Önceki ve sonraki bölümleri okumayı unutmayın
"Merhaba komutanım."
"Merhaba asker."
Jisung, Minho'dan önce girmişti yemekhaneye, tepsisini alıp arkadaşının yanına oturdu. "Naber yakışıklı?" Omuz silkti diğer komutan. "Aynı sen?" Eh işte dercesine kafa salladı. "Həç ələ bələ." Diğer komutan pıskırdığında Jisung da gülümsedi. "Azeri şivesi yapma dayanamıyorum."
Jisung yüzünü buruşturdu. "Neden ya.." komutan gülümsedi biraz. "Biz Busana baskına gidiyoruz sen orda azeri reklamı söylüyorsun. Neydi o?"
"UŞAQ YA DA BÖYÜK OL HARIBO ILE XOŞBƏXT OL."
Ağzına tepsisindeki yemeğini attı ve kıkırdadı. "Hadi onu da geçtim. Baskın yapacağız sessiz ol diyoruz burda osursam ne olur diyorsun amk. Taeil kızmasaydı hâlâ konuşuyordun amk."
"Ne yani eğlenmeyelim mi Haechan." Yüzünü buruşturdu cevap alamayınca tekrardan konuştu. "Eğlenceden anlamıyorsun.." Dudaklarını öne doğru büzmüştü. Haechan ise gülümsemiş kafasını patpatlamıştı. "Askerler bakıyor oğlum dur." Haechan omuz silkti. "Napim."
Minho elindeki tepsi ile masaya oturduğunda Haechan gülümsedi. ''Hoşgeldin paşam.'' Minho kafa salladı. ''Hoşbuldum koçum. Muhabbetinizi bölmedim değil mi?'' Haechan duyduğu şey ile olumsuz kafa sallamış dudaklarını aralamıştı. ''Bölme-''
''Böldün.''
Jisung şaşırtmıyor. Minho bir güzel süzdü Jisung'u. Jisung, Minho özür dileyecek, kusura bakmayın falan der diye düşünürken birden dediği şey ile kaşlarını çattı.
"Napim."
Haechan kahkahayı bastığında Jisung göz devirdi. Jisung alay konusu olacağını düşünerek Minho'nun ağzına ekmek tepmek için öne uzanmıştı. Minho'nun çenesine elini koymuş kendine çevirmişti.
Bunu gören Changbin, avını bekleyen aç kurt gibi onları izliyordu. "FELİX! BAK!" Heyecanlı heyecanlı anlatırken Felix de Changbin ile garip tepkiler veriyordu. "Vay ibneler flört ediyorlar. Aşık oğlum bunlar."
Yan masalarında duran Bomin konuştu. "Ne aşkı kendi kendine gelin güvey oluyorsun sen de."
"Sen ne anlarsın amk berduşu."
O sırada hâlâ Jisung ile Minho didişiyordu. Minho ilk önce kaşını çatmış, sonra ağzına tıkılan ekmek ile kaşlarını şekillendirmişti. "Çok konuşma da yemeğini ye. Albay çağırdı. Gideceğiz."
"O herifi de hiç sevmiyorum." Haechan konuşmaya başladığında Minho kıkırdadı. "Ama senden hoşlanıyor gibi sanki." Haechan kaşlarını kaldırdı. "Siktir lan? Ciddi misin?" Minho gözlerini kaçırmış yemeğini yemeye başlamıştı. "CİDDİ MİSİN?"
Haechan tekrar bağırmaya başladığında bağırma sesini yarım bırakan şey ağzına sokulan ekmekti. "Susar mısın canım? Sinirlerimi bozuyorsun."
Haechan dolu ağzı ile konuşmaya çalışmış arkasındaki bedenden ensesine sesli bir şekilde şaplak yemişti. "Ağzındakini bitir ilk önce amcık."
Haechan yine konuşmaya çalışırken arkasındaki beden Haechanın ağzını kapattı. "Haechan sus bi amına koyayım. Annene paspas çekeyim ya."
Haechan ağzındakini bitirmiş kafasını sallamıştı. "Taeyong anancılık yapma kaşar adam." Jisung kaşlarını çattı. "Peynir." Haechan duyduğu şey ile göz devirdi. "Her ne boksa."
"Minho ve Jisung. Gelirken Taeil albayı gördüm." Jisung konuşmasını beklercesine kafa salladı. "Zıkkımlansınlar da gelsinler dedi. Ama sadece ikinizmiş."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
1987 -Minsung
Humor"Yüzbaşı, sen ağlıyon." Birbirleri ile iyi anlaşamayan iki yeni yüzbaşı ve onların arasını yapmaya çalışan iki asker. Fic eski bir fic cringe sahneler için özür dileriz :(
