Bölüm 10

760 45 101
                                        

Emre'nin ağzından

Sevgili miydik? Hayır.

Fuckbuddy miydik? Ona cinsel anlamda çekim duymaktan ziyade daha çok masum ve güzel hislerdi sanki içimdekiler.

O zaman aşığım? Emin değilim işte.

''Sana diyorum gerizekalı herif.'' diyerek kafama yediğim yastıkla kendime geldim. Yine babam ve sevgi anlayışıyla karşı karşıyayım.

''Yine aklın nerede senin?''

''Hiç, öyle dalmışım.''

''Hiç tabi. Ne boka yarıyorsun ki zaten.'' diye söylenirken nefes verdim sabırla.

''Ben bugün arkadaşlarımla yılbaşını kutlamaya gideceğim.'' deyip kalktım ve yastığı onun yanına bıraktım.

''Hiç bir yere gitmiyorsun Emre!''

''Ben de seni seviyorum baba.'' deyip salondan çıkmak için yöneldim ki,

''Siktir git ve gelme katil.'' demesiyle durdum.

''Annenin doğum günü yaklaşmışken senin götünü gezdirmen de tam senin hareketin. Öldürdün onu, şimdi de keyfine bakıyorsun. Senden iğreniyorum.''

''Sen ciddi misin baba!?'' diyerek ona döndüm.

''Annem hayattayken olan babam olamaz misin tekrardan? Ben daha çocuktum anlasana! Her gece gök gürültüsünden korkuyorum diye yanımda yatan sendin! Korkup tepki verince kontrolünü kaybetmesinde evet biraz benim payım olsa da ÇO-CUK-TUM! Çok mu mutluyum ben sence!? İçimde fırtınalar kopuyor, cebelleşiyorum kendimle. Kimse bilmiyor neler yaşadığımı. Karşıma geçip sonra hiçbir şey umrumda değilmiş gibi bana laf söyleyemezsin.'' deyip daha fazla bağırışlarını dinlemeden evden çıktım.

Her sözünü, bağırışını kaldırdım bu zamana kadar ama 'katil' demesini asla kaldıramam.

Kutlama yapacağımız yerin konumuna varınca arabayı park edip içeri girdim. Kafasında parti şapkasıyla ordan oraya gülerek koşuşturan Hürkan'ı görünce tüm dertlerim hiç olmamış gibi uçup gitti. Ben bu çocuksuz ne yaparım hiç bilmiyorum. Yanına gidip gizlice belini okşayıp ona gülümsedim. Beni görünce hemen gülümseyip,

''Hoşgeldiniz Emre bey.'' dedi.

''Hoşbuldum Hürkan beyciğim.''

Elindeki püsküllü süsü boynuma dolayıp,

''Biraz geciktin, bir sorun mu var? Sanki modun düşük gibi?''

''Sorun yok ya, babamla biraz tartıştık. Her zamanki şeyler işte.'' deyince elimi tutup okşadı.

''O zaman bugün her şeyi unutup çılgınlar gibi eğleneceğiz!!''

Tam o sırada Hürkan'ın omzuna bir kolun atılmasıyla konuşmamız bölündü. Kim lan bu kıvırcık?

''Bu kim Hürkancım?'' dedi ters bir şekilde. Evet, şimdi sinirlenmeye başlıyorum.

''Hürkancım?''

''Ömer bahsettim ya sana Emre di-''

''Demek Emre sensin.'' dedi alaycı bir şekilde gülümseyerek. Kendimi kontrol etmem gerek yoksa elimden bir kaza çıkacak.

''Evet, Emre benim. Hürkan benden bahsetmiş sanırsam. Senin hakkında hiçbir şey söylemedi.''

''Emre, Ömer bu kafenin sahibi. Burada kutlamak için ondan izin aldık.''

''Senin için sadece bu kafenin sahibi miyim? Kırıldım.'' Hürkan Ömer'in koluna sertçe vurdu.

''Ömer ne yaptığını sanıyorsun, biz böyle mi konuşmuştuk?''

𝘊𝘢𝘯'𝘵 𝘵𝘢𝘬𝘦 𝘮𝘺 𝘦𝘺𝘦𝘴 𝘰𝘧𝘧 𝘺𝘰𝘶 || 𝘔𝘦𝘯𝘨𝘰𝘭𝘢Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin