Hürkan'ın ağzından
Hayatımın en güzel dönemiydi bu son birkaç ay. Emre hayatıma girdiğinden beri her şey tamamiyle değişti benim için. Hayatın anlamı, hayata bakışım, günlük rutinim, yaşantım, alışkanlıklarım ve önceliklerimin hepsi onunla değişti. Aşk böyle bir şeymiş meğer, ama doğru kişiyle diyor insan bunu. Şu zamana kadar çıktığım hiç kimse bana bunu söyletmedi. Evet, Emre'nin doğru kişi olduğunu biliyorum. O bambaşka biri gerçekten... Tatmam dediğim her şeyi onunla tattım, sevmem dediğim her şeyi onunla sevdim ve yapmam dediğim her şeyi onunla yaptım. Şimdi ise dağın tepesinde kayak takımıyla korkuyla aşağı bakıyorum.
Kaan'ın 'Süper bir fikrim var.' diyerek söylemeden bizi buraya getirmesiyle hepimiz kendimizi kayak takımı içinde bulduk. Ben hariç herkesin keyfi yerindeydi. Herkes tek tek kaymaya başlarken ben hayretle onları izliyorum sadece. Ali de artık ikna edemeyeceğini anlayınca Umut'la oturup kızakla kaydılar.
''Sevgilim bak herkes kaydı gitti bir şey olmadı. Korkma ben seni tutacağım.''
''Emre ölmek istemiyorum, daha çok gencim ben.''
deyince güldü.
''Bana güven, yanından yanından kayacağım. Emin ol çözünce çok keyif alacaksın. Sen sadece dediklerimi unutma zaten öğrendin hemen bence.''
Nefes verip elimdeki batonları kavradım.
''Emre.''
''Efendim sevgilim?''
''Seni çok seviyorum sakın bunu unutma.'' deyip kaymaya başladım. Yumuşak ama soğuk hava yüzümü ısırırken ben hızla aşağı kayıyordum. İnsanların yanından hızla geçerken kontrolümü çoktan kaybettim. Emre'nin anlattığı her şey yok oldu beynimden.
''EMREEE!'' diye tüm kayak merkezini inletiyordum bir yandan. Ya insanlara çarpmaktan kıl payı kurtuluyordum ya da beni görüp hemen kenara geçiyorlardı. Asla duramayacağımı anlayınca bir şeylerin ters gideceğini anladım. Sanki bir an tüm hayatım şerit gibi gözlerimin önünden geçti. Bir anda benim önüme geçip duran Emre'yle göz göze geldik. Hızla ona çarpmamla biraz yuvarlanıp en sonunda durmuştuk. Hızla doğrulup kaskımı çıkartıp yüzümü ellerinin arasına aldı.
''Hürkan! İyi misin?!'' diyerek endişeyle bakıyordu. Yüzümdeki karları siliyordu hızlıca.
''Ölmedim... Ölmedim.'' diyerek gülmeye başladım. Benim iyi olduğumu anlayıp rahat nefes verdi.
''Tüm hayatım şerit gibi gözümün önünden geçti, öleceğime o kadar emindim ki.''
''Ne ölmesi aptal, seni tutacağımı söylemiştim.'' deyip sımsıkı sarıldı.
''Ben de seni çok seviyorum sakın bunu unutma.'' deyince gülümseyip sarıldım.
Bizimkilerin endişeyle bata çıka gelişini görünce gülmeye başladım.
''Hürkan iyi misin? Bir şey oldu mu?'' diye soru yağmuruna tutmaya başladılar hep bir ağızdan.
''İYİYİM... İyiyim, merak etmeyin. Kontrol edemedim ama Emre müdahale etti zaten.''
''ALTIMA SIÇTIM KORKUDAN.''
''Abi cidden kalbim şu an güm güm atıyor, o neydi öyle ya.''
''Ben de kayarken altıma sıçtım ama kurtarıldım.''
''Emre bey yine kahramanlığınızı konuşturuyorsunuz.'' dedi Kaan kıs kıs gülerek.
''Sen olsan yapmazdım bu kahramanlığı Kaan, buna emin olabilirsin. Kendi götünü kendin kurtar kardeşim çünkü yakında fena dalacağım sana.''
ŞİMDİ OKUDUĞUN
𝘊𝘢𝘯'𝘵 𝘵𝘢𝘬𝘦 𝘮𝘺 𝘦𝘺𝘦𝘴 𝘰𝘧𝘧 𝘺𝘰𝘶 || 𝘔𝘦𝘯𝘨𝘰𝘭𝘢
Teen Fiction'Sen beyazsın, ben ise griydim tekrar siyah oldum. İstemedim beyaza siyah damlasın, istemedim beyaz kirlensin...' ⚠️Bu hikaye İRONİ amaçlıdır! ⚠️ Saçma sapan düşüncelerinizi lütfen kendinize saklayın ve hoşnut değilseniz hikayeden çıkın. Tw/küfür...
