"5 dakika sonra müzik çalacak yenge o zaman gelirsiniz abim zaten dışarıda" diyip kapıyı kapattı Ayşe
Ayşe Mirza'nın kardeşiydi iki gündür Mirza benimle konuşmuyor du odaya sadece yatmaya gelmişti Tabii bu benim işime gelmişti Bu iki gün içerisinde Mirza'nın kardeşi Ayşe ile tanışmıştım benden 1 yaş büyük yani 19 yaşındaydı oda İstanbul'da sınıf öğretmenliği okuyordu ve bana okumam için Yardımcı olacağını söyledi
Şimdi ise aynanın karşısına kendime bakıyordum aslında tam da hayallerimdeki gibi bir gelinlik giymiştim gelinlikçiye gittiğimiz gün ben sade bir gelinlik alacaktım ama bay öküz yanıma gelip adamakıllı bir gelinlik alacaksın dediğinde inatlık yapıp onu sinirlendirecek bir gelinlik almıştım.
Gelinliğin sırt kısmı da açıktı sırtımda sadece çapraz bir bağ vardı hazırlık boyunca annem ve Ablanlar hep yanımdaydı Ayşe'den 5 dakika önce onlar çıkmıştı Şimdi ise bay öküzün odaya girmesini bekliyordum en büyük korkum gece benden bir şey istemeseydi
Odanın kapısı açıldığı an içeri kim girdi diye baktım Mirza adımını içeri atar atmaz olduğu yerde duraksadı Ben de o Nasıl olmuş diye onu incelemeye başladım üzerinde siyah bir Smokin giymişti Ve Doğruyu söylemek gerekirse cidden onu çok iyi kaldırmıştı aslında çok yakışıklı biriydi Fakat yaptığı hareketler beni kendinden soğutuyor du
Uzunca bir süre beni gülümseyerek inceledi sonra yavaşça kaşları çatıldı sert adımlarla yanıma ilerleyip "bu ne kızım sana adam gibi şeyler giy demedim mi" diye adeta kükredi ellerini saçlarına daldırıp odada volta atmaya başladı
Yanıma gelip birden arkama geçti "Hassiktir Kızım bu ne cidden, Senden istediğim tek şey adam akıllı bir gelinlik alman dı" dedi sinirle elini çıplak omzuma getirip elinin tersini sürttü bir adım öne attım "başka bir gelinlik giyeceksin" dedi fısıltı gibi çıkan sesi ile
Yavaşça ona döndüm gözleri sürekli dekoltemdeydi birden giriş müziği çalınca irkildim mirza ise sinirle bana bakti "sikeyim böyle işi" derken beni kendine çekip koluna girmemi sağladı birlikte gelin odasından çıktık
"Neden böyle bir gelinlik seçtin adel" dedi sakin bir sesle birden nasıl sakinledi acaba diye yüzüne baktım o ise yürüdüğümüz yola odaklanmış tam karşıya bakıyordu "çünkü beni sinirlendirmek için değilmi" dedi dişlerinin arasından bende diyorum ki nasıl sakinleşti sakinlesmemiski
"Suan sakin kalıyorsam dua et etraftaki insanlar yüzünden ama akşam bu kadar sakin kalmam haberin olsun" dedi söylediği kelimelerle bir an duracak gibi oldum ama kolumu cekistirdigi için yürümeye devam ettik gozlerim dolmuştu
Birlikte masanın yanına gelip etrafa baktim tam karşı masamıza mirza ve benim ailem oturuyordu hafif tebessüm edip mirzanin çekmiş oldugu sandalyeye oturdum derin bir nefes alıp etrafa baktim cidden çok kalabalıktı bizim orda yapılan düğünler bu kadar kalabalık olmazdı
Aklım hala mirzanın son dediklerindeydi korku dolu gözlerle etrafı inceliyordum babam kafasını yerden kaldirmiyordu biliyordum kendini suçlu hissediyordu ama nerden bilebilirdiki havanın kötü gideceğini ve kumu cikartamayacagini etrafı inceliyordu ama tek farkımız o bana biri bakıyormu diye bakıyordu masada bizden farklı 1 erkek ve 1 kadın vardı zannedersem şehitlerimiz olacaktı.
Ama benim sahitim Meltem olacaktı biz hep konuşurduk evlendiğimizde şahitliğimizi karşılıklı olaraktan yapacaktık gözlerim artık akma raddesine gelmişti birden çenemde bir el hissedince irkilerek mirzaya döndüm elindeki pecete ile goz makyajımı bozmadan yavaşça gözümü sildi uzanıp anlimdan öpüp önüne döndü masadaki diğer erkek ile konuşmaya başladı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
TÖRE KURBANI
Novela Juvenil"Mirzaaa!!" diye inledim ama o durmadan işine devam etti "ben sana altımda inleyecek günler yakın diyordum hatırladın mı" dedi kafami olumlu anlamada salladım suan ne dediği umrumda bile değildi aklım resmen uçmuştu işaret parmağını içime itince der...
