§ en baştaki duruma bakarsak aralarında en endişeli olan sendin,
§ zaten Hongjoong'un lider olarak çok fazla görevi varken birde bu konuyu açıp onu strese sokmak istemedin.
§ ancak ona bundan bahsetmezsen olabilecekleri de tahmin ediyordun.
§ karaladığı birkaç sözle uğraşırken kısık sesle ona bu konudan bahsettin.
§ eğer mükemmel bir işitme yeteneği varsa seni duymuştur çünkü sen bile ne dediğini pek duyamadın.
§ bir miktar fazla yoğun olduğu için o, sana ne dediğini sorduğunda cevap vermedin. gerçekten fazla yorgun görünüyordu.
§ aslında bir miktar bu olayı kavramış diyebiliriz.
§ telefonların durmadan çalıyordu, eve hep en geç gelen oluyordun ve sıklıkla Chan ile konuşuyordun. onun gibi yüksek IQ'lu bir insanın bunu anlamaması mümkün değil.
§ gösteri günü geldiğinde Chan senin aksine oldukça rahatken, sen tırnaklarındaki ojeleri soymaya başlamıştın bile.
§ gösteri boyunca tepkisizce izledi. en azından sen öyle düşünüyorsun.
§ büyük bir alkış ile sahneden indiğinizde Chan'ın belini tutan eli sertçe itildi ve yerine, açık göbeğinden hissettiğin daha kemikli bir el yerleşti.
§ gösteri sonunda karanlığa bürünen sahnede seni kimin arka tarafa çektiğini göremedin ancak Chan'ın arkandan bağırdığını duyabiliyordun.
§ soyunma odasına geldiğinizde ve kapı sertçe kapatıldığında tanıdık sesi duydun.
§ "her şeyin bir karşılığı var, değil mi güzelim?"