bolum tahmin ettiginiz kadar uzun olmadigi icin cok ozur dilerim dovebilirsiniz isterseniz 💞
*
cuma
21.19
selim
ali
kelimeler, çok söylendiğinde yabancılaşıyordu. sanki farklı bir dildenmiş gibi söylendiği dudağa ecnebi geliyor, gerçeği bu değilmiş gibi farklılaşıyordu.
ali için bu sözcükler her geçen gün artıyordu. kafasının içinde sık sık tekrarladığı hep aynı tümceler ali'ye artık ezberlenmiş bir diyalog gibi anlamsız geliyordu. "saçların uzamış."
selim'in dudaklarındaki hafif kıvrımla yüzüne küçük de olsa bir gülümseme konmasına engel olamadı. eli, onun elinin arasındaydı. yattığı yatakta bile onun kokusu vardı. bunu o kadar özlemişti ki selim, aklından geçenleri tahmin bile edemezdi. "kestirmek istemedim."
o yatıyor, selim ise yatağın kenarında bağdaş kurmuş öylece oturuyordu. "neden?" diye sordu öylesine.
ali'nin elini gevşekçe açtı. parmaklarını onun parmaklarına sıkıca sarıp onun eliyle oynarken "en son sen kesmiştin." diye yanıt verdi.
gülüşü utangaç bir ifadeyle tüm yüzüne yayılırken yanakları kızarmıştı. dudağını yalayarak yüzündeki ifadeyi gizlemeye çalışsa da becerememişti. "aptalsın."
"aç mısın?" diye sordu aniden.
başını iki yana salladı. "değilim." parmaklarının arasındaki ele karşılık verdi. "sen?"
"değilim." gözleri ali'ye çevrildi. "kimlik sende mi?"
"ne kimliği?"
"ferhan'ın." ferhan, selim'in oda arkadaşının ismiydi. ali içeriye onun kimliğiyle girmişti.
yatakta başını hafifçe kaldırdı ve çalışma masasına baktı. "oraya koymuştum."
"tamam." eli hâlâ elinin arasındaydı.
yatağa geri yattı. "kyk'dan çıktığını bilmiyordum."
"çok olmadı zaten."
gözlerini kaçırdı. "eskiden," birleşmiş ellerine baktı. "...hayatındaki her şeyi bilirdim." eski dediği şunun şurasında birkaç haftadan ilerisi değildi fakat yine de eskiydi işte.
selim güldü. "önemli bir şey değildi ki yurttan çıkmam."
"hayır yani," yeşil gözleri tekrar selim'e döndü. "...ben istanbul'dayken bir şey olsa, bana söylemesen bilemeyeceğim."
ali'nin üzerindeki yorganı yukarı çekip boxerına kadar örttü ve bedenini soğuktan korudu. "öyle düşünme." diye rahatlatmaya çalıştı onu. "izmir'de olsak da böyle olurdu."
"hiç değilse seni görmek için dört yüz elli kilometre gitmeye ihtiyacım olmazdı."
yorganın üzerindeki eli hafifçe yukarı çıkıp ali'nin belini okşadı. "fazla kalmadı ki, şunun şurasında son birkaç ay." belki tüm bunları ali'den daha çok düşünüyordu fakat bu konuyu devam ettirmek istemedi. ali yanındaydı, bunu konuşamazlar mıydı?
boştaki eli yüzüne çıkıp yorgunlukla alnına düştü. "of." dedi gözlerini kapatırken. belinde, selim'in parmaklarını hissediyordu. elini onun eli sarıyor, üzerini onun yorganı örtüyordu. her şey o kadar güzeldi ki bu ali'ye fazla geliyordu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
fatale
Short Storyali: mezuna kalmak zorundaydım ali: ama seninle aynı dört duvar arasında kalacağımı bilseydim tercih listemin en başına kars su ürünleri mühendisliği yazardım amk texting' boyxboy' küfür içerir hassas değerlere saygı minimum seviyededir #eşcinsel 1'...
