5 - Bir nefes

328 4 0
                                    

Masmavi gökyüzü birden karabulutlarla kaplanmaya başladı rüzgâr şiddetini artırırken bir yandan da denizde dalgalar oluşuyordu. Neler oluyordu böyle bardaktan boşalırcasına yağmur yağıyordu tekne bir sağa bir sola yatıyordu. Kaptan denizde bir şeyler gördüğünü söyledi Mert kaptanın gösterdiği yere  bakınca denizde sürüklenen bir karartı gördü tekneye doğru gittikçe yaklaşan bu karartıda neydi? Biraz daha dikkatli baktı "Aman Allah'ım" bu bir insan"diye haykırdı ve hiç düşünmeden kendini denizin dalgalı sularına bıraktı dalgalarla büyük mücadele vererek suyun üzerinde hareketsiz duran kişiye ulaştı. Bir yandan da etrafına baktı başka kimse varmı diye ama hava gittikçe daha da kötüye gidiyordu görüş mesafesi azalıyordu onu hemen tekneye götürmesi gerekiyordu. Kaptan tekneyi yaklaştırmaya çabalıyordu Mert tekneye dikkatli bir şekilde yanaştı kaptanında yardımıyla tekneye çıkardılar. Mert kurtardığı genç kızı anımsar gibi oldu ama şu an bunun hiçbir önemi yoktu. Kaptan yaşıyor mu? diye sordu. Mert nefes alıyormu diye kontrol etti. "Evet kaptan yaşıyor çok net olmasada nefes aldığını hissediyorum.
Acele et kaptan bir an önce kıyıya ulaşıp hastaneye yetiştirelim dedi" Bu kız sabahleyin gezi teknesinde gördüğü uzun kumral saçlı, beyaz tenli kızdı. Kaptan denizdeki fırtınaya rağmen büyük bir ustalıkla tekneyi kıyıya ulaştırmayı başardı. Mert hemen bir araba buldu ve genç kızı hastaneye götürmek için yola çıktı. Kucağındaki genç kızın nefes alıp almadığını kontrol ediyor bir yandan da şöföre acele etmesini söylüyordu. Nihayet hastaneye geldiler görevliler hemen müdahale edip genç kızı yoğun bakıma aldılar çok su yutmuştu bilinci kapalıydı. Mert koridorda ıslak ve bitkin bir halde bir aşağı bir yukarı gidip geliyordu. "Kimi kimsesi var mı acaba? Bir yakınına, onu tanıyan birine ulaşabilsem" diye mırıldanıyordu kendi kendine. Koridorda bulunan koltuğa oturdu başını iki elinin arasına aldı derin bir nefes çekti ve beklemeye başladı. "Niye kimse bir açıklama yapmıyor"dedi. Biraz sonra kaptanda hastaneye geldi genç kızın durumunu sordu Mert'e fakat henüz olumlu ya da olumsuz bir gelişme yoktu. Mert kaptana; "bir an önce bu kızın yakınlarına ulaşmamız, durumuyla ilgili haber vermemiz gerek bunun için elimizden geleni yapalım" dedi. Kaptan elini Mert'in omuzuna koyarak "bulacağız merak etme"diye onu teselli etti ve ardından hızlı bir şekilde hastaneden ayrıldı. Mert koridorda beklemeye devam etti saat çok geç olmuştu kıyafetleri üstünde kurumuştu üşüyordu ama şu an bunların hiç bir önemi yoktu tek istediği genç kız hakkında bilgi almaktı. Birden yoğun bakım odasından çıkan doktoru gördü telaşlı bir şekilde yanına gitti. Doktor yorgunluktan bitkin düşmüş genci gözleriyle süzdükten sonra "yakını mısınız?" diye sordu. Mert ne diyeceğini bilemedi sanki boğazında kelimeler düğümlenmişti kötü bir haber vermesinden korkuyordu.

FIRTINALI AŞKHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin