Episode 13

16.6K 1.1K 1.2K
                                        

İyi Okumalar 🐰🐯

Bana bütün gece trip yapan Jimin'in gönlünü zorda olsa almayı başarmıştım.Yaptığım pastadan götürmüştüm ve severek yemişti.'Mark yardım etti mi?'diye sorduğunda 'Azıcık,ufacık'dediğimde de yediği pastayı kusmaya çalışmıştı ama orası o kadar da önemli bir nokta değildi.

Şimdi de Jimin'in bulduğu iş yerine gelmiştim.Burası bir ofisti.Jimin'in şoförlük yaptığı müdürün iş yeriymiş ve işciye ihtiyacı olduğundan Jimin de benim gidip konuşmamı söylemişti.

Sabah da Jimin'in söylemesiyle direk gelmiştim.Dün gece sinirli olduğundan sabah söylemişti.Şu an ise müdürle görüşmek için sekreterin masasının önünde oturarak bekliyordum.Müdürün işi olmalıydı çünkü uzun bir süredir burada bekliyordum ve sıkılmaya başlamıştım.

"Buyurun sizi bekliyor" sekreterin gülümseyerek odayı göstermesiyle yerimden kalkıp odaya doğru yürümeye başlamıştım.

İçimde tarif edemediğim bir sıkıntı oluşmuştu.İlk defa böyle bir işte çalışacaktım ve nasıl davranmam gerektiğini kestiremiyordum.Tek düşündüğüm bu işe ihtiyacım olduğuydu.

Kapıyı iki kere tıklayarak"Gel"komutunu duyduğumda kapıyı açarak içeriye girmiştim.Müdür olduğunu tahmin ettiğim kişi sandalyesinde sırtı bana dönük bir şekilde oturuyordu.

"Evet ne mezunuydun?" yavaş bir şekilde sandalyesinden bana dönen kişiyi görmemle olduğum yerde dona kalmıştım.Karşımdaki yıllardır haber alamadığım arkadaşımdı.

"Hoseok!" şaşkınlıkla ağzımdan çıkan ismi sayesinde Hoseok'un bakışları beni bulmuş ve beni görmesiyle gözleri kocaman açılmıştı.Nasıl olurdu?Yıllardır ondan haber alamamıştım ve şimdi karşımdaydı.

"Jungkook!" hızla yerinden kalkıp bana doğru gelen Hoseok'a koşarak gidip sarılmıştım.Onu çok özlemiştim ve iyi olduğunu görmek beni sevindirmişti.

"İnanamıyorum iyisin!" demiştim ve biraz uzaklaşıp onu incelemiştim.Gayet iyi görünüyordu. Üzerindeki takım elbisesi sayesinde çok zengin duruyordu.Buraya müdür olduğuna göre de öyle olmalıydı.

"Evet ben iyiyim ama asıl sen nasılsın?O adamdan nasıl kurtuldun?"kurtulmama sevinmiş olmalıydı çünkü yüzündeki gülümsemenin başka açıklaması olamazdı.

Başımdan geçenleri kısaca Hoseok'a anlatmıştım ve şimdi de sekreterin getirdiği kahveleri içiyorduk.Hoseok anlattıklarımı şaskınlıkla dinlemişti çünkü kurtulmam herkes için imkansızmış gibi geliyordu.

"Vay beh!Senin adına sevindim dostum!"kahvesinden yudum alan Hoseok'a bakıyordum.Cidden değişmişti.Zenginlik ona yakışmıştı.Üzerinde eğrelti durmuyordu.

"Seni aradım,evine geldim ama yoktun.Komşuların taşındığını söylediler" demiştim.Evet onu o geceden sonra aramıştım Taehyung'dan gizli evine de gitmiştim ama bulamamıştım.

"Bende seni aradım Jungkook evini bilmiyordum ve her yere baktım inan aklıma gelen her yere ama seni bulamadığım için pes ederek Amerika'ya geldim üzgünüm" demişti ve bakışlarını kaçırmıştı.Hoseok'a evimin adresini söylememiştim çünkü o zamanlar sürekli ev değiştiriyorduk.

"Üzgün olma.Her şey geçmişte kaldı önümüze bakmamız gerek" tekrardan bakışlarımız buluşmuştu.Beni bıraktığı için pişmanlık hissediyor olmalıydı ama yapacak bir şeyi yoktu onu da anlıyordum.

"İşe mi ihtiyacın var?Jimin öyle söyledi ve Jimin senin neyin oluyor yoksa yeni sevgilin mi?" demişti konuyu değiştirmeye çalışarak. Ona ayak uydurarak konuyu kapamaya çalışmıştım."Evet işe ihtiyacım var ve Jimin benim ev arkadaşım "

SHADOW || TaekookHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin