9 - Neden

209 3 0
                                    

Miço her zamankinden farklı havlıyordu. "Hadi oğlum sus biraz bak çok yorgunum uyumak istiyorum söz kalkınca seninle daha fazla ilgileneceğim" dedi Mert gözleri kapalı. Miço'nun susmaya hiç niyeti yoktu sanki bir şeyler anlatmak istiyordu. Mert daha fazla dayanamadı yatağında doğruldu Miço'ya baktı."Kalktım işte tamam artık sus" dedi. Miço onu dışarı çıkmaya zorluyordu. Mert Miço'nun bu hallerini görünce yataktan kalkıp onu takip etti. Dışarı çıktıklarında Miço sahile doğru koştu Mert'te onun peşinden koştu. Sahilde tek başına oturan biri vardı Mert iyice yaklaşınca bunun Cansu olduğunu gördü. "Günaydın "diye seslendi fakat Cansu cevap vermedi. Sessizce denize bakıyordu belki de Mert ve Miço'nun orda olduklarının farkında bile değildi. Mert yavaşça omzuna dokundu "Cansu iyi misin?"dedi. Cansu birden irkilerek Mert'e baktı "kimsin sen neden sürekli etrafımdasın beni rahat bırak "diye bağırdı. Mert Cansu'nun bu davranışı karşısında çok şaşırmıştı "kötü bir niyetim yok sana yardım etmek istemiştim" dedi. "Sen kimsinde bana yardım edeceksin kendini ne sanıyorsun basit bir balıkçısın uzak dur benden anladın mı seni görmek istemiyorum "diyerek Mert'i azarlayarak küçümsedi. Mert her ne kadar Cansu'nun bu haline üzülsede söylediği sözler onun çok ağırına gitmişti. Miço'yu da alarak tekneye gitti. Teknede bir yandan ağları onarırken bir yandan da gizlice Cansu'ya bakıyordu onun kendine bir şey yapmasından endişeleniyordu. Onu bu halde orda bırakamazdı Miço'yu sahilde bırakıp büyükbaba ve büyükanneye haber vermek için çiftliğe gitti. Büyükanne ağlıyarak etrafta bir şeyler arıyordu Mert Cansu'yu aradıklarını tahmin etti hemen "büyükanne" diye seslendi "Cansu sahilde endişelenmeyin durumu iyi isterseniz birlikte sahile gidelim onu eve getirebilirsiniz belki" dedi ve birlikte sahile gittiler. Cansu aynı yerde oturuyordu Miço da hemen yanıbaşında sanki Cansu'ya bekçilik yapıyordu. Büyükannesi ve büyükbabası Cansu'nun yanına oturdular. Mert onları başbaşa bırakıp tekneye döndü. Cansu büyükannesinin dizine uzandı denize doğru bakıp "biliyorum büyükanne annem ve babam burdalar onlar geri gelecek onlar gelene kadar burdan ayrılmayacağım "dedi. Büyükbaba gözyaşlarını silerek "onlar geri gelmeyecek meleğim seni böyle görseler ne kadar üzülürlerdi biliyorsun değil mi? hadi evimize gidelim" dedi. Cansu ağlayarak ayağa kalktı "lütfen büyükbaba beni annemin babamın yanına götür ben onlarsız yaşayamam çok özledim onları" dedi. "Tamam kızım söz veriyorum seni onların yanına götüreceğim ama önce eve gidip birazcık dinlen sonra gideriz" diyerek Cansu'yu ikna etti. Mert Cansu'nun büyükbabası ve büyükannesiyle gittiğini görünce rahatladı. Miço'ya "hadi artık şimdi balığa çıkabiliriz" "dedi. Denize açıldılar ama Cansu'nun söyledikleri aklından çıkmıyordu acaba üzüntüden mi böyle kırıcı konuşmuştu yoksa gerçekten Mert'i küçümsemişmiydi. Miço havladı Mert ona bakıp güldü "bence de Miço üzüntüden ne söylediğini bilmiyor kırıcı olduğunun farkında değil onu hoş görmek gerek zamana ihtiyacı var "dedi. Cansu'yu düşünmek ona tarifsiz bir mutluluk veriyordu. İlk kez bir kıza böyle şeyler hissediyordu. Cansu eve gider gitmez kendini odasına kapatmıştı. Kimseyle konuşmak istemiyordu. Büyükanne ve büyükbabası ne yapacaklarını bilemiyordu en iyisi onu biraz kendi haline bırakmaktı. Çok geçmeden Cansu'nun çığlıkları duyuldu büyükannesi ve büyükbabası telaşla hemen Cansu'nun odasına koştular kapıyı açtılar gördükleri karşısında büyük bir şok yaşadılar.

FIRTINALI AŞKHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin