-yarım saat sonra-
Doktor (Poyraz) çıkar.
Ali: Selin yaşıyor mu?
Poyraz: Merak etmeyin, hayatta. Kolu iyi, kurşun sadece sıyırmış ve pansuman da yapılmış önceden.
Ali: Evet ben yapmıştım.
Poyraz: Anladım, pansuman yapmanız onu kurtarmanızı sağlamış, enfeksiyon kapmaya meyilli bir yerde kolundaki yara çünkü. Bunun dışında vücudunda iki adet kurşun vardı. Kurşunun biri akciğerine gelmiş, onu aldık, biraz hasar bırakmış ama ciğer kendini hızlı yenilediği için sorun olmayacaktır.
Ali: Diğer kurşun?
Poyraz: Diğer kurşun kalbin çok yanına gelmiş, şuan bekletiyoruz onu. Vücudunun biraz toparlanmasını bekleyeceğiz. Bir iki gün sonra eğer bir sorun çıkmazsa onu da alacağız. Şimdi yoğun bakıma alınacak, ailesine haber verilmesini öneririm.
Ali: Ailesi benim.
Poyraz: Anladım, geçmiş olsun. Birazdan isterseniz yanına girebilirsiniz ama uzun sürmesin.
Ali: Sağ olun.
Poyraz gider. 5 dakika sonra da Selin'i çıkartırlar, Ali hemen koşup Selin'in elini tutar.
Ali*sessizce*: Buradayım, sen de buradasın. Kurtuldun. Çok bekletme beni tamam mı?
Selin'i yoğun bakıma alırlar, Ali'de yanına girer.
Ali: Selin, güzelim. Affedebilecek misin beni? Ben özür dilerim senden, koruyamadım seni. Bir de kardeş olduğumuzu biliyorlar artık, yani sadece Mesut komisere söyledim ama o diğerlerine de söylemiştir. Ama boş ver sen şimdi bunları, iyileşmene bak. Ben bekliyorum seni, tamam mı? Hem uyanınca sana bir sürprizim var.
Ali çıkar.
Hakan: Hamdi üst katta yatıyormuş abi, yarası çok ağır değilmiş.
Hüsnü: Tamam, doktoruyla konuşalım, merkeze alalım.
Hakan: Ben konuşayım abi.
Ali: Neredeymiş?
Hüsnü: Kim?
Ali: Abi, yemeyin beni. O şerefsiz nerede şuan?!
Hüsnü: Üst kattaymış, ama sakin dur. Tamam mı?
Ali: Hangi oda?
Hakan: 465
Hüsnü Hakan'a bakar, Hakan'da 'Ne yapayım' der gibi bakar.
Ali üstündekileri çıkartıp hemen Hamdi'nin yanına gider.
Ali: Sen ne yaptın lan şerefsiz!
Hamdi: Deli misin be adam! Alın şunu üstümden!
Hüsnü: Kaşınma istersen!
Ali Hamdi'ye birkaç kere vurur.
Aylin gelir koşarak.
Aylin: Abi
Ali: Selin'e bir şey mi oldu?
Aylin: Şey...
Ali: Söylesene hadi!
Aylin: Doktor seninle konuşmak istiyor.
Ali koşarak aşağı, doktorun yanına gider.
Ali: Bir şey mi oldu Selin'e?
Poyraz: Ameliyatı yarın sabahtan yapacağımı söylemek için gelmiştim, boş yere daha fazla içinde kalmasın kurşun. Bir de, bugün akşam saatlerinde uyanabilir, uyanınca tekrar uyutacağız.
Ali: Neden?
Poyraz: İçinde kurşun var, canı gerçekten çok yanar.
Ali*sessizce*: Şimdi yanmıyor sanki.
Poyraz: Emin olun daha fazla yanacaktır. İç kanama riski de devam etmekte. Ben gideyim şimdi, bir sorun oluşursa hemen gelirim.
Ali: Sağ olun.
Poyraz: Geçmiş olsun.
Poyraz gider.
Ali Aylin'e bakar.
Ali: Kusura bakma, birden sinirle sana bağırdım.
Aylin: Sorun değil. Selin iyileşsin de bir.
Ali kafasını sallar ve camın önüne gider. Selin'i izlemeye başlar.
-diğer gün-
Ali camın önünden hiç ayrılmamıştır. Poyraz gelir, Selin'i muayene etmeye başlar. Ve çıkar.
Poyraz: Ameliyat için hemşireler hazırlamaya gelecek birazdan, zor bir ameliyat olacak. Ve şunu da söylemem gerekir ki, her şeye hazırlıklı olun. Soracağınız bir şey var mı?
Ali hayır anlamında kafasını sallar.
Ekip te kafasını sallar. *Aileler gelmiştir ve Suat ve Nazike dua etmeye başlarlar.*
