Keşke satır arası yorumlar gelse~
Keyifli okumalar🍬
Uyandığımdan itibaren halsiz olan ruhum bunu bedenime de yansıtmış sürünerek aşağı iniyordum.
Dün mektubu okuduktan sonra yatana kadar ağlamıştım eh ağlamanın da sabah şişik ve ağrıyan gözlerle uyanma gibi bir etkisi oluyordu.
Sonunda salona indiğimde bana olan bakışları umursamadan kendimi koltuğa bıraktım.
"Sarah iyi misin, ne bu hâl?" Endişeyle yanıma gelen Jungkook'a sadece bakmakla yetindim.
Gözlerimi açacak hâlim bile yokken ayakta durduğuma sevinmeleri gerekiyordu.
Derin bir nefes aldığımda bana bakan üzgün gözlere baktım. Jimin, Jungkook'a bir şeyler işaret etmeye başladığında bunu anlamak için çabalamadım bile.
"J-Jimin okuyamıyorum" dedi Jungkook şaşkınlıkla ardından Namjoon bana doğru gelip elini alnıma yasladı.
Soğuk, bir ölüyü andıran elleri titrememi sağlarken kaşlarını çatarak kaşla göz arasında yukarı çıktı.
Taehyung endişeyle önümde diz çöktüğünde bayık bakışlarımla ona baktım. Çok kötü hissediyordum, üşüyordum yalnızdım ve çevremdeki herkes önemli bir görevim olduğunu söyleyip duruyordu.
Aklım durmuştu, düşünemiyordum gözlerim kendiliğinden kapanmak üzereydi.
Namjoon telaşla yanıma gelip elindeki dereceyi ayarlayarak ağzıma koydu. Herkes endişeli gözlerle beni izlerken bu bakışlara daha fazla dayanamadan hızlıca ayağa kalktım.
Eş zamanlı kalkmamın sonucunda ağzımdaki derece gitmiş başımın aniden dönmesi sonucu gözlerimi kapatarak bedenime hükmetme yetkisini kaybetmiştim.
En son hatırladığım ise boğuk duyduğum sesler ve birinin kollarına yığılmam olmuştu.
...
Gözlerimi hafiften açtığımda yatağın her köşesinde gördüğüm biriyle kaşlarım çatıldı. Aklıma yeni gelen görüntülerle ne olduğunu yavaş yavaş anlamıştım.
Doğrulup sırtımı başlığa yasladım. Baş ucumda Taehyung hemen yanında Jungkook ve diğerleri etrafımda daire şekilde dizilmişlerdi. Fakat Yoongi'yi görememiştim yoktu.
Gözlerini dinlendirdiklerini anlamam uzun sürmemişti sonuçta vampirler uyumazdı değil mi?
Aniden başıma ağrı girdiğinde kimseyi rahatsız etmeden yataktan kalktım. Başımdaki ıslak bezi yerdeki kovaya bırakıp terliklerimi giydim.
Hepsi gün boyunca benimle ilgilenmişti anlaşılan. Merdivenleri yavaş yavaş inerken duyduğum acı inleme sesiyle kaşlarım çatıldı.
"Hayır!"
"Çık"
Biri kavga ediyor gibiydi hem bağırıyor hem acıdan inliyordu.
Temkinli adımlarla gelen sese doğru çıktım. Attığım her adım sesin netliğini sağlarken kalbim güm güm atıyordu.
"Ağh, başım"
Yarı aralanmış kapıdan süzülen ışık ve gölgeyle oraya doğru adımladım. Görüş açıma giren Yoongi başını tutmuş sıktığı dişleriyle yere çömelmişti.
Kriz geçiriyor gibi bir hâli varken içimden bir ses oraya gitme diyordu. Sonra tekrar bir ağrı başına vurduğunda aynı ağrının bana gelmesi üzerine dizlerimin üstüne çöktüm.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Vampire Mansion▪[BTS]
FanfictieSarah yıllar sonra terkettiği malikaneye geri döndüğünde, malikaneyi bıraktığı gibi bulamayacaktır.
![Vampire Mansion▪[BTS]](https://img.wattpad.com/cover/239356709-64-k442411.jpg)