Bakıyorum da sana şölye yara izlerimden, değişmişsin. Eksilmiş, yıpranmış, üzgün ve hırçın biri olmuşsun. Önünü geleni de seven biri olmuşsun. Bu haline üzüldüm. Sevdiğin kız iyi bakmamış sana benden sonra. Gitmeseydin okşardım saçlarını, dayardım başını göğsüme. Ama gittin sen. Her şeyimi sende bırakıp gittin be. Kolay gittin he. Alkışladım seni, ayakta hemde. Öyle sevmemiş gibi gittin ki, beni bir daha kimse sevemezmiş gibi. Kendimden tiksindim ulan. Ama kendimden tiksindiğimden çok senden tiksindim. İğrendim o kokmuş, yok olmaya yüz tutmuş karakterinden. Ama bana kalsaydı eğer; ben senin kokmuş ve olmayan karakterini bile sevecektim. Sende kendin gibi birini tercih ettin haklısın yolun açık olsun. Ama yine de benden söylemesi yeni bir sevgiliden çok yeni bir kişiliğe ihtiyacın var.
Gidişlerin hep acı mı olur böyle? Şekersiz, koyu ve sıcak bir çayın soğumasını beklediğim gibi, seninde gidişini mi izleyeyim? Yapamam şeker katmadan tatlanmaz bu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Artık Tekiz
Non-FictionArtık tekiz. Sen ve beniz. Artık tek iz, kalbimdeki bitişimiz. Öncelikle unutulamayanıma yazdım bu yazıları. Sonra unutmak için yazdım. Fark ettim ki unutulmuyormuş. Bende hatırlamak için yazdım. Ama unutulmayanlar, hatırlanmazlar. Bende ezberlemek...
