"B.....bırak" dedim zorla konuşuyordum boynumu öyle sıkıyordu ki......
Ali sürekli elinden kurtarmaya çalışıyordu ama gücü ulaşa yetmiyordu resmen suçsuz yere ölecektim.
"Ulaş bey" bırakın diye bağırdı ali eminim ki şuan yüzüm kıpkırmızı olmuştur.
Şuan ulaşın eli Boynumda Resmen beni öldürecek kadar sıkıyordu Ali ise hemen yanımda beni kurtarmak için çırpınıyordu Fakat ben neden çırpınıyordum çırpınmayı ne zaman bırakmıştım
Aklımda tek düşündüğüm şey Mirza'nın kalbinin durmasıydı Benim de kalbim durursa onun gibi hisseder miyim diye düşünüyordum
Babamın bu işte hiçbir alakası olmadığını düşünüyordum Benim Babam Böyle bir şey asla yapmazdı
Bu konuda babama sonsuz bir güvenim vardı ama gel de bunu Ulaş'a anlat
Etraftaki birçok insanın ulaşı tuttuğunu görebiliyordum fakat hiçbirinin gücü buna yetmiyordu Onun bu güçlü duruşu bana mirza'yı anımsatmıştı
Yanaklarımdan akan sıvının Gözyaşım olduğunu hissedebiliyordum Fakat artık nefes almak gittikçe güçsüzleşmişti
Hani havuzda yüzerken veya denizde, derinliklerinde iken nefes almanız gerekir Fakat alamazsın aldığınız nefeste canınızı yakar Aynen öyle durumdaydım aldığım nefes burun deliklerimi yakıyor fakat bedenime yayılmıyordu boğazımda hissettiğim Keskin acı sanki ölümün bana getirdiği bir şeydi
Gözlerim gittikçe kararırken artık Etraftaki insanların seslerini duyamaz olmuştum uğultu gibi gelen sesler gittikçe kesiliyordu bedenim bir çuval Misali yere doğru kayarken bilimcim vücudumu Terk etmeye başlamıştı bile
Tek hatırladığım bir şey Ali'nin haykırışıydı
Söylediği kelimeler iste "O bana emanetti"
"O BANA EMANETTİ !"diye öyle bir bağırdı ki bütün hastane sesini duyduğundan emindim
emanetine ihanet ettiler Ali
......
Gözlerimi öyle bir kapatmıştım ki şu an açamıyordum boğazımda hissettiğim keskin acı hala yerli yerindeydi gözlerim kapalı olduğu için şu an nerede olduğumu anımsayamıyorum fakat gelen makine seslerinden bir hastane odasında olduğumdan emindim
Ne kadar zorlansam da gözlerimi zor zida açtım görüş alanıma giren ilk şey Bembeyaz bir tavan olmuştu kafamı Hafif sola yatırıp kısık gözlerimle etrafa bakmaya çalıştım ağzımdaki maske nefes almamı kolaylaştırıyordu
Odada Küçük bir bakış attıktan sonra cam kenarında elleri camın dışında Duran birini fark ettim takım elbiseli biriydi fakat üzerindeki Ceketi çıkarmış hemen yanındaki koltuğa bırakan biriydi kim olduğunu arkadan tanıyamamıştım Fakat su ihtiyacımı giderebilecek tek kişi olduğu için seslenme kararı aldım
Mirzanin ne durumda olduğunu o kadar çok merak ediyordum ki fakat alacak olduğum cevaplardan da bir o kadarda korkuyordum
Cam kenarındaki kişi kafasını benden tarafa çevirmesi ile birlikte yüzündeki şaşkınlık ifadesi ile hemen Benden tarafa yürümeye başladı
Karşımda gördüğüm kişi ali'ydi bayılmadan önce son duyduğum sesin sahibiydi "yenge iyisin değil mi?" Dedi sesi telaşlı bir o kadar da korku doluydu
Kafamı Küçücük de olsa olumlu anlamda salladım konuşmaya bile Mecalim yoktu Sanki bütün hareket fonksiyonlarım bedenimi terk etmiş gibiydi
"Su" dedim sesim tarazlı aynı zamanda da boğuk çıkmıştı Ali kafasını olumlu anlamda da sallayıp hızlı bir şekilde komidinin üzerinde bulunan bardağı su koydu
ŞİMDİ OKUDUĞUN
TÖRE KURBANI
Teen Fiction"Mirzaaa!!" diye inledim ama o durmadan işine devam etti "ben sana altımda inleyecek günler yakın diyordum hatırladın mı" dedi kafami olumlu anlamada salladım suan ne dediği umrumda bile değildi aklım resmen uçmuştu işaret parmağını içime itince der...
