3

5.1K 627 829
                                        

"Oo günaydın Yüzbaşım ne yapıyorsunuz? Bomba çözer gibi bir haliniz var da."

"Minho taşak geçme siktir git."

"Ölürüm de gitmem. "

Jisung kafasını önündeki dosyalardan kaldırıp sert bir bakış attı ve tıslama tarzı bir tonda mırıldandı. "Öldüreyim o halde?"

Minho ve Jisung yemekhanede karşılıklı duruyorlardı. Masanın bir tarafında Jisung, bir tarafında Minho. Tek fark Minho ayaktaydı. Jisung'un önünde birsürü isim tablosu oluğunu belirten dosya vardı.

Minho ona üstten üstten bakarken minik bir sırıtma ile Jisung'a doğru eğildi.  Yüzleri biraz da olsa yakındı. Fısıltılı bir şekilde konuştu.

"Götün yer mi peki?" Jisung biraz daha bakmış kafasını indirmişti tekrar. Jisung elinde kalemi ile tik atıyor bir şeyler yapıyordu. Minho Jisung kalemi kaldırdığında tam yazacakken önündeki dosyayı iki parmağı ile öne çekti.

Jisung'un bugün agresif ve bunaltıcı ruh hali yetmezmiş gibi üstüne bir de Minho'nun bu tavrı ile karşılaşmıştı.

"Ben de bir bakayım şu bombaya değil mi?"

Dosya askeriyenin bütün erlerinin bulunduğu listeydi. Nöbet listesini geldiğinden beri her zaman Jisung oluştururdu ama şuan pek modu yok gibiydi. "Iy bu ne be?" Jisung Minho'nun bu tepkisine sadece alttan bir bakış attı.

"Kalk siktir git yanımdan. Zaten modum yok."

"Oy oy modu yokmuş, ne yapayım yani?"

"Minho, git hadi askerlerle falan uğraş."

Minho mırıldanmış adeta kaçmıştı ordan. Yemekhaneye giren Haechan ile yemekhaneden çıkan Minho karşılaşmıştı.

"Oo aslan parçası naptin bakim?"

"Napayim ya, iki keyfim yerine gelsin dedim Jisung'un yanına gittim."

"Ee?"

"Bayır domuzu gibi saldırıyor orospu çocuğu. Kim sinir ettiyse bana da çattı."

Haechan kahkaha attığında Minho kafa sallamıştı. "O nöbet listelerini her ay yapıyor sinirlenmesi normal. Üstüne daktilo da bozuk. Ona sinirlidir." Minho şimdi anlamıştı. O kadar askerin listesini tek yapacaktı ve daktilo bozuktu?

İşi zor diyerek iç çekip konuşmaya devam etti. "Belli oldu şimdi neye sinirlendiği. Aman bana çatmasın da ne yaparsa yapsın. Dışarı sahanın oraya gidiyorum geliyor musun?"

Haehcan beklemesini söylemiş 3 kahve almıştı. Birisini Minhoya uzattı. Tezgahtaki diğer kahveyi ileride dosyalarla oturan Jisung'a verdi. "Yaa, teşekkür ederim." Haechan uzaktan öpücük atıp kısaca konuştu. "Rica ederim, afiyet olsun yavrum." Kahvesini de almış yemekhaneden çıkmıştı. Haechan gerçekten Jisung'u çok seviyordu.

Askerlerin vakit geçirmeleri için olan yere geldiklerinde Hyunjin ve diğerlerini maç yaparken buldu.

"HADİ OĞLUM BE!"

"PAS ATSANA LAN BURAYA KÖR OROSPU EVLADI!"

Hyunjin ve Felix ikilisi takım arkadaşını zorbalarken kaledeki Changbin olduğu yerde volta atıyordu. Minho ve Haehcan ise kenara geçmiş onları izliyordu.

Felix topun peşinden koşarken karşı takımdaki bir oğlanla çarpıştığında minik düdük sesi gelmişti. Minho mırıldandı. "Hakem bile tutmuş ibneler. Sanırsın UEFA maçı amına koyayım. Ciddiyete bak." Haehcan kıkırdamış izlemeye devam etmişti.

Sahada biraz kargaşa olduktan sonra top tekrar sahada dönmeye başlamıştı. Hyunjin ve Felix bu sefer karşı taraftakileri zorbalamaya başladığında karşı taraftaki er sorun çıkartmıştı.

1987 -MinsungHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin