11. bölüm

284 8 0
                                        

Selin aşağıya iner. Mesut arabanın önünde arabaya yaslanmış bir şekilde Selin'i bekliyordur. Selin'i görünce yanına gelir ve onu tutar.

Mesut: Hoş geldin.

Selin: Hoş buldum ve teşekkür ederim.

Mesut Selin'in arabaya binmesine yardım eder. Birlikte bu sefer farklı bir yere gelirler. Bir kafeye gelmişlerdir. Deniz'in yanındadır bu kafe.

Otururlar.

Mesut: İyi ki geldin.

Selin gülümser.

Mesut: Bugün sana ulaşamayınca endişelendim, endişelendik. Ali delirmiş gibiydi.

Selin: Biliyorum, yani Ali'nin delirmiş gibi olduğunu. Eve gelince bayağı belli etti delirdiğini.

Mesut: Kavga mı ettiniz?

Selin: Ya tam kavga gibi değil de, bağırdı o ben de birkaç bir şey söyledim. Öyle yani, şimdi iyi gibiyiz.

Mesut: İyi, iyi. Ne içersin, ya da aç mısın?

Selin: Aç değilim de bir çay içerim.

Mesut garsonu çağırır ve iki çay söyler.

Selin: Ee günün nasıldı?

Mesut: Aynı, bildiğin gibi.

Selin: Bildiğim pek söylenemez ama.

Selin gülümser.

Mesut: Sokaklarda serserilerin peşindeydik yani. Sen ne yaptın?

Selin: Ben tüm gün yattım. Başım çatlıyordu. Ama şuan iyiyim.

Mesut gülümser. Hayranlıkla Selin'e bakıyordur.

Selin: Manzaran güzel sanırım.

Selin arkasına falan bakar başka bir yere mi bakıyor diye.

Mesut: Evet, çok güzel.

Selin kendisine baktığını anlar ve utanır, kızarır ve eli ayağına dolaşır.

Selin: Ee, şey. Sana sormak istediğim bir şey var.

Mesut: Tabi, sor.

Selin: Rıza müdür, Pınar'a çok önem verir mi?

Mesut: Tabi. Pınar Rıza baba için dünyada ki en önemli şeydir. Onun için pervane oluyor. Biraz baskıcılığa giriyor sanırım ama çok değer veriyor yani, niye?

Selin: Ali, Pınar'a aşık. Pınar'da Ali'ye sanırım.

Mesut: Hadi ya. Ali'nin işi zor o zaman. Rıza baba canına okur.

Selin: Neden? Pınar'ın sevgilisi olması gayet normal bir şey. Ayrıca kaç yaşında kız.

Mesut: Öyle de, işte gel de Rıza babaya anlat. Pınar'ı kimse ile paylaşamıyor. Ayla abla o kadar değil ama Pınar hem annesinin hem de babasının göz bebeği.

Selin: Anladım.

Bir süre susarlar.

Selin: Evlilik hakkında ne düşünüyorsun?

Mesut: Evlilik... Güzel bir şey. Özel bir şey.

Selin başını sallayarak onaylar.

Mesut: Neden şimdiye kadar evlenmedin?

Selin: Bilmem, sanırım karşıma doğru birisi çıkmadı.

Mesut: İlerde evlenmek ister misin?

Selin: Kiminle evleneceğime bağlı. Seninleyse isterim, ama başkasıylaysa o kişinin kim olduğuna bağlı.

Mesut: Anladım.

Selin yavaşça yerinden kalkar ve Mesut'un yanında ki boş yere oturur. *Koltuklar iki kişiliktir, yani sandalye gibi değildir.*

Selin: Omzuna başımı koyabilir miyim?

Mesut: Tabi.

Selin başını Mesut'un omzuna koyar. Mesut'ta kolunu Selin'in omzuna koyar. Bir süre öyle dururlar.

Mesut Selin'in üşüdüğünü anlamıştır. Ceketini çıkartıp Selin'in omuzlarına koyar.

Selin: Teşekkür ederim ama sen üşürsen?

Mesut: Üşümem ben merak etme.

Aradan yarım saat geçer. Selin'in telefonu çalar. Selin telefonuna bakar.

Selin: Alo?

Aynur:...

Selin: Hayır, Aynur teyze gerçekten rica ediyorum yapmayın böyle şeyler. Gerçekten istemiyorum.

Aynur:...

Selin: Ya hayır size bir şey demiyorum da, istemiyorum. Gerçekten istemiyorum.

Aynur:...

Selin: Size de.

Selin sinirle telefonu kapatır. Mesut Selin'e bakıyordur.

Selin: Ya eski mahalleden, Aynur teyze. Kadın beni evlendirmeyi kafaya taktı. Her hafta değişik değişik adamların fotoğraflarını gönderiyor. Yıldım cidden.

Mesut güler sessizce.

Selin: Ya gülme. Kaç yıldır, bir şey de denilmiyor yaşlı başlı kadın.

Mesut: Kusura bakma. *hala az az gülüyordur.*

Selin: Gül gül, içinde kalmasın.

Mesut: Yok, ya alınma ama biraz şey.

Selin: Komik. Hatta trajikomik.

Selin tekrardan Mesut'un omuzuna koyar başını.

Mesut Selin'in saçlarını koklar. Selin'in kokusu Mesut'u büyülemiştir. Selin çok güzel kokuyordur.

KARDEŞİMBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin