı ! Ambulans durunca hemen indim. Can'ın gözleri açıktı.
- Melis.
diye bana seslendi.
- Can sakın pes etme.
- Seni bırakmam prenses.
dedi ve lanet olasıca ameliyat odasına girdi. Kim neden yaptı bunu ?! Ne istiyorlardı bizden. Belki de tüm eşyaları toplayıp hep beraber başka bir şehire gitmeliydik. En amtıklısı buydu. Baksanıza bela eksik olmuyor. Tanımadığımız insanların arasında ne kadar da iyi oluruz bilmem ama bize iyi geleceğinden emindim.
- Biraz daha iyi misin ?
dedi Meriç elindeki suyu bana uzatarak.
- O yaşayacak değil mi ?
- Tabiki de Melis. Görmedin mi konuştu seninle. Daha abilik yapacak sana. Hadi ama Can bu kadar kolay pes etmez !
- Sen nereden biliyorsun ?
- Unuttum mu şapşal biz onunla eskiden yakın arkadaştık.
- Heyy bana Şeyma'yı anlatsana.
- Boşver.
- Hadi ama söz kıskanmam.
- Tamam baş belası tamam. Esmer bir kızdı. Güzeldi. En önemlisi masumdu. Onu bu yüzden sevmiştim. O kadar saftı ki. Anlatamam. Gözleri hep anlamlı bakardı. Onun o gözlerinde boğulur gibi olursun. Ama öldü işte.
- Nasıl öldü anlatsana.
- Melis, lütfen !
- Melis Can'ın ameliyatı bittiiii !
diye yanımıza koşarak gelen Bensu'ya baktım ve koşarak hastaneye girdim. Yoğun bakıma almışlardı.
- Nasıl doktor o ölecek mi ?
- Üzülmenize gerek yok hayati tehlikeyi atlattı.
dediğinde doktora sarıldım. Önce ne olduğunu anlamadı. Tabi sonra ben ayrıldım ve
- Şey özür dilerim..
dedim. O da güldü.
- Özür dilemene gerek yok. Ben alışkınım.
dedi ve gülerek yanından gitti.
-Meriç o kurtulduuu ! Yaşıyor ! Yaşıyor Meriç !
dedim ve boynuna atladım.
- Buna sevindim. Ama senin dinlenmen gerek miniğim.
- Ama Meriç uyuyamama kii.
- Hadi ama hayati tehlikeyi atlattı diyorsun.
- Peki.
dedim ve başımı onun bacaklarına koyarak uyudum. Evet ciddi anlamda uyudum. Acayip yıpranmıştım. Eee bünye alışık değil böyle aksiyonlara. Eski sıkıcı hayatımı özlemeye başlamıştım. Çünkü böyle gittikçe her gün birini kaybetme duygusu içerisindeyim. Neyse ben uyumuştum..
Uyandığımda Can'ı sedyeyle bir yere götürüyorlardı.
- Onu nereye götürüyorsunuz ?!
diye bağırdığımda bizimkiler uyanmıştı.
- Normal odaya alıyoruz.
- Onu görebilir miyim ?
- Çok fazla yormayın.
dedi ve ben koşarak Can'ın odasına girdim. Hemşire koluna serum takıyordu. Ve taktı. Evet o da çıktı. Ve bende sözlerime başladım.
- Ah be abicim. Ne kadar korkuttun beni sana bir şey olsaydı yaşamak istemezdim.Baksana herkes yavaş yavaş gidiyor gibi hayatımdan. Her gün korkuyla uyanmak istemiyorum. Burada oldukça tehlikedeyiz. Seni vuran kim bilmiyoruz ama neden yaptı ki bunu ? Ya bir daha değerse. Sen hastaneden çıktığında başka bir şehire taşınalım bizimkileride alıp. Hep beraber aynı evde kalalım. Olur mu abicim ?
- Olur prenses.
- AAAAAAA konuştuuuuuunnn !!!
diye çığlık attığımda doktor odaya girdi. Bana tuhaf tuhaf baktı.
- Bu kadar yeter.
dedi ve beni odadan çıkarttı.
- Neler oluyor ?
- Can konuştuuuu ! Ve artık başka bir şehire taşınıyoruz !
- Nasıl ?
- Diyorum ki burada her gün korkuyla yaşayacağımıza hep beraber başka bir şehire taşınalım. Hepimiz aynı evde kalırız. Hem üniversiteye de o şehirde gideriz !
önce hepsi tuhaf baksada
- Hadi ama mızıkçılık yapmayın.
dedim ve hepsi fikrimi onayladı. Yuppiii yupiii !! Meriç Can Bensu Bertuğ Başak Berkay ve ben aynı evdeeee oleeeyy ! İçimden sevinç dansı yaptıım !
ŞİMDİ OKUDUĞUN
BAY EGOİST
Teen FictionSelam. Ben Aytül. Bu hikayemizin yazarı. Öncelikle tabletten uygulamadan yazdigimdan dolayı yazim hatalarim olursa çok özür dilerim. Bölümler belki birazcik geç gelebilir. Ama yeni bir eve tasinacagimiz icin. Fakat tasindigimizda her gün yazarim. Ha...
