Multi medyadaki: Mert
Ara yorumları unutmayın♥
Multi medyayı kaydırdırın çok güzel bir kır papatyası müzik var. Onu açıp okursanız çok sevinirim.
Evet kahvelerinizde hazırsa, buyrun efendim iyi okumalar.♥
Benim sevdam ulu çam gibidir. Ne güzde yaprak döker, nede kışta boyun büker.
Özdemir asaf
Cemre'nin ağzından...
Benden bahset sevgilim.
Yıllar sonra, aşk nedir diye sorduğunda biri sana nasıl baktığımı hatırla. Nasıl titrediğini ve terlediğini ellerimin yanında. Uykularımdan uyanıp, nefesini yokladığım gecelerimizi hatırla. Kirpiklerini okşadığımı. Benden bahset sevgilim.
Yıllar sonra, ayrılık nedir diye sorduğunda biri, sana nasıl ağladığımı hatırla. Nasıl donmuş bir kuş gibi kurtarılmayı dilediğimi.
Yıkılmaya bile yetecek kadar güçsüz kalışımı, tüm kemiklerim kırılmış gibi çektiğim acının, yüzüme yansıyan çirkin rengini hatırla. Benden bahset sevgilim. Yıllar sonra, beklemek nedir diye sorduğunda biri sana nasıl başımı yere eğip yürüdüğümü hatırla. İhanet sayılır diye gözlerine bile bakmadığımı kimsenin. Merhabalardan öteye gitmediğini başkasının duyacağı sesimin. Hatırla.
Benden bahset sevgilim.
Yıllar sonra, acı çekmek nedir diye sorduğunda biri sana, gelmediğini hatırla. Gelmediğin her günün sonunda ölmek için yalvardığımı Allah'a. Uykularımdan uyanıp avuçlayarak yerinden çıkartmak istediğim kalbimin, kurak toprak gibi çatladığını hatırla. Benden bahset sevgilim. Yıllar sonra, cinayet nasıl işlenir diye sorduğunda biri sana beni yaşatmadığını hatırla!
Beni hatırla, Yıllar sonra baba dediğinde bir kız çocuğu sana.
Bana ne yaptığını hatırla.
Bu beddua değil ama ah..Sen beni kaybetmedin ki...
Sen beni üzdün, sen beni kırdın, yordun...Zaten kaybetmek için önce sahip olmak gerekmez mi? Sen bana hiç sahip çıkmadın, bir kere bile sahiplenmedin ki...Yani senin için kayıp sayılmam ben. Bir süreliğine yalnızlığına eşlik ettim işte, hepsi o... Başlarda alınganlık ediyordum bu duruma, sonra alıştırdın Haksızlığına alıştırdın, kırık bir kalple sevmeye, şimdi de yokluğuna alıştırıyorsun... Aslında sen, senden nefret etmeye bile değmiyorsun.
Bunu sen de biliyorsun.
Haksızlığının farkındasın, ama geri adım atmıyorsun. Beni hiç sevmediğin için değil, çok sevildiğin için bu. Gördüğün bunca sevgi, verdiğin bunca acıya eşdeğer değil.
Biliyorsun..
Birini seversin.
Öyle seviyorum diyerek değil
Et tırnak gibi bağlanarak,
Zorluğu görünce kaçarak değil, her zorluğa göğüs gererek. Öyle belli vakitlerde hatırlayarak da değil. Avuçlarını her açtığında onun için "Ya Nasip" demeden, duanda adı geçmeden avuçlarını kapatmayarak seversin. Sofranda soğan ekmek olsa varlığı yeter gibi yemeğin tadı kaçsa çok lezzetli der gibi seversin.
Birini seversin. Yürürken koşmayı,
Suşmuşken konuşmayı öğrenirsin.
Birini seversin kalbin bozuk saat gibi hep aynı yeri gösterir.
-PEKİ YA SİZCE TERK EDEN Mİ KAYBEDER YOKSA TERK EDİLEN Mİ?
Gözlerime bakıyordu hiç bir tepki vermedi, vermiyordu. susmuş ve gözlerimin en içine baktı. Böyle bir şey dememi beklemiyordu. Aslında bende kendimden beklemiyordum. Son söylediğim cümle gerçekten çok ağır olmuştu. Ama Cellat hak etmişti! Bana o kadar şey yaşatmıştı. Ona kötü bir şey yapmadığım halde, üstelik sevgilisi vardı. Beni her gördüğün de canımı yakmak için elinden geleni yapıyordu. Bana o 'sen değil başkası bana bu duyguyu yaşattı acıyorum sana Cemre' derken benimde onun gibi canım yanmıştı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
CELLAT
Ficção AdolescenteOnun yanında ağlamamak için kendimle adeta savaş veriyordum. Nasıl bu kadar duygusuz olabiliyordu? Hâlâ nasıl beni üzebiliyordu?! Mavi gözlerimi onun siyah kendisi gibi karanlık gözlerine baktım. "Bunu bana niye yaptın ya... hiç mi merak etmedin ard...
