Selin tekrardan Mesut'un omuzuna koyar başını.
Mesut Selin'in saçlarını koklar. Selin'in kokusu Mesut'u büyülemiştir. Selin çok güzel kokuyordur.
Mesut: Selin, ben pek beceremem bu işleri ama benimle, yani benim se-sevgilim olur musun?
Selin şaşırmıştır. Böyle bir şeyi bu kadar erken beklemiyordur.
Selin: Me-Mesut.
Mesut: Hemen cevap vermek zorunda değilsin. Sen üşüdün sanırım, kalkalım mı?
Selin: Olurum.
Mesut: Efendim?
Selin: Sevgilin olurum.
Mesut: Be-Ben şe-şey.
Mesut çok sevinmiştir, ne diyeceğini bilmiyordur. Selin Mesut'un dudaklarına yapışır bir anda. Kafede zaten iki kişi daha vardır ve onlar da kendi hallerindedir yani SelMes'i takan kimse yoktur. Selin ve Mesut nefesleri kesilene kadar öpüşürler.
Selin: Seni seviyorum Mesut Güneri.
Mesut: Seviliyorsun Selin Demirci, hem de çok.
Selin: Hadi kalkalım artık.
Selmes kalkarlar. Mesut Selin'in arabaya binmesinde yardımcı olur.
Aradan 3 ay geçer. Ekip Selmes'in sevgili olduğunu öğrenmiştir. Selin işine geri dönmüştür. Hatta yeni düşmanlar bile edinmiştir ama bu düşmanlardan kimsenin haberi yoktur.
-Sabah AlSel ev-
Ali: Selin, hazır mısın?
Selin: Ya hazırım, bekle iki dakika işte, sabahtan beri elimi ayağıma dolaştırdın.
Ali: Ya ne yapayım, heyecanlıyım.
Selin: Ya sen Pınar ile her buluşmaya gideceğin zaman böyle olacaksan bizim işimiz zor.
Ali: Ya ne yapayım, bir bakışı var bana, sanki böyle huzur akıyor. Bayılıyorum ona.
Selin: Bayıldığını biliyorum. İlk buluşmanız aklımdan gitmiyor.
Ali: Ya, hatırlatma. Çok pis rezil olmuştum.
#Flaschback#
Ali ve Pınar'ın birlikte yemeğe çıkacağı gün akşam 7.00
Ali Pınar'ı evden almış ve restorana gelmişlerdir. Yemeklerini yiyorlardır. Ali çok gergindir ve elleri titriyordur. Bu yüzden çorbanın birazını üzerine dökmüştür. Neyse yemeklerini yemişlerdir. Yemekten sonra restoranın önünde ki oturma yerlerine gitmişlerdir ve çaylarını içiyorlardır.
Pınar: Ne güzel oldu bu akşam, çok teşekkür ederim beni davet ettiğin için.
Ali: Benim için bir zevkti. Bir de şu çorbayı dökmeseydim iyiydi. Şe-Şey ben sana bir şey söyleyecektim. Belki istemezsin, anlarım. Sorun çıkartmam merak etme.
Pınar: Ta-tamam. Söyle hadi.
Ali: Şe-Şey Pınar. Ben seni çok seviyorum. Yani benimle sevgili olur musun?
Pınar şaşırmıştır.
Pınar: Evet, evet olurum. Ben de seni çok seviyorum.
Pınar anın heyecanı ile Ali'nin boynuna sarılmıştır. Ali bunu beklemiyordur ve birden çok heyecanlandığı için bayılmıştır.
Pınar: A-A. Ali. Ali ne oldu? Ali. *Pınar Ali'yi uyandırmaya çalışıyordur, etraftakiler de gelmiştir. Ali'yi hastaneye götürmüşlerdir. Pınar Selin'i aramıştır.
Pınar: Alo Selin, çok garip bir şey oldu.
Selin: Pınar, ne oldu? Ali seninle konuşmaya gelecekti, yemek falan yiyecektiniz. Gelmedi mi yoksa?
Pınar: Yok geldi geldi orada sorun yok da, şey. Biz hastanedeyiz.
Selin: Ne! Ne oldu? Size bir şey mi oldu? Pınar bir şey söyle.
Pınar: Ali, bayıldı.
Selin: Ne?! Bayıldı mı? Niye?
Pınar: Şey bana benimle sevgili olur musun diye sordu ben de olurum dedim, anın heyecanıyla sarıldım Ali'ye, sonra bir baktım Ali bayılmış.
Selin gülmeye başlar.
Selin: Ta-Tamam Pınar, ben geliyorum.
Pınar: Tamam, sen gelebilecek misin?
Selin: Gelirim merak etme.
-kapatırlar-
Selin: Ah deli lalem benim. Mesut'u arayım bari.
Selin Mesut'u arar ve birlikte hastaneye gelirler.
Ali Selinler hastaneye geldiğinde yeni yeni kendine geliyordur.
Selin Ali'nin başına gelir.
Ali: Selin, ne oldu? Pınar nerede? Terk mi etti yoksa beni?
Selin: Hayır, bak o da burada, sen bayılmışsın birazcık, hastanedeyiz o yüzden.
Ali: Geceyi mahvettim değil mi?
Selin: Iııı sanırım biraz.
Gülerler.
Ali toparlanır ve vedalaşıp evlere dağılırlar.
Ali: Seni de yordum oralara kadar.
Selin Ali'nin telefonla konuştuğunu sanıp cevap vermemiştir.
Ali: Ya tamam bak tribini attın bitti. Ne bu şimdi?
Selin: Bana mı diyorsun?
Ali: Burada başka birisi var mı?
Selin: Ben telefonla konuşuyorsun sandım da o yüzden şey ettim.
Ali: İnanayım mı?
Selin: Aşk olsun, neden yalan söyleyeyim?
Ali: Ya off, geceyi de mahvettim.
Selin: Telafi edersin, merak etme. Hem biz çok eğlendik.
Ali: Size de dalga geçme konusu çıktı artık dilinden düşemem 40 yıl.
Selin: Ee ne yapalım Aliciğim? Neyse yatıyorum ben. İyi geceler.
Ali: Sana da iyi geceler. İlaçlarını aldın mı?
Selin: Evet, aldım.
Selin yatar, Ali de odasına gidip biraz kitap okur ve o da yatar.
#Flaschback#
Selin: Valla kusura bakma ama bayağı eğlenmiştik biz o gün ve sonrasında.
Ali: Hala daha eğleniyorsunuz. Neyse çıkalım hadi. Pınar geç kalacak.
Selin: Hay Allah'ım, sen çık ben kendim giderim.
Ali: Peki tamam, çıktım ben o zaman.
Ali çıkar.
Selin: İnsan bir nezaket olsun diye yok olmaz falan der, nerdeee?
Selin'de çıkar birkaç dakika sonra. Kendisine bir taksi çağırmıştır ve taksiyi beklemeye başlamıştır. Önünde bir araç durur. Selin birkaç adım geriye gider.
Araçtan bir adam iner ve Selin'e doğru bir mektup fırlatıp hızla gider. Birkaç dakika sonra taksi gelir. Selin mektup ile birlikte taksiye biner ve merkeze gelir. Merkeze gelirken yolda mektubu açar.
Mektupta ' Selin, eski sevgilini özlemişsindir umarım, senin için çok güzel sürprizlerim var.'
Selin mektubu okuyunca birden gerilir. Merkeze varınca doğruca kendi katlarına çıkar, kimseye bir şey söylemez.
