Zamana soruldu niyazından
Kibritten alev aldı koskoca bağım
Dikildi Hayvan postuna derim
Sen konuş yeter ki
Sustuğun an erir kemiklerim
Şakıdı dillerinin entarisinden gül dökümü
Bu son gamın kederin hiç mi görünmez yüzü
Ay tak ki yıldızı peşine
Ayrılsın kerpiç evinde hasret güdümü
Paçasında kekik kokusu yuva yapmış
Dağ sırtında otlar
Bakma yüzüme o denli
Ah etme de ki bu nasıl ahmış
Aradan çokça hasret esmiş
Unutmak neme lazım
Gelince aklıma düşündüm de
Hatrın yıllarımı devirmiş
Uzak dur beyim
Ellerden olursun el misali
Bu evin arka sokağı
Senin bildiğin yangın yeri
Üstüne yerleştiğim yer karınca sırtı
Burası hem benim hem senin iyiliğin şimdilerde
Hatrın hatrımda bir sohbetse
Burada da gönül olur dile gelir mazinin anısı
