Kıt kannat mutluluğun sallanan beşiği
Bi anne göğsünden koparıyor fedakarca bağı
Süt dökülüyor kesilmeksizin süt
Bağrına basıyor yaşam o vakit el kadar bebeği
Meşalem olsa anne olurdum o yolda
Yürümek o zaman isteksizce olurdu
Bıçkın bıçak sırtında hellalliğin
Kesilirdi korkulu korkuluklardan ümitsiz halin
Günler bi avuç kadar oldu
Dünya meselene dağlar ufacık
Güldürme şu faninin bucağında
Gireceğin kutu kadar bir yer daracık
Lüle lüle ayrılsaydı betin benzin soluk
Acır mıydı haline geçen yolcu durup
Bitmedi kalbinden sıyrılmış suizanın
Bir anne kadar olamadı cılız bahtiyarlığın
Sevdalık yazlıklardan dikizlendin sen sevda
Alaca boşluğun elinde soldu hüznün kalınca
Bu geceler bitmek bilmez alemlerden döküldü
Şelale oldu göz pınarların gözünden kucağa
