Episode 16

14.9K 1.1K 1.1K
                                        

İyi Okumalar 🐰🐯

Donmuştum.

Kıpırdayamıyor ve hareket edemiyordum.Hareket edecek gücü kendimde bulamıyordum.Bu hissettiğim neydi?

Korku,endişe,heyecan...

Çıkmazdaymışım gibi geliyordu.Belimdeki ellerin sahibinin kim olduğunu çok iyi biliyordum.Tam arkamdaydı.Uzun zamandır onun kim olduğunu merak eden ve ona gününü göstermek için can atan ben şimdi neden bir şey yapamıyordum?

Belimdeki elleri ve kulağıma çarpan nefesi bu kadar bana yakınken neden donmuştum?Bilmiyordum sadece bir sonraki hamlesini merak ederek olduğum yerde duruyordum.

"Demek sonunda karşıma çıkacak gücü buldun!?" sesimin titrememesi için kendimi kasmak zorunda kalmıştım.Belimdeki elleri ve nefesi beni geriyordu ve tüm algımı yitirmeme sebep olmuştu.

"Beni bu kadar görmek istediğini bilseydim daha erken çıkardım karşına" sesi garip geliyordu.Dönüp ona bakacak gücü kendimde bulamıyordum.

Kalın bir sesi vardı.Sanki sesini değiştiriyormuş gibi geliyordu.Bu sesi tanımıyordum.'Beni tanımadığını nerden biliyorsun?'demişti ama bu sesi hayatımda ilk defa duyduğuma emindim.Beni kandırıyordu.

"İnan seni görmek için değildi bu hevesim" kulağımın arkasından derin bir nefes alışını işitmiştim.Belimdeki ellerini çekerek beni kendine daha çok bastırmasıyla irkilmiştim.

Bu kadar rahat olması ve karşıma çıkacak gücü kendinde bulması beni şaşırtmıştı. Hiç beklemediğim bir zamanda gelmişti. Biliyordu şu an burada ona bir şey yapamayacağımı.İş arkadaşlarım ve patronum varken özellikle.

"Belimdeki ellerini çekmen için iki saniye veriyorum!" sesimin sinirli çıkmasını önlememiştim.Hatta sinirli çıkmasını bilerek istemiştim.Korksun ve peşimi bıraksın istiyordum.

"Yüzümü göreceğini düşünüyorsan yanılıyorsun Jungkook!Maskemi takmayacağımı mı düşündün?" sesindeki alay sinirimi bozuyordu.O bu kadar rahatken benim bu kadar gerilmem normal değildi.

Gücümü toparlayıp kafamı hafiften yana çevirdiğimde maskeli yüzünü zor da olsa görebilmiştim.Yüzünü göstermemekte ısrarcıydı.

"Buraya gelerek korkusuz olduğunu düşünmüştüm ama maskeni gördükten sonra yanıldığımı anladım.Sen korkak bir herifin tekisin!" dişlerimin arasından tıslamıştım.

Sinirlenmeye başlıyordum.Söylediğim şeyle kıkırdaması daha da sinirimi bozmuştu.Yüzünü bana göstermemesi ve adım kadar eminim sesini değiştirerek konuşması,kimliğini gizlemesi korkaklığının göstergesiydi.

"Korkak olmadığımı sen de çok yakında anlayacaksın ama asıl buraya gelme amacım sana kimliğimi göstermek değildi" demişti ve bir kez daha derin nefes alışını duymuştum.Bana arsızca mesaj attığı o gün aklıma geldiğinde irkilerek kendimi biraz ondan uzaklaştırmaya çalışmıştım.

O sapık biriydi ve arkamda olması da beni korkutuyordu.Ona güvenmiyordum.Telefondan bana mesaj atan birine nasıl güvenebilirdim ki?

"Neymiş seni buraya getiren!?"buraya gelmesinin ben olduğumu biliyordum ama sadece beni görmek için gelmediğini anlamayacak kadar da salak değildim.Tamam biraz salaklık vardı ama o kadar da değil.Hem her insanda biraz da olsa salaklık yok muydu?

"Boşver orası seni ilgilendirmiyor!" diyip kestirip atmıştı.Sorularıma cevap vermemesi ya da her seferinde çarpıtarak cevap vermesine artık katlanamıyordum.Belimdeki ellerinin üzerine ellerimi koyarak itmeye çalışmıştım.

SHADOW || TaekookHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin