''Tamamdır, şimdi ne yapıyoruz?''
''Beni takip et''
Minsung çifti evi boşaltmayı başarmıştı ama diğer üyeler anlatılan hiçbir şeyi yutmamıştı.
Çiftin sırrı her neyse onu çözmek için evdeki bütün odalara kameralar yerleştirmişlerdi.
Hepsi birden kıkırdayarak bir tabletin başına toplaştılar ve ikiliyi izlemeye başladılar.
Minho Jisung'u Chan'la paylaştığı odaya götürünce üyelerin gözleri büyüdü.
''Burada bekle'' Minho bunu söylerken Jisung'u yatağına itmişti, bu da üyelere oldukça tuhaf geldi çünkü seslerini duyamıyorlardı.
''Bu işe yaramalı'' Minho mırıldanırken odasındaki banyoya gitti.
Her odaya kamera koymuşlardı.... Banyolar hariç.
İzleyenlerden gıcık olmuş sesler yükseldi.
Minho derin bir nefes alarak gözlerini kapattı. Jisung ise hala yataktayken beklenti içinde nefesini tutuyordu. Minho'nun elleri yumruk olurken Jisung da çarşafı sıkıca tutuyordu.
Minho kapıyı kapatınca Jisung'un gözleri büyüdü.
Birkaç dakika sonra da büyüğün ona seslendiğini duydu. Yavaşça ayağa kalktı ve banyo kapısını açtıktan sonra dikkatlice içeri girdi. Kameralar ses kaydı yapamıyordu. Banyo kapısı bir kez daha kapanınca üyeler kafayı yedi.
''BİLİYORDUM!''
''BANYODA MI SEVİŞİYORLAR?!''
''Hepimiz biliyorduk... Tanrım, banyo demek''
''Minho ölecek. Jisung'un suratındaki ifadeyi gördünüz mü?''
----------
Bu sırada aslında olan:
Minho kapıyı kapattı ve derin bir nefes alarak ağzını açtı ''Anne''
''Anne''
''Anne''
''Anneciğim''
''Anne çık ortaya artık''
Cevap gelmedi.
''HADİ AMA ANNE!''
''NE VAR?!'' diyerek ortaya çıktı sinirli anne.
''HEY JİSUNG, BURAYA GEL''
Jisung utangaçça kapıyı açtıktan sonra içeri girdi ''M-merhaba bayan Lee''
''Minho!'' sabun bir kez daha uçup dansçının kafasına çarptı.
''AH! BU NE İÇİNDİ ŞİMDİ YA?!'' diye bağırdı Minho başını ovarak.
''Bana bu yakışıklı adamdan daha önce bahsetmediğin için! Senin sorunun ne?'' annesi kollarını önünde birleştirirken oğluna bir bakış attı. Surat ifadesi Jisung'a doğru döner dönmez değişti ''Merhaba tatlım! Ne kadar da yakışıklı bir çocuk! Sen Jisung'sun değil mi? Seni televizyonlarda gördüm, Minho yanında epey beceriksiz kalıyor!''
Minho gözlerini devirince sabun bir kez daha kafasına çarptı.
''Dinle anne, seni seviyorum ama yeter artık! Bu çocuk da benim sevgilim''
''Sen sevgili mi yaptın?! Vay be, bunu yapabileceğini bilmiyordum. Tanrı'nın mucizeleri gerçekmiş''
''Seni sevdiğimi söylediğimi hatırlıyor musun? Aynen. Vaz geçtim.''
''Annene karşı daha nazik olmalısın hyung!''
''Evet Minho, annene karşı biraz daha nazik ol!''
''Jisung-! ama-! o-!''
''Sevgilinle çok iyi anlaşacağımı şimdiden anladım! Her neyse, neden beni tatilimin ortasındayken çağırdın?'' diye sordu bayan Lee açıkça sahte bir gülümsemeyle.
''Stüdyoda kediye dönüşmek bana bela oluyor zaten! Rap yapışımı kaydetmem için insan kalmam lazım ama stüdyoya girer girmez kedi oluyorum o yüzden artık bunu tamamen keselim-''
''Bunu yapamam hayatım. Yapabileceğim şey iseeeee'' bir anda eline bir büyü kitabı geldi.
''Stüdyo içinde kedi oluşunu engelleyebilirim ama bu dışarılarda dönüşme olasılığını arttırır. Kulağa nasıl geliyor?''
''Dışarılarda dönüşme olasılığı yüzde kaç?''
''Eğer yüzdeliğe vuracak olursak...'' Bu kez bir anda bir hesap makinesi çıkageldi ''Şimdiye kadarki olasılık %30du, bundan sonra %50 olacak''
Minho derin düşünceler içinde gibiyken Jisung sadece ikiliyi izliyordu.
''Olasılığı arttır ve kulaklarla kuyruğu da yok et''
''Olmaz hyung, bu çok riskli olur''
''Kulaklarını da kaldırırsam olasılık...'' ufak bir hesap yapıldı ''%65 olur''
''Peki kuyruk da giderse?''
''İkisi de mi? Hmmm..'' bir hesap daha ''...%80'' olacaklar bayan Lee'nin pek umurunda gibi değildi.
''Şey... bayan Lee? Kulaklar kalsa ve sadece kuyruk gitse? Bu olasılıkları düşürür mü?''
''Kulaklar daha şüphe çekici olduğu için olasılık %60 olur''
''Bu kulaklarla yaşamaya devam edemem. Bu utanç verici anlıyor musunuz?''
''Hayır, çok tatlılar!'' diye haykırdı Jisung ve bayan Lee aynı anda.
''Kulakları. Kaldır. Ağlarım. Bu hem bir tehdit hem de bir yemin.''
Bayan Lee oğlunu görmezden gelerek direk Jisung'a döndü. Genç bir iç çekti ''Havalar ısınıyor ve hyung sürekli şapka takmaya devam edemez... sanırım kulakların gitmesi şart''
Bayan Lee parmaklarını şıklattığında Minho'nun kafası resmen hafiflemişti.
''Kaldırma servisimi kullandığınız için teşekkür ederiz. Değişim veya iade yapmıyoruz. Bir sorununuz olursa Büyük Adam'la konuşun. En son bir problemim olduğunda onunla konuştum ve beni Bahamalara ışınladı o yüzden pek de tavsiye etmiyorum''
''Ah sonunda be!''
''Teşekkürler bayan Lee!''
''Sorun değil tatlım! Sen değil Minho, sen berbatsın'' Minho annesine dilini çıkardı.
''Neyse, sonra görüşürüz gençler. Bay bayyy!'' bayan Lee bir anda yok oluverdi.
Minho'nun saçı kafasına çarpan sabunlardan sonra dağınıkken Jisung iyi görünüyordu. Minho başına şapkasını yeniden geçirdiğinde ise Jisung ona sorgulayıcı bir bakış attı.
''Evde kameralar var. Bizi salak yerine koyuyorlar'' dedi Minho. Jisung da anladığını göstermek için başını olumlu anlamda salladı.
İkisi de banyodan çıktı.
Üyeler çifti korkulu gözlerle izliyordu.
Minho bir bebek gibi yatağını işaret edince Jisung ona gülümsedi ve ikisini de yatırarak büyüğüne arkasından sarıldı.
Diğer üyeler tatlı bir şekilde yatan çiftin güzelliğine erirken bir anda ellerini kaldırıp orta parmak çektiklerini gördüler.
''Önce banyomda sevişiyorlar sonra da bana parmak mı yapıyorlar?!''
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kedi -MinSung-
Fanfiction-Tamamlandı- Jisung Minho'nun git gide kedilere benzediğini düşünüyordu. UkeMin 🔥⚠🛐 SemeSung 🛐⚠🔥 ⚠Bu kitap +18 bir sahne içermektedir⚠ En iyi sıralama: #1 ukeminho #1 semejisung #1 leeknow
