Her zamanki kara tren yolcu taşıyor
Neme lazım kuşluk vaktinde
İstemem dillen hoşluğu misafir gibi
Gelme beni arayacaksan el dilinde
Denmiyor boğazımda kurşun oldu yumruk kadar
Geri durur sinenden geri gölgem
Düşmüyor dizine o günden beri işittim ki
Vedanın sofrasında gören olmuş lokma sayarken seni
Gamsız zannetme ağrılıdır başın
Konuş örteyim üstünü ne dersen inanayım
Kim ne diyecek
Suç bulsam gözünün üstündeki kaşını
Gören olmuş vefasızlığın yüzüne baktığını
Yol uzun yol sapa yol çetrefilli derken
Bu deveyi gütmenin vakti miydi
İki kapı arasında kader dokunurken
Ecdadında yoksa senin gibi miydi
