ventuno

6.5K 597 264
                                        

Sanırım dünyadaki en güzel his, güne gözlerimi Taehyung'un yüzümde dolaşan kelebek öpücüklerinin hissiyatıyla beraber aralamaktı. Onun kucağında, ona sımsıkı sarılmış bir vaziyette uyuyakalmıştım ve uyandığımda ilk gördüğüm yüz ise, yine onunki olmuştu. Mutluluğumu tarif edecek kelimeler bulmakta güçlük çekiyordum.

"Günaydın."

Yeni uyandığım için boğuk çıkan sesimle mırıldandığımda, Taehyung'un dudaklarında ufak bir tebessüm belirdi. "Günaydın, Lalisa."

Kendime gelebilmek adına kirpiklerimi hızlı hızlı birkaç kez kırpıştırdığımda, o hala beni gülümseyen bir ifadeyle izlemeye devam ediyordu. Muhtemelen şu an saçlarım darmadağın olmuş, gözlerim şişmiş bir haldeydim ancak gerçekten bunlar umrumda bile değildi. Onun yanındayken böyle endişelerim yoktu çünkü, rahat hissediyordum ve en önemlisi; kendim gibi olabiliyordum.

"Uyku alışkanlıkların gerçekten kötüymüş," dedi Taehyung göz kapaklarımı örten saç tutamlarını arkaya doğru yavaşça ittirirken. "Bir kız nasıl bu kadar horlayabilir? Aklım almıyor."

Söyledikleriyle gözlerim anında irileşirken, kollarının arasından çıkmak için kısa bir süre çırpındım. "Yalan söylüyorsun, ben horlamam!" Kendime engel olamayıp bağırdığımda Taehyung sesli bir kahkaha attı ve ardından belimdeki kollarıyla beni daha da sıkı sarıp uzaklaşmama izin vermedi.

"Tamam kabul ediyorum, yalan söyledim," dedi saçlarıma belli belirsiz bir öpücük kondururken. "Sadece seninle uğraşmayı seviyorum." Gözlerimi sahte bir kızgınlıkla devirdiğimde, kollarından tekrar çıkmaya çalıştım ancak boşa bir çabaydı bu elbette.

"Taehyung bıraksana," dedim hafif bir bıkkınlıkla. "Lavaboya gitmem gerek." Küçük bir çocuk gibi öne doğru büzülen dudaklarıyla mızmızlanmış, başını hayır anlamında sallamıştı. "Gitme, biraz daha böyle kalalım."

Dudaklarıma yayılan gülümsemeye engel olamazken, parmaklarım benden izin dahi almadan Taehyung'un dalgalı ve yumuşacık saçlarının arasında gezintiye çıkmıştı çoktan.

"Yüzümü yıkamam gerek Taehyung, berbat bir haldeyim. Benden iğrenmiyor musun?" Başını sağa sola salladı önce, ardından belimde dinlenen elleri yanaklarımı kavradı.

"Sei ancora bellissima per me." (Benim için hala çok güzelsin.)

"Biliyorsun, yine hiçbir şey anlamadım."

Güldü.

"Biliyorum Lalisa, ama zaten söylediklerimi anlamana gerek yok. Hissetmen yeterli."


"Lanet olsun!"

Taehyung oyun konsolunu sinirle yere fırlattığında, ona yandan bir bakış atıp sırıttım. "Beni küçümseme demiştim."

Kelimelerimi kulak arkası ederken mırıldandı. "Hadi, bir kez daha."

Onun daha da fazla sinirleneceğini umursamadan sesli bir kahkahanın dudaklarımdan dökülmesine izin verdiğimde, ekrana kilitlenmiş bakışları hızlıca bana döndü.

"Yenilmekten sıkılmadın mı?"

Taehyung gözlerini devirirken titrek bir nefesi içine çekti. "Hadi Lalisa, son kez. Kazanan kaybedene istediği bir şeyi yaptırır." Yüzümde kendini beğenmiş bir ifade kendiliğinden belirdiğinde, omuz silktim ve kabul ettim isteğini. Kazanacağımdan emindim ne de olsa.

bittersweetHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin