because you don't sleep

1.2K 147 30
                                        

________________

Gölgelerin dansında gerçek ortaya çıkacak,
Esrarengiz gizemler, üstü açık bir edebi şölen.
Boyun eğmeyen kalplerle, geceye meydan okuyacak,
Muammayı kucaklamakla,
ay ışığının tadını çıkaracaklar.
_

_______________


Sunoo

Arkamdan gelen adım sesleriyle hızlanmış, fazla ses çıkarmamaya özen göstererek uzaklaşmaya çalışıyordum. Yakalanma korkusu vücudumu sarsada belli etmeyerek ustaca kaçmaya özen gösteriyordum. Sapdığım bu ormanlık yolda nereye gittiğimi bilmeden hızlı adımlarla irerliyordum. Ensemde hissettiğim nefesle olduğum yerde durdum.

"Kendini fazla yüceltiyorsun, William" tanıdık gelen ses bana ait olmayan isimle konuşmuş, soğuk metal parçasını tenime temas ettirmişti.

"Böyle basit numaralarla beni kandıra bileceğini mi sanıyorsun? Fazla acemi haraket bunlar." dedim gri ses tonuyla.
Boğazıma direnen metal tek lafımla havaya yükselmiş arkamda duran kişinin acı verici iniltileri duyulmaya başlamıştı.

Yüzünü seçemediğim bu adam uyarıcı ses tonuyla konuşmaya başladı.
"Beni etkisiz hale getirebilirsin ama unutma asla kaderin sana oynadığı oyundan kaçamayacaksın. Derinliklerinde yatan o yaratık senin gerçekliğin. Zamanı geldiğin de tüm benliğiyle kararını vermen gerektiğinde.." devamını söylemeden etrafımı saran duman başımın dönmesine,nefes almamı zorlaştırmaya başladı. Belirsizce attığım adımlarım dizlerimin üstüne düşmemle sonuçlandı.

Görüş alanıma giren simsiyah kurt figürü tam önümde durmuş etrafımı ne zaman sardığını bilmediğim saldırmaya hazır olan insanlara karşı siper olmuştu.

"Sunoo! Sunoo! Kim Sunoo! İyi misin?" Bedenimin sarsılmasıyla yataktan aniden kalkmış, olayları kavramaya çalışıyordum. Karşımda duran Riki hala iyi olup olmadığımı soruyordu. Az önce yaşanan şeylerin gerçek olmadığının farkına vardım. Çocukluktan beri ara ara gördüğüm bu sahne bozuk plak gibi yine tekrarlanmıştı. Kim olduğunu bilmediğim bu adam, benden ne istiyordu bilmiyordum. 'derinlerin de yatan o yaratık senin gerçekliğin' derken neyi kastettiği çözülmemiş bilmece gibi hayatımda yer alıyorken her zaman tamamlamadığı lafları ve bana ait olmayan isimle seslenmesi delirmeme sebep oluyordu.

"Sunoo, beni endişelendiriyorsun. Bir şeyler söyle."

"İyiyim." Düşüncelerimden ayrılmış karşımda diz çökmüş Riki'ye bakmıştım. Pencereden düşen ayın ışığı beyaz yüzunu daha da parlatırken gözlerinde ki endişe fazlasıyla belli oluyordu.

"Uyumuyormuydun?" dedim, üzerinde hala sabah giydiği kiyafetleri vardı.

"Uyku tutmadı." soğuk elleri sıcak elimi kavramıştı.

"Günlerdir aynı bahaneyi söylüyorsun Riki." Söylediğime dudağının kenarını kaldırarak gülümsemiş, ayağa kalkarak yatağın yanında ki açık penecerenin kenarına yaslanarak konuşmaya başladı.

"Çünkü günlerdir uyuyamıyorsun."

Söylediği cümle duraksamama neden olsada. "Beni mi gözetliyorsun?" Alay eder gibi konuşdum, lakin bu sorunun cevabını merak ediyordum. Uyandığım günden üç gün geçmesine rağmen her gece uykumdan uyandığımda Riki'yle karşılaşıyordum. Bazen mutfağa su almaya giderken aynı anda odadan çıkmış, bazen bahçede karşılaşmıştık. Şimdi de baş ucumda durmuştu.

bite me | sunkiHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin