20

2.1K 321 232
                                        

"HIZLI OLUN!"

Temizlik askeriyenin olmazsa olmazlarından birisiydi. Hele ki bölük komutanı ya da albay titizin tekiyse. Askerler kovalarla yere su döküyor, fırçalayarak temizlik yapıyorlardı.

"Hyunjin ve Jeongin siz sağ tarafa geçin."

Jisung sırıtarak Hyunjine baktığında Hyunjin ağzı kulaklarına vararak gülümsedi. "Tamam Komutanım."

Chan ve Seungmin de temizlik yapıyordu. Hem temizlik yapıyor hem de itişip kakışıyorlardı. "Ya Chan~" Seungmin'in bu tavrını gören Jisung kaşlarını hafifçe şekillendirdi.

"Öhm."

Seungmin ve Chan saygı duruşuna geçince Jisung kaş göz işareti yaptı. "Hayrola siz?" Seungmin biraz sırıtıp sonra ciddi bir yüz ifadesi takınmıştı.

Chan sessizce arkasını dönüp temizliğe devam ettiğinde Seungmin koşa koşa paytak paytak Jisung'un yanına gitti. "Enişten olacak olum deme öyle."

"NE?"

"BAĞIRMA!" Hala askerlerin yanında oldufunu hatırlayıp tekrar konuştu. Ve ne de olsa üst rütbesiydi.

"YANİ BAĞIRMAYIN KOMUTANIM!"

Jisung gözlerini sonuna kadar açıp fısıltılı tonda konuştu. "Ciddisin?" Seungmin kafa salladığında Jisung'a rahatlama gelmişti. Büyük ihtimalle artık Chan'ın başının bağlı olup Minho'dan uzak durması olabilirdi. Ancak onun en büyük sorunu şuan Bomin'di.

Kene gibi her firsatta Minhoya yapışması Jisung'u delirtiyordu adeta. "Chris geçirdim şuan ya." Jisung'un yaptığı espriye uzun uzun bakan Seungmin yüzünü buruşturdu. Jisung ise Seungmini omuzlarından döndürüp işinin başına geçmesi için dürttü.

"LAN BOMİN İYİ FIRÇALA."

Minho yanıma geldiğinde Bominin odak noktası burası olmuştu. Minhoya fısıldar tarzda konuştu. "Bu Bomin ne ayak?" Yüzüne salak salak baktığında derin bir nefes verdi Jisung. "Sana çok sırnaşık, yeto anladın?" Minho o an anlamamıştı. Salak aq

"Hayır be saçmalama hep öyleydi."

Jisung ee sorun bu dercesine ellerini kaldırdı. Bir yandan da fısıldayarak konuşuyordu. "Sorun da bu asalak evladı. Bu hep böyleyse neden yeto demedin?"

"Bana zararı yok ki?" Minho omuz silktiğinde Jisung sinirlendiğini hissediyordu. "Minho anlamak istemiyor musun?" Sesi biraz fazla çıkmış olmalı ki Felix direkt olarak oraya baktı. "Haydaa, iyilerdi bunlar ne oldu gene?" Changbin elini yumruk yaptı. "Hyunjin salağının nazarı değmiştir."

Jisung'un lafina karşılık Minho sadece anlamsızca baktı. Bugün Minho asla anlamak istemiyordu. Bilerek yapmıyordu. Sadece Jisung 'kıskanıyorum' derse anlayacaktı. Onu da Jisung demek istemiyordu çünkü sevgilisi olduğundan Bomin'in böyle yılışık davranmasını kabul etmeyeceğini anlatmaya çalışıyordu.

"Minho ben senin neyinim?"

"Hayatımın anlamı, biricik sevgilim daha sayayım mı?"

"Ee biricik sevgilin askerle olan samimiyetini istemiyor ama anlamak istemiyorsun."

"Jisung öyle bir niyeti olduğunu sanmıyorum. Gerçekten bak."

Jisung istediği cevabı alamıyordu. Kıskanıyorum demeden ona kıskandığını nasıl anlatacaktı?

"Minho Komutanım."

Bomin Minhoya seslenip bir şeyler anlattığında Jisung'un sinirleri tepesine çıkmıştı. Askerlerin yanında belli edemiyordu da. Minho Bominin yanına gitmek için uzaklaşırken Jisung elini omzuna koydu ve sadece kısaca konuştu. Kulağına yaklaşıp sertçe fısıldadı.

1987 -MinsungHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin