Selmes bir süre dolaştıktan sonra eve geri dönerler.
Mesut: Şu şömineyi yaksak mı?
Selin: Hava şimdi iyi ama gece soğuk olabilir. Yaksak iyi olur.
Mesut: Dışarıda odunlar vardı, ben onları getireyim.
Selin: Tamam, ben de yiyecek bir şeyler hazırlayım.
Mesut: Tamam.
Selin mutfağa Mesut'ta bahçeye gider. Mesut bir süre sonra şömineyi yakar, Selin'de sofrayı hazırlamıştır. Birlikte yemeklerini yerler ve şöminenin karşısına geçip otururlar.
Selin başını Mesut'un omuzuna yaslamıştır yine.
Selin: Biz ne güzel olduk ya.
Mesut: Bir eksiğimiz var bence.
Selin başını kaldırıp Mesut'a bakar.
Selin: Ne?
Mesut: Burada gezinen birkaç çocuk güzel olmaz mıydı?
Selin: Ya aklın fikrin nerede? *Selin kızarmıştır.*
Mesut: Ya güzel olmaz mıydı? Sana benzeyen bir kızımız olsa fena mı olur?
Selin: Fena olmaz ama yani bilmiyorum. Daha yeni evlendik, biraz zaman geçse en azından? Birbirimize doysak önce. Sonra koşuşturmaya başlarız.
Mesut: Hmm, orası da öyle.
Selin yine başını Mesut'un omzuna koyar.
Selin: Ben de isterim senden bir çocuğum olmasını, hatta sana benzemesini. Ama korktuğum şeyler var. Ya biz de benim ailem gibi olursak? Ya ben anneme benzersem? Ya çocuğumdan vazgeçersem başka bir adam için?
Mesut: Böyle bir şey olmayacağını ikimiz de biliyoruz. Hem bence sen çok iyi bir anne olursun, ama tabi ki ısrar etmiyorum.
Selin Mesut'a iyice sokulur.
Selin: Seni çok seviyorum.
Aradan yarım saat geçer. Selin uyuyakalmıştır. Mesut'ta uyumak üzeredir. Mesut eliyle yüzünü ovar. Saate bakar ve biraz geç olduğunu görür. Selin'e bakar ve uyuduğunu fark eder. Mesut yavaşça yerinde kalkar. Selin'i dikkatlice kucağına alır. Yatak odasına götürüp dikkatlice yatağa bırakır. Kendisi de Selin'in yanına yatar. Selin başını yine Mesut'un göğsüne koymuştur. Mesut'un kalp atışlarını duymayı seviyordur.
Neyse aradan 5 gün geçer. Bu 5 gün gayet güzel geçmiştir. Selmes iyice dinlenmiştir. Ve son iki günleri kaldığı için ikisi de biraz üzgündür. Ama yine de burada oldukları için çok mutlulardır.
Sabah Selin kalkmıştır. Güzel bir kahvaltı hazırlamıştır bahçeye ve Mesut'u uyandırmaya gelmiştir.
Selin Mesut'un yanına oturur.
Selin: Mesut, canım uyan hadi artık.
Mesut:...
Selin: Bak sana bahçede güzel bir kahvaltı hazırladım. Uyan hadi artık.
Mesut: Olmaz. *gözleri kapalıdır*
Selin: Neden?
Mesut: Sabah öpücüğümü almadım.
Selin: Hm, şu mesele.
Selin Mesut'un yanağından öper yavaşça.
Mesut tek gözünü açar.
Mesut: Bu kadarcık mı? Sinek konmuş gibi.
Selin: Öyle mi Mesut Bey.
Selin bu sefer Mesut'un dudağından uzunca öper.
Selin: Hadi kalk artık.
Mesut: Her sabah böyle uyandıracaksan ben tamamım.
Mesut yatakta doğrulur.
Selin: Kalk hadi kalk. Çaylar soğudu.
Selin söylenerek odadan çıkar. Mesut'ta biraz daha uyumak için tekrar yatar. Kendini 5 dakika uyumak için koşullandırmıştır. Ama hesapları pek tutmamıştır ve uyandığında aradan tam 3 saat geçtiğini fark eder. Hızla kalkar ve içeri gider. Koltukta uyuyakalmış olan Selin'i görür.
Mesut hemen mutfağa girer. Pencereden bakar ve bahçede ki kahvaltı sofrasını görğr. Kahvaltı sofrasını toplar sessizce. Yemek yapmaya başlar. Aradan bir saat geçer. Selin mutfaktan gelen sese ve güzel kokulara uyanır. Koltukta uyuyakaldığını görür. Saatin de bayağı geçtiğinin farkına varır. Karnı acıkmıştır bayağı. Mutfağa Mesut'un yanına gelir.
Mesut: Günaydın güzelim.
Selin: Günaydın mı? Saatten haberin var mı?
Mesut: Biraz geç olmuş, evet. Ama bak ben sana ne güzel yemekler yaptım.
Selin: Hmm, ne yaptın?
Mesut: Tarhana çorbası ve ciğer. Ciğeri kavurdum gibi bir şey yaptım. İçinde domates, biber, yağ ve soğan var. Güzel oldu bence.
Mesut bir ekmeğin ucundan kopartır ve yemeğin suyuna batırır. Ekmek parçasını elinde tutup biraz üfler ve Selin'e uzatır. Daha doğrusu Selin bir şey diyemeden Selin'in ağzına sokar ekmek parçasını.
Selin ekmek parçasını yutmaya çalışır ama çok sıcak olduğu için ağzı yanmıştır. Hemen bir bardak su içer. Ekmeği de yutar daha sonra.
Mesut: Nasıl olmuş?
Selin: Sıcak.
Mesut: Biraz sıcak evet ama nasıl olmuş?
Selin: Güzel olmuş, beklediğimden daha iyi ve sıcak.
Mesut: Geç hadi sofraya, ben de salatanın malzemelerini koyayım, çorbayı da koyayım. Hadi otur.
Selin sofraya geçer. Mesut'ta salata ve çorbaları sofraya koyar. Birlikte güzelce yemek yerler.
