"Ama sende bu fizik varken bir zor sanki" derken eli ile vicudumu gösteriyordu
"Sen onu tatmin edemezsin bile "
.....
"Ellerinize sağlık yenge" diyen barana sadece kafamı olumlu anlamda sallamakla yetindim.
Şuan salonda oturuyorduk ben ve gül bir koltukta otururken Mirza ve botokslu dudak bir koltukta oturuyorlardı..
Diğerler 3 ü sigara içmek için çıkmışlardı ikisi ise tekli koltuklarda oturuyordu
Botokslu dudağın bana sarfettiği kelimelerin ardından odada kalıp olayı hazmetmeye çalışmıştım.
Daha sonra mirzanin beni bırakıp o kıza döneceği düşüncesi sinirlerimi bozmuştu ve sessiz sessiz aglamaya çalışmıştım.
Pek başarılı olduğum söylenemezdi çünkü genel olarak ağlarken sesli ağlardım ve bu seferki ağlamam çok başkaydı.
Sinirlerim bozulmuştu hatta sırf sesim çıkmasın diye ağzıma yastığı tutup öyle ağlamıştım.
Gözlerim Mirza ile kesişince yüzündeki garip bir ifade ile beni izlediğini farkettim o sırada sigaraya çıkanlar içeriye girmişlerdi.
Mirza benden gözünü ayırmadan konuşmaya başladı "Evet gençler hasta ziyaretinin kısası makbuldür değilmi?" derken gözleri hala bendeydi.
Resmen gelen insanları kovuyordu tamam botokslu dudağa dese neysede...
Hepsi birlikte birden ayağa kalkarken botokslu dudak elini mirzanin bacağına koyup okşadı "ne zaman ihtiyacın olursa arayabilirsin" dedi kısık sesi ile.
Gözlerimi kısıp onlara dikkat kesildim Mirza kızın elini dizlerinden ittirip "karım var zaten artık aklınızın bende kalmasına gerek yok" dedi diğer arkadaşlarına bakarak.
Olduğum yerden yavaş bir şekilde doğruldum tam mirzada doğrulacak olduğu sıra elim ile onu durdurup "otur sen" dedim keskin bir dille sesim ağladığım için tarazlı tarazlı çıkıyordu.
mirzanin arkadaşlarına döndüğümde hepsinin bıyık altından güldüğünü görmüştüm.
"Olmuş lan bu" dedi esmer uzun boylu olan isimlerini tam olarak ezberlememiştim.
"Çık dışarı beni sinir etme mert" dedi mirza dişlerinin arasından, o sırada Mert denen kişi ellerini teslim olmuşcasına kaldırıp "ben kaçar" dedi.
Hepsi onun peşinden tek tek tek çıkarken Mirza kafasını botokslu dudağa çevirdi.
E sende bir git bakışı atıyordu resmen ama gelde anlasın bu kız.
"Cok yorgunum alev dinlenmem gerekiyor artık" dedi bıkkınca
Adının alev olduğunu öğrendiğim kız elini bacaklarına sürterek ayağa kalktı ardından eğilip mirzanin iki yanağını da öptü eğilmesi ile daha fazla açılan göğüsleri ile resmen frikik veriyordu.
"Kendine dikkat et" diyip olduğu yerden doğruldu yavaşça bana dönüp sağ gözünü kırptı.
Yaa anlamıyorum bu kızın bizimle derdi neydi.
Anlamıyor muydu bizim evli olduğumuzu.
Yanımdan ayaklarındaki topuklu ile tak tak geçip gitmişti yaklaşık 10 saniye sonra kapının kapanma sesini duydum.
"Adel" dedi mirza sert sesi ile "sen gül'ü mü kıskandın?" dedi bunları söylerken tek kaşı havaya kalkmıştı.
Sadece gül olsaydı keşke
ŞİMDİ OKUDUĞUN
TÖRE KURBANI
Novela Juvenil"Mirzaaa!!" diye inledim ama o durmadan işine devam etti "ben sana altımda inleyecek günler yakın diyordum hatırladın mı" dedi kafami olumlu anlamada salladım suan ne dediği umrumda bile değildi aklım resmen uçmuştu işaret parmağını içime itince der...
