i don't regret

1.3K 161 55
                                        

______________

Dallar gibi gölgeler esrarengiz bir havayla karışıyor,
Karanlığın tuzağını açarken derin sırları perdele.

_____________

Jake

"Salak!" bir tokat "Hepsi senin salaklığın yüzünden!" biri daha "Kendini ne sanıyorsun?! İyilik perisi mi!?" ve biri daha.

Yaptıkları karşısında ağzımı bıçak açmıyordu. Konuşmama gerek yoktu. Konuşursam bile asla dinlenilmeyeceğimi daha üç yaşındayken öğrenmiştim.

Ahh kimi kandırıyorum?! Bağırmak, öfkemi kusmak, ağlamak ve tüm ortalığı dağıtmak istiyordum.

"Oğlum olduğun gün seni öldürmeliydim, tam bir hayal kırıklığısın"

Yıllardır duyduğum bu cümle artık ben de bir etki bırakmıyordu. Her seferinde yaptığım 'yanlışlar' için bu lafı işitmiştim.
Şu koca sarayın için de mutlu olduğum tek bir anı bile yoktu.

"Sana söylüyorum! Nereye gitti?!" yakalarımdan tutarak sarsıyor şiddetle bir cevap bekliyordu. Gerçekten onun mu çocuğuydum? Karşımda ki bu manzara bunu bana yine sorgulatmıştı.
Cevap vermemeye ant içmiştim. Ölsem bile asla konuşmayacaktım. Asla Sunoo'yu satmazdım hele ki kaçmasını kendim istemişken asla.

"Cevap vermeycek misin. Öyle olsun. Zindanlara götürün! Yemek su hiç bir şey de ver meyin!"

Hiç şaşırmadım, bunun olacağı ön görülürdü. En azından orada kafam sakin olurdu değil mi? İtiraz etmeden iki taraftan da kollarıma giren korumalara uymuş yavaş yavaş addımlıyordum. Odadan çıkarken kapının önünde annemin ağlamaktan kızaran gözlerini görmem bir anlık pişman olmamı sağladı,üzgünüm anne seni de hayal kırıklığına uğrattım.

"Abi, nereye gidiyorsun?" küçük kız kardeşim ellerini bacaklarıma sarmış üzgün ses tonuyla konuşmuştu. Ellerimi kurtarıp kucağıma aldığım an kafasını boynuma gömdü.

"Bir yere gittiğim yok YeJi, ben her zaman seninleyim." sesim bir buçuk saatir hiç konuşmadığım için kısık çıkmıştı.

"Sunoo oppayla da dans edecektik o da yok."

"Onun acil bir işi çıktı tatlım. Söz veriyorum ikimizde seninle dans edecez."

Kafasıyla beni onaylıyıp küçük bir öpücük kondurdu. Sarı saçlarını güzelce okşamış ve yanağından öpmüştüm.Mutlu olma sebeplerimden biri de YeJi'di. Annemin kucağımdan almasıyla o da alınmıştı benden.

Son kez etrafa baktığımda. Düğün için gelen akrabalarımızın fısıltıyla bana bakarak konuşması trajikomik gelmişti. Dışarı da ki kalabalığın sesi bile buraya geliyordu. Babamın Sunoo'nun kaçmasına izin verdiğim için değil, daha çok tüm Elorida krallığına rezil ettiğim için kızgın olduğunu biliyordum. Kendisi her zaman 'adını lekelememeye' çalışırdı ki, bu gün onu yerle bir etmiştim.

Zindanın soğuk ve rutubetli havası ciğerlerime dolduğunda öksürmemek için kendimi zorla durdurum. Karanlık içimi ürpertse de belli etmemeye çalışıyordum. Küçük bir ışığın yere vurmasıyla hava da uçuşan tozlar, yerde rutubetten yaranan yeşillikler ve örümcek ağları ile dolu olan odanın kapısının önünde durmuştum.

Bu sarayın tüm çalışanlarıyla aramda güzel bir bağ vardı. Çocukluktan beri her zaman odamdan kaçar onlara konuşur, oyun oynar bazen sessizce dururdum. Kraliyyet ailesinden olduğum için değil de kendim olduğum için bana değer verdiklerini biliyordum. O yüzden şimdi bana oldukça nazik davranmaya çalışarak buraya kadar getirmiş içeri girmemi bekliyorlardı.

Can güvenliğim için korkmuyordum çünkü beni asla öldüremezdi. Zaten bunu gayet iyi bildiğim için Sunoo'nun kaçmasını sağlamıştım. Başından beri babamın planı dayımın ölümünü beklemek ve tahta çıkmamı sağlamaktı ki, bu yolda önünü kesen Sunoo olmuştu.

Sunoo reşit olduğu gün "dayımın vasiyyeti" adıyla bizi evlendirmek ve beni bir "Kim" yapmaktı. Katil olacak kadar gözünün döndüğünü ise bu gün anlaya bilmiştim. Bunların bir plan olduğunu anlamamak salaklık olurdu. Sunoo'nun bunun farkında olduğunu da biliyordum. O çok zekiydi. Her zaman aptal rölunü iyi oynardı. Asla onun gibi olmadığım için küçükken hep kendime kızmıştım. Ne kadarda acizce değil mi..

Hava kararmaya yüz tutmuşken, burada eli kolu bağlı oturmak sinirlerimi bozmuyor değildi. Yakalana bilir ihtimalinin yüksek olduğunu düşünmüyordum çünkü o bir cadıydı kendini koruya bilecek güçlere sahipti. Tek yapması gereken sınırları geçmekti.

Küçükken Sunoo güçlerini düzgün kontrol edemediği için bir başka büyücüler tarafından sınırlar koyulmuştu ancak ben ve o hep gizlice kaçar,büyülerle kendimize eğlenceli aktiviteler yapardık. Yine bir gün kaçtığımızda fark edilmiş çok büyük bir şekil de cezalandırılmıştık. O günü unutmam asla imkansızdı. Ne de olsa hayatım o kişinin sayesinde değişmişti.

_____________

Nasılsınız şekerler??

Bu bölümü Jake'i az da olsa tanımanız için yazdım.

Lütfen beğendiyseniz yorum yapmayı unutmayın<3

Eklemem gereken en önemli detaylardan biri de ana dilimin Türkçe olmadığı
Yaptığım yazım yanlışları varsa lütfen söyleyin gelişmeme yardımcı olursunuz

bite me | sunkiHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin