Ona çok kırgındı ve bu kırgınlık düzeleceğini düşündüğü bir kırgınlık değildi
....
Yaklaşık 1 dakika boyunca Mirza hiç hareket etmeden boynuma bakıyordu.
Bende sanki hareket etsem bir şey olacakmış gibi olduğum yere adeta
mıhlanmışım gibi bekliyordum.
"Kucağıma gel bebeğim" dedi adeta fısıltı gibi çıkan bir sesiyle
söylediği kelimelerle birlikte Derince yutkundum
"Yaralısın Mirza saçmalama lütfen" dedim aynı onun gibi çıkmıştı sesim gözlerimi sonunda boynumdan ayırıp gözlerime çıkarttı
"Bacaklarım yaralı değil bebeğim" derken sağ eliyle eliyle bacağını iki defa vurdu Şaşkın şaşkın Ona bakarken o ise yatağın düğmesine basıp kendini oturup pozisyona getirdi
"Lütfen bebeğim" sesi o kadar çok tatlı çıkmıştı ki kucağına oturmak istiyordum fakat bir sorunumuz vardı
Ben evden koşarak çıktığım için ne üzerimde sütyen ne de altımda iç çamaşırı vardı
Sütyensizlik pek rahatsız etmese de kilotsuzluk gerçekten aşırı derecede rahatsız ediciydi
"Bebeğim" Mirza'nın sesi ile birlikte dalmış olduğunu düşüncelerden Uyanmıştım eliyle tekrardan bacağına vurdu daha fazla onu bekletmenin bir anlamı olmadığını fark ettim
Hem zaten göreceğini görmüştüm hem de evliydik
Yatağın yanına küçük adımlarla geçtim her ne kadar içimdeki utanma duygusunu kenara itmek istesem de sanki halının altına süpürmüşüm de ertesi gün tekrardan ortaya çıkacak gibiydi
Benim küçük ve yavaş hareketlerimi sinirlenmiş olmalı ki elini kolumu uzatıp beni kendine doğru çekiştirdi daha fazla hareket etmesini istemediğim için kucağına dikkatli bir şekilde oturdum
Şu anda dizlerinde oturuyordum onun ise gözleri tekrardan boynuma düşmüştü ellerini kaldırıp boynuma dokundurdu.
Elinin titrediğini farkediyordum sol elini yarasından kaynaklı kaldıramıyordu.
O dikkatle boynuma bakarken ben ise onun özlediğim yüzünü inceliyordum.
Elini dokundurmaktan korkuyor gibiydi ayni zamanda gözleri dolmuştu yutkunurken gözüm adem elmasına kaydı.
"Bebeğim" derken titrek bir nefes almıştı gözlerini boynumdan ayırıp yüzüme çıkarttı.
"Cok acıyor" degil mi derken sağ gözünden bir damla yaş düşmüştü gözüm çenesinde duran göz yaşına takılmıştı onun kalbine aşık olmuştum ben....
Elimi kaldırıp çenesinde ki yaşı sildim ardından elimi yanağına koyup okşadım.
Dolu gözleri ile pür dikkat beni izliyordu kalbim deli gibi atarken söylemek istediğim kelimeleri söyledim.
"Seni seviyorum Mirza...."
Söylediğim kelimelerle içim rahatlamıştı adeta Mirza şaşkın gözlerle bana bakıyordu.
Söylediğim kelimelerden sonra bir şeyler söylemek istiyor fakat söyleyemiyor gibiydi.
Ağzını açıp açıp kapatıyordu, onun bu halleri aşırı tatlı gelmişti gözüme.
Tüm cesaretimi toplayıp diğer elimi de yanağına koydum.
O ise hala şaşkınca bana bakıyordu derin bir nefes alırken kucağında ileriye doğru kayıp dudaklarına doğru eğildim.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
TÖRE KURBANI
Fiksi Remaja"Mirzaaa!!" diye inledim ama o durmadan işine devam etti "ben sana altımda inleyecek günler yakın diyordum hatırladın mı" dedi kafami olumlu anlamada salladım suan ne dediği umrumda bile değildi aklım resmen uçmuştu işaret parmağını içime itince der...
