Geçen yıl mıydı
Yada evvelsi yıllar
Onca anıyı terazinin kefesinden karşı kaldırımın kiraz bahçesine attığın
Ele güne ibretlik dersin
Hangi yüzyıldı saymadım
Zamanım kaldı mı bilmiyorum
Son günlerimizin son anlarının yıl dönümü
Ne akşam duracak saatim
Ne akşam akrebinden sokacak ölümü
Önüne taş koyup kestiğim o yollar
Onlar ellerimle yaptığım son yokuşlar
Hani sayılı gün geçerdi ya
Sana bana kalır mı yerinde durmayan dünya
Ayrılık uğrar ziline çat kapıya
Kendi misafir sen ev sahibisindir sol yanına
Herşey telaşın olduğu yerlerden duruldu
Takılıpta düştüğüm taşlar var ya
Yaşamım o gün son buldu
