Ara yorumları unutmayın♥
Multi medyada Emir Can iğrek'in çok güzel bir şarkısı var. Onu açıp okursanız çok sevinirim. Evet kahveleriniz de hazırsa buyurun efendim herkese keyifli okumalar.🥰
Pişman değilim! Sadece dön bak arkana; ne için, nelerden vazgeçtin? Neler dururken, sen neyi seçtin.
Nazım hikmet
Cemre'nin ağzından...
Birine aşık olmak doğa üstü bir şey. Milyarlarca ihtimalin bir araya gelmesi. O ihtimal ki iki insanın birbirini görüp kendine yuva yapması. Daha önceleri başka birinin bardağından su dahi içemezken onun dudağından nefes bulması.
İnsanın en güzel duygusudur umut.
Günlerce onunla yaşanılacak anlar düşlemesi.
O güldüğü için iyi hissetmenin keyfi.
Çocukluğunun en güzel ve en kanayan yerlerini paylaşması. Ailesini açması.
Onunla uyanılacak sabahları düşlemenin heyecanı, ona sahip olmanın verdiği huzur. Arkadaşlarına heyecanlı bir dilde onu anlatmak, boğulduğun anlarda keşke o olsa anlatan diye aramak. Kimseye benzememesi. Küçücük huylarının, diğerlerinden farklı birkaç kelimenin seni esir alması.
Can yetiyor da insana, en güzeli birinin "canım" deyip canına sarılması. Sinemalarda heyecanlanmak, ertesi gün telaşlarını paylaşmak, ne giyeceğim derdine düşmek. Ona sarılmak, eve döndüğünde o kokmak. Sen, ben diyebiliyor insan her yanındakine ama "biz"li konuşmak. Üç harfin sihri ne büyük. Ömür boyu beraber uyuyup uyanmak. Öyle güzel bir ihtimal ki aşk bir kadına daha anne diyebilmenin öğrenilmesi. Bir ev daha ömrüne girmesi. Aşk, milyarda birdir, kıymette bin..
Ama ben en çok kendime kırgınım, en çok kendime kızgın, varsa bir lanetim o da kendimedir. Gün saymayı geçtim ben artık saniyeler bile geçmiyor sanki her dakikada bir can veriyorum daha kaç canım var, daha kaç kez ölmeliyim hiçbir fikrim yok.
Bu benim göz yaşlarım da ilk boğuluşum değildir fakat göğüs kafesimi en derinden yakan bu acı hiç olmamış gibi, her bir kesik nefes alışımda ölecekmişim gibi.
Kelimeler bile sırt dönüyor bana, vicdanın hiç sızlamıyor mu diye haykırıyorlar yüzüme. Artık sonbahardaki yapraklar kadar değerim yok benim. Kalbi buz tutmuş bir cani gibiyim, en çokta kendime zarar vermekteyim. Sevdiğime derin derin iç çektirenim ben. Ne yazık bana, diri diri ateşlerde yanıyorum da bir damla su verenim yok.
Ne yazık bana, kendi nefesimde boğuluyorum da hayatımdaki düğümleri çözecek kimsem dahi yok.
Ama benim canım çok yanıyor çünkü beni üzdüler, kırdılar yine kalbimi. Kopardılar tek tek tutunduğum dalları,paramparça etdiler hayallerimi. Islanmış yastık yüzlerini tek başıma değiştirdim yine.. gece korkulu rüyalarımda kendi kendimi sakinleştirdim. Bu kez son diye diye, her defasında biraz daha ağladım, alev aldım. Acılar yaşadıkça olğunlaşır insan diyorlar, hiç büyümek istememişim ben.
Keşke hep babamın küçük prensesi olarak kalsaydım, keşke ağrılarımda küçük kalabilseydi..
Keşke o kadın gibi iğrenç biri benim annem olmasaydı. Keşke ben onun o kadının kızı olmasaydım. Hayatımın sonuna kadar hep ' keşke ' diyecektim galiba. Annem olacak kadın bize yaptıkları yetmezmiş gibi başkalarının hayatını da kararmıştı. Mutluluklarını da ellerinden almıştı! Yaptı da eline ne geçti? Hepimizin hayatını mahvetmekten karartmak tam başka.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
CELLAT
Teen FictionOnun yanında ağlamamak için kendimle adeta savaş veriyordum. Nasıl bu kadar duygusuz olabiliyordu? Hâlâ nasıl beni üzebiliyordu?! Mavi gözlerimi onun siyah kendisi gibi karanlık gözlerine baktım. "Bunu bana niye yaptın ya... hiç mi merak etmedin ard...
