Uzletime kara kanatlarından devasa uçurumlar açtın
Sağır kesik dokunma desem gölgenle zemheri yanaştın
Kendi haline bırakılmış terk edilmiş hallere şaştın bakakaldın
Adıma yaratılmış dünyalarıma beden olmaktan geri durmadı ziynetin
Arala rica perdemden uhde ilanlarını
Gönlünü hoş bilsin uzanan zeytin dallarını
Ay parçasından şilep aktı amber dillerine
Çekildi yosunlar sulardan bir bir sinelere
Ah yoksul yosunlar
Ne yeşiliniz yeşile çaldı
Nede geçti geçiyor ömrünüz tenha yerlerde
Yemin içtim dayayıp ağzımı tövbelerden geçip
Omzuna tablo boyandı esti seher yelinden sabahın loşuna
Gözlerim derin dalıyor boşluğa
Kurtuldum uzletin marifetinden mütevellit
Kaçıyorum koşuyorum soluk soluğa
Leziz ak pak yunmuş yıkanmış beyaza soyundu köz karası günah keçileri
Yırtıldı uzaklaştıkça kabz hallerinin inada takılmış telleri
Gözlerim derin dalıyor boşluğa
Koşuyorum kaçıyorum günahın koynundan uzletin semtine soluk soluğa
