kaçmak yada kalmak

16.1K 481 339
                                        


Arkadaşlar 250 yorum gelmeden ölüm gelmeyecek ve mümkünse yorumlarda nokta ve virgül olmasın düşüncelerinizi yazın

Her nokta ve virgül olursa sınırı geçseniz bile bölüm atmayacağım

💋

Benim kapıyı açmamla birlikte Mirza kucağında bulunan Alevi ittirdi gözleri direkt benimle buluşmuştu.

Onun gözlerinde Büyük bir şaşkınlık ve korkma ifadesi varken benim gözlerimde ise kocaman bir hayal kırıklığı

Yüzüme kondurduğum acının tatlı tebessümü ile birlikte toplantı masasının alt kısmına doğru yürüdüm onlar baş kısmındayken ben de kapının oradaki yerdeydim.

Alev hala onun kucağında oturmaya devam ederken onun gözleri ise sadece bendeydi.

Elimde hala mumu yanan bir pasta kollarımda ise kahveler ve hediyesi vardı.

Dikkatli bir şekilde pastayı masanın üzerine bıraktım ardından aynı dikkatlilikle hediyeleri ve kahveyi bıraktım yüzümdeki tebessümü asla silmeden tekrar gözlerimizi buluşturdum.

"Doğum günün kutlu olsun Mirza" gözlerimi ondan kaçırıp iğrenç gülümsemesiyle bana bakan alev'e döndüm

"Size afiyet olsun" yüzümde gülümseme varken gözlerimde yaş vardı hayır Bu mutluluktan oluşan bir yaş değildi bu hayal kırıklığından kaynaklı gelen bir yaştı her tarafı yıkıp dağıtmak istiyordum fakat hiçbir şey yapmıyordum.

Mirza kucağında oturan Alevi daha yeni fark etmiş gibi sert bir şekilde ittirdi Alev böyle bir tepki beklemediği için poposunun üzerinde yere düşmüştü.

Mirza  bana doğru hareket edecek olduğu sıra sağ elimi kaldırıp durması için ona doğru uzattım sürekli kafasını iki yana doğru sallayarak bana bakıyordu

Konuşmasına bile fırsat vermeden hızlı odadan çıktım.

Ardımdan "Adel bekle "diye sesini duysam da asla bakmadan koşarak asansöre girdim etrafımdaki insanların bana garip garip bakmasını umursamadan asansörün düğmesine bastım.

Ali arabayla geri döndüğü için büyük şanslıydım eğer hala kapıda beni bekliyor olsaydı büyük bir ihtimal durdurabilirdi.

Onu ben Mirza ile geri dönerim diye eve geri göndermiştim gel gör ki olaylar asla istediğim seyirde devam etmemişti

Asla şanslı olmayan yanım asansörden kaynaklı şanslı görünüyordu hiç durmadan zemin kata kadar inmiştim.

Şirketin içerisinden koşarak dışarıya çıktım arkamdaki güvenliklere daha yeni telefon ulaştığı için beni durduramamışlardı.

Çantamda bulunan telefon sürekli çalıyordu fakat açmak gibi bir düşüncem asla yoktu.

Şirketin önünde bulunan taksiye hızlı bir şekilde bindim hem şoför hem de yanımda bulunan kadın bana garip garip bakıyordu.

Gözlerimden akan yaşı elimin tersiyle silip " lütfen önce yolcuyu bırakın ardından beni bırakırsınız" şoför ağladığımı görmesiyle birlikte kafasını olumlu anlamda sallayıp çalışmakta olan aracı kullanmaya başladı.

Artık sessiz sessiz değil hıçkırarak ağlamaya başlamıştım

Çok seviyordu beni değil mi?

Gerçekten seven insan böyle bir şey yapar mıydı.?

Önüme doğru uzatılan beyaz bir peçeteyi ellerim titreyerek aldım yanımda bulunan kadın tatlı bir tebessümle bana bakıyordu

Kadına teşekkür eder gibi bakıp peçete ile gözyaşlarımı sildim.

TÖRE KURBANIBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin