1 Hafta içinde 3 kilo vermek ne kadar normaldir bilmiyorum . Yemek yeme isteği yada yataktan çıkma isteği konusunda da şikayetlerim yok değil. Öksürmeyi hesaba hiç katmıyorum bile. Derin olmasa , onu görme isteğim olmasa belki yataktan hiç çıkmayabilirdimde.
Peki ne olacaktı benim Derin sevdam böyle birgün anlatabilecekmiydim içimdekileri , hiç sanmıyorum . Daha Duruya bile anlatamamışken Derine söylemek deli cesareti isterdi. Halbuki ne kadar isterdim korkmadan , utanmadan seni seviyorum demeyi hem belki oda beni seviyordur oda bekliyordur bana sevdiğini söylemeyi . Açılsa bana mesela herkesi herşeyi boşverip evlensek , kaçsak buralardan el ele verip uzaklara, masal gibi bir hayatımız olsa küçük bir ev ve çocuklarımız olsa... Hayal kurmak ne kadarda güzel böyle , sadece düşlerdede olsa Derinin benimle olduğunu bilmek çocukluğumdan beri düşündüğüm, beni mutlu eden tek şey bu . Cedric misali 18 yaşındaysanız ve Derini seviyorsanız hayat gerçektende çok güzel...
Yarın üniversite hayatımızın ilk günü tatlı bir uyku çekip dinç kalkmak sanırım harika olurdu. Dişlerim fırçalandı , yüz maskem yapıldı , uyku gözlüklerim hazırlandı, Derinli hayaller kuruldu , telefondan Derinin foroğrafına bakıp iyi geceler dilendi artık uyuyabilirim .
Telefonumun sesiyle uyandım Duru arıyordu iyide sabahın 8inde aranır mı bir insan .
-''Efendim Durucum ''
-''Ne hala uyuyormusun okula gideceğimizi unuttun sanırım ayrıca bugün alışverişede gidecektik hemen kalk Veda hemen ''
-'' Benim dersim 10da Duru şimdi kapatta biraz daha uyuyayım görüşürüz canımm .'' Cevap vermeden telefonu kapattım zaten zor günler geçiriyordum zar zor elde ettiğim uykuyu feda etmek delice .
Gözlerim tekrar kapanırken evin zili çalıyordu , hatta kuş sesi bitmeden tekrar kuş sesi, tekrar kuş sesi. Sinir bozucu zil sesini değiştirsem iyi olacaktı hatta zili kökünden söküp çıkartmalıydım. Yataktan doğrulup kapıya ilerledim nedense içimden bir ses uykuya dönemeyeceğimi söylüyordu kapının koluna asılmamla Durunun içeri fırlaması bir oldu. Neymiş efendim çok umursuzmuşum , daha kahvaltı yapmamışım kıyafetimi hazırlamamışım saçlarıma şekil vermemişim , makyajımı yapmamışım. Durunun söylediklerini duydukça üniversite okumak mı yoksa hazırlanıp derse gitmek mi daha zor karar veremedim.
-'' Ben çay suyu koyuyorum çabuk hazırlan''
-'' Canım yemek istemiyor tatlım hazırlanıp geliyorum.''
-''Tamam çabuk ol birazdan Derin burada olur.''
Derin mi ?? Tabiki Derin ,okula kiminle gidicez diye hiç akıl edememiştim ne sanıyordum ki aynı okulda olduğumuz ve arabası olan Derin varken taksiyle gitmek tabiki saçma olurdu . İlk defa babamların araba alma isteğine karşı koyduğum için ne kadar mükemmel birşey yaptığımı anladım. Okul eve yakın olsada Derinle fazladan bir dakika bile geçirmek paha biçilemezdi.
Odamda hazırlanırken kapının zili çaldı evet benim Legolasımda geldi işte. Legolas yani Derin bu arada . Tam bir yüzüklerin efendisi hayranından sevdiği adama Legolas ismindan başka birşey takması beklenemzdi zaten . Çabucak hazırlanıp salona geçtim .
-'' Hoşgeldin Leg.. Derin ''
-'' Hoşbulduk prenses hazırsan çıkalım ''
''Tabi çıkalım.''
Derinin bana iltifatlarda bulunması hiç tuhafıma gitmezdi o Duru ve bana hep böyle hitap ederdi. Yalnız benim kırmak üzere olduğum potta gözden kaçmamalı. Ne yapayım o benim Legolasımdı ve bu ufak sırrını en yakın arkadaşına bile söyleyemeyen yarım akıllı bir kızın lakap takması hiçte tuhaf değildi.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
VEDA
Roman pour AdolescentsHayatınızın ellerinizden kayıp gitmesi ne demek ? Daha kötüsü de ya sevdiğinizin ?
